https://youtu.be/2oQWWRTnhco PLATONYA/ Dökülür Canımın Yaprakları Kasım yağmurları yağıyordu kente. Gecenin en karanlık ve sabahın en yakın olduğu saatlerde, gizli cebinden çıkardı düşlerini. Üşüyordu… Titrek bir mum alevi gibiydi cadde ışıkları. Gecenin şehri uyuttuğu, sessiz efsun saatlerinde açılırdı düş dünyasının kapıları. “Yaz beni!” derdi hikayeler. “Çiz beni” derdi, şiirden resimler. En yaşanılmamış halleriyle, sanki daha bir mutluydu özlemler. Vuslata uzaktı bu yüzden.

Bu konu 172 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
PLATONYA... Dökülür Canımın Yaprakları 172 Reviews

    Konuyu değerlendir: PLATONYA... Dökülür Canımın Yaprakları

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 172 kez incelendi.

  1. #1
    YusufBozan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    09.03.2010
    Mesajlar
    38
    Konular
    30
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    6
    Tecrübe Puanı
    0
    @YusufBozan

    Standart PLATONYA... Dökülür Canımın Yaprakları





    PLATONYA/ Dökülür Canımın Yaprakları

    Kasım yağmurları yağıyordu kente. Gecenin en karanlık ve sabahın en yakın olduğu saatlerde, gizli cebinden çıkardı düşlerini. Üşüyordu… Titrek bir mum alevi gibiydi cadde ışıkları. Gecenin şehri uyuttuğu, sessiz efsun saatlerinde açılırdı düş dünyasının kapıları. “Yaz beni!” derdi hikayeler. “Çiz beni” derdi, şiirden resimler. En yaşanılmamış halleriyle, sanki daha bir mutluydu özlemler. Vuslata uzaktı bu yüzden. İliklerine yerleşen o derin sızı, çoğaldıkça mutlu ediyordu onu. Suskuya amâde olsa da düşünceleri, yine de içinden istemsiz bir haykırış duyulurdu.
    “Kaldırın üzerimden soğuk karanlıkları, dökülür bir bir canımın yaprakları.” diyerek, yükselirdi içinin sessiz çığlığı. Hisler denizinde rotasız bir yolcuydu. Umurunda değildi deniz aşırı ülkeler. Tek sığınağıydı düş dünyası. Yorgundu, ıslak ellerini iç cebine uzattı ve bir düşün daha resmini çizmek için kaleme sarıldı. Kalbinden parmaklarına akan, canının dökülen yapraklarıydı.

    “Kaç?” yıl geçti böyle suskuyla
    Ve göğsümde büyüyen tuhaf coşkuyla.
    Ellerim bende değil;
    Dokunamıyorum, tutunamıyorum.
    Ayaklarım ayrılmış bedenimden,
    Adımlarım yok, koşamıyorum.
    Vadilerim bataklık,
    Sonsuz bir boşluk bakışlarım.

    Hisler duvarı dört yanım,
    Dört yanım puslu yalnızlık.
    Duyarım uzaklardan keman seslerini,
    Hüzün kovan kuşlarının.
    Pervane böceğiyim.
    Zerre kadar ışığı yeterdi oysa,
    Açılırdı kanatlarım.

    Bir gece düşüydü hatırladığım.
    Deniz vardı;
    Kumsalda ayak izleri vardı, yokladığım.
    “Acaba?” dedim. “Acaba?”
    Neyse…

    “Acaba?” O muydu yanaklarımı okşayan, ılık ılık.
    O meltem esintisi miydi, adını koyamadığım?
    Zaman sarkacından damlayan saniyeler gibiydi,
    Kumsalda gözyaşlarım.
    Bir gece düşüydü hatırladığım.
    Deniz vardı,
    Yıldızlar ve yakamozlardı arkadaşlığım.
    Ufukta bir çizgiydi ulaşamadığım.
    “O” yolculuğu uzun;
    Mavi yelkenlide bir kadındı,
    Rıhtımda el salladığım.

    Gece düşüydü,
    Uyandım.
    Hasret ekinlerinde,
    Hüzün çiçekleriydi topladığım.
    Kaldırın üzerimden soğuk karanlıkları,
    Kaldırın!
    Mağlubum gri sağanaklarına bulutların.
    Köklerim ayazda,
    Sararmış her bir yanım.
    Dökülür canımdan bir bir yapraklarım
    Ve üşür güneşimin yanakları,
    Dinmez içimde kar yangınlarım…

    NesirŞiir231109Sınırkent
    DuyguluDuygusuz/TekilDünyalı

    Yusuf Bozan


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: PLATONYA... Dökülür Canımın Yaprakları

          Kategori: Türkce Şiirler

          Konuyu Baslatan: YusufBozan

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 172

    Azeribalasi (17.11.2022),Turkuaz&Tr. (16.11.2022) Beğenenler
    Bilinen bir çok doğrunun yalan olduğu şu zamanda, en büyük çoğulluğumdur Tekil Dünyalılığım. Yusuf BOZAN

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş