Kullanıcı Tag Listesi

Risale-i Nur ileilgili bir yazı okurken, dikkatimi çeken bir bölümü sizlerle paylaşmak ve bukonuyu sizlerin düşüncenize sunmak istiyorum. Bukitaplardan ve içindeki bilgilerden bahsedip açıklama yapan bir kardeşimizin,çok dikkat çekici ve düşündürücü, şu sözlerini, sizlere nakletmek istiyorumönce. (Hermeseleye hakikat noktasında bakar. Her hadisenin hakikatini bizlere ders verir.Bu açıdan Risâle-i Nur un bir benzeri yoktur.) Dikkatçekici olduğu kadar, düşündürücü. Sizler bu sözleri ve

Bu konu 576 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
Risale-i Nur Öğretisinden Bir Bölüm Ve Düşündürdükleri 576 Reviews

    Konuyu değerlendir: Risale-i Nur Öğretisinden Bir Bölüm Ve Düşündürdükleri

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 576 kez incelendi.

  1. #1
    halukgta - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.08.12
    Yaş
    62
    Mesajlar
    148
    Konular
    141
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    0
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    395
    @halukgta

    Standart Risale-i Nur Öğretisinden Bir Bölüm Ve Düşündürdükleri


    Risale-i Nur ileilgili bir yazı okurken, dikkatimi çeken bir bölümü sizlerle paylaşmak ve bukonuyu sizlerin düşüncenize sunmak istiyorum.

    Bukitaplardan ve içindeki bilgilerden bahsedip açıklama yapan bir kardeşimizin,çok dikkat çekici ve düşündürücü, şu sözlerini, sizlere nakletmek istiyorumönce.

    (Hermeseleye hakikat noktasında bakar. Her hadisenin hakikatini bizlere ders verir.Bu açıdan Risâle-i Nur un bir benzeri yoktur.)

    Dikkatçekici olduğu kadar, düşündürücü. Sizler bu sözleri ve bu güçteki bir rehberinolduğunu, bir yerden hatırlıyorsunuz biliyorum. Allah bizlere gönderdiği Kur aniçin, bu özelliklerden bahseder ve eşi benzeri yoktur diyerek, hadi birbenzerini getirsinler bakalım, diye de bizleri uyarıyordu ayetinde, hatırladınızdeğil mi?

    Ayrıcayüzlerce yıldır gelip geçen, onca âlimlerin yazdığı eserleri düşünün istersenizbir de. Bizler hiç birisine, yukarıdaki payeyi, onuru vermedik. Çünkü beşerdir,her zaman şaşabilir diyerek, temkinli yaklaştık. Doğrulukları konusunda, Kur andan referans, yardım aldık.

    Demek kibazı din kardeşlerimiz, tıpkı Kur an gibi eşi benzeri olmayan kitaplar olduğunada inanıyorlar. Tabi bu herkesin kendi seçimidir, kimse buna müdahale edemez.Çünkü her beşer, kendi imtihanından sorumlu tutulacaktır.

    YazıdaRisale-i Nurdan bir bölüm verilmiş. Yukarıdaki sözlerden yola çıkarsak, bukitapların her hadisenin hakikatin den ders alınır dediğine göre, bakalım örnekverilen konudan bizler nasıl bir ders alacağız, hep birlikte bu örnek üzerinde,Kur an ı rehber alarak, onun ışığında düşünelim. Bakın verilen bölümde neleryazıyor.

    (Said-iNursî Hazretleri önce lise mektebinde okuyan talebelerin durumunu nazara verir.

    Bir zaman,Eskişehir hapishanesinin penceresinde bir cumhuriyet bayramında oturmuştum.Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri banagöründü. Ve gördüm ki: O elli-altmış kızlardan ve talebelerden kırk-ellisikabirde toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş-seksen yaşındaçirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediğinazarlardan nefret görüyorlar. Katî müşahede ettim. Onların o acınacakhallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler.Geldiler, sordular. Ben dedim: Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz.
    Evet,gördüğüm hakikattir, hayal değil.)

    Nedersiniz, bu sözlerden nasıl bir ders aldınız? Peygamberimiz bile böyle sözlersöylememiş, bu tür örnekler vermemiştir. Çünkü böyle sözlerin söylenmesine,Rabbimiz asla izin vermezdi de ondan.

    Geleceğigörmek, bilmek yalnız Allah a mahsustur. Hepimiz hayal kurarız, hatta rüyalargörürüz, geçmiş ya da gelecek için. Ama hiç birisi için bunlar hayal ya da rüyadeğil, HAKİKATTIR DEMEYİZ. Peygamberimiz Gaybı bilmem ben, gelecekten haberveremem, yani bende sizler gibi beşerim, demiyor mu Kur an da?

    Avludaoynayan genç kızların, geleceğini gördüğünü söyleyip, olacakları kesin doğru,hakikattir, hayal değildir diyerek anlatması, bizlerin nefsini, duygularınıbelki çok etkilemiş olabilir.

    Yaaklımızı, mantığımızı ve Kur an gerçekleri ile yoğurduğumuzda, bu bilgileri Kuran süzgecinden geçirdiğimizde, bizleri nasıl etkiledi? Tabi Kur an dan haberdarisek, bu son soruma cevap verebilirsiniz. Ya Kur an dan çok fazla haberimizyokta, onu anlamadan okuyan bir toplumsak. Bunu düşünmek bile istemiyorum.

    Risaleleriokuyan kardeşlerimiz çok iyi bilir, bu kitaplarda Kur an ın hiç bahsetmediği,birçok olaylar anlatılır. Bu bilgilerin kendisinin kalbine, Allah tarafındanindirildiği yazılıdır. Hatta kıyamet ile ilgili Kur an ın söz etmediği, birçokbilgilerde yazar.

    Allah Araf33. ayetinde, hakkında hiçbir delil indirmediğim bir şeyi, konuşmanızı HARAMkılıyorum dediği halde, bizler bu kitaplarda yazan, Rabbin bilgi vermediği,onca bilgiye inanmakta bir kusur görmüyoruz.

    Lütfenüzerinde dikkatle düşünelim ki, azabın takipçisi olmayalım. Allah bizlerin, Kuran ın açıklamadığı konularda konuşmamızı HARAM kılıyorsa, bizler bu ayetlerdenhabersiz, bu derece büyük hataları yapıyorsak, sizce bizler HARAMI her gün,tıka basa yiyenlerden olmuyor muyuz?

    Kıyametkonusunda peygamberimize, onca sorular soranlara karşı Araf 187. ayetinde,Rabbimiz ne diyordu hatırlayalım.

    (Sen onu,iyice biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: "O'na ilişkin bilgi Allahkatındadır, fakat insanların çokları bilmiyorlar.)

    Düşünebiliyormusunuz, Allah elçisine bile onca bilgileri söylemediği ve tam tersine, Dekionlara diye başlayan birçok ayetinde, gaybı, geleceği bilmem ben, sizlere nefaydam dokunur ne zararım, ayetleri ne yazık ki hatırlanmıyor.

    Bana vesize ne yapılacağını bilmiyorum, bana vahye dilenden başkasına uymam ve benaçıkça uyaran bir elçiden başkası değilim, sözlerini sanırım görmezden gelen,üstünü örten bizler, dersimizi alamadığımız anlaşılıyor.

    Sizlereyukarıdaki konu ile ilgili, Kur an dan tek bir ayeti hatırlatmak istiyorum. Buayete iman eden bizler, ACABA GAİP TEN BİLGİLER VERENLERE NASIL YAKLAŞMALIYIZ,sanırım konu daha iyi anlaşılacaktır.

    Aliimran179: Allah, müminleri şu üzerinde bulunduğunuz halde bırakmayacaktır. Sonuçtapisi temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybı bilir duruma da getirmeyecektir. Şuvar ki Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve resullerineinanın. Eğer inanır, korunursanız sizin için büyük bir ödül vardır.

    Rahmankullarını, gaybı bilir duruma getirmeyeceğini apaçık söylediği, Yunus suresi 20ayetinde de, Gayb Allah ın tekelindedir dediği halde, bizlere Kur an ın hiçbahsetmediği, gaybi bilgileri anlatarak dikkatimizi çekenlere karşı, nasıldavranmamız gerektiğini, sanırım daha iyi anladık.

    Allahyalnız seçtiği resullerinden, dilediğini seçip bu bilgileri vereceğinisöylüyorsa, bizlere düşen Rabbin uyarılarına kulak vermek olmalıdır. Kur an ınaçıkladığı gaybi bilgiler dışında söylenenlere inanırsak, Rahmandanuzaklaşacağımız gibi, mahşer günü Allah a iftira attığımız için, yüzlerimizinde, kapkara olacağını unutmayalım.

    Herdüşünceye, her fikre, her şahsa sonsuz saygımız var. Herkes kendi imtihanınıyaşıyor. Kimin doğru yolda olduğunu, yalnız Rabbimiz bilir. Amacımız kişileriküçük düşürmek, ya da kötülemek asla değildir. Amacımız Allah ın en doğruyolunu bulmak, O yolda yürümek ve din kardeşlerini Kur an a davet etmektir.

    Çokönemsediğim bir konuyu da, sizlerin düşüncelerinize sunmak istiyorum.

    SayınSaid-i Nursi ye verilen bir unvan vardır, hatırlarsınız ona BEDİÜZZAMAN derler.Peki, bu unvanın anlamı nedir?

    Bedikelimesi "benzersiz, eşsiz" demektir. Bediüzzaman da zamanınbenzersizi anlamına gelir. Bir başka deyişle zamanın harikası, kimseyebenzemeyen, asrın mükemmel insanı demektir. Bu payeyi verdiğiniz kişinin de,hatasız bir insan olması gerekir. Acaba hatasız, günahsız insan olur mu?

    BU UNVAN,TARİH BOYUNCA HİÇ KİMSEYE, PEYGAMBERLER DÂHİL VERİLMEMİŞ VE BU UNVANLA HİÇKİMSE, HİÇ BİR ÂLİM ANILMAMIŞTIR, SAİD-İ NURSİ HARİÇ. PEKİ, SİZCE BU NORMAL Mİ?

    Peygamberimizbile, bende sizler gibi bir beşerim, sizlerden bir farkım yok. Gaybı bilmemben, sizlere ne zararım dokunur, nede fayda sağlarım sözleri ile bu unvankarşılaştırıldığında, acaba sizlerin kafasında, nasıl bir düşünce hâsıl oldu?

    Düşünebiliyormusunuz bırakın peygamberleri, peygamberimizin en yakınlarına ashabına ve dahasonra yaşamış onlarca din âlimlerine bile verilmeyen bir unvanın verilmesi,dikkat çekici ve düşündürücü değil mi sizce?

    Yorum vekarar sizlerin. Bu fani Dünyada, nefsimizin esiri olmuş, Allah ın önerdiği gibidüşünmeden, bir değer üretmeden, imtihan olduğumuz bilincinden çok uzak,edindiğimiz velilerin ardına takılmış, yaşayıp gidiyoruz.

    Şunu sakınunutmayalım, kıyamet günü o kadar yakın ki hepimize. Hem de bir nefes alışıkadar yakın. Ama bunun farkında bile değiliz. Geri dönüşü olmayan yolagirdiğimizde, pişman olmak istemiyorsak, emin olmadığımız kitaplara değil, ENEMİN FURKAN A sarılmalıyız.

    Allahverdiği örnek ayetinde, mahşer günü bir kısım Müslüman ın, edindiklerivelilerin onları saptırdığını anladıklarında, yapacakları acı feryadı, o çetingün yaşamak istemeyenler, lütfen çok ama çokkkkk düşünmelidirler. Din kardeşlerimehatırlatırım.

    DilerimRabbimden kula kulluk etmeyen, Allah dan başka veli edinmeyip, Kur an dan başkarehberi olmayan, Rabbin halis kullarından oluruz.

    SaygılarımlaHaluk GÜMÜŞTABAK



    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Risale-i Nur Öğretisinden Bir Bölüm Ve Düşündürdükleri

          Kategori: İslamiyete Dair Herşey

          Konuyu Baslatan: halukgta

          Cevaplar: 1

          Görüntüleme: 576


  2. #2
    Turkuaz&Tr. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.10.10
    Yaş
    60
    Mesajlar
    697
    Konular
    300
    Beğendikleri
    69
    Beğenileri
    135
    Bahsedildi
    2 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    851
    @Turkuaz&Tr.

    Standart Cevap: Risale-i Nur Öğretisinden Bir Bölüm Ve Düşündürdükleri

    Bu yazı, bugün Türkiyenin içinde bulunduğu İslam anlayışını çok güzel özetlemiş. Tabiki bugüne bir anda gelinmedi. Koca bir çınar ağacının o muhteşem gövdesini içten içe kemiren kurtçuklar gibi yaklaşık 50 yılın sinsice çalışmalarının sonucudur. Özellikle kırılma noktası 12 Eylül dönemidir. Kardeşi kardeşe sağ-sol diye boğazlatanlar, 12 eylül işkence hanelerinden geçirenler, idam edenler, ne hikmetse bu güruhu koruyup kollayarak palazlandırmış, bu günde kullanmaktadırlar. İslamın özü boşaltılarak, ''şeyhin'', ''şıhın'', ''falanca hocanın'', filanca imamın'' hurafeleri beyinlere nakşedilmiş, islam dini diye uyuşturucu hap gibi yutturulmuştur. Yüce Allahın tek dini olan islamın kitabı Kur'ani Kerim okutulmaktan, okumaktan imtina edilmiş, ''falanca şıhın'' söyledikleri kutsal kitabımızın yerini almıştır. Nerdeyse ''şıhın-şeyhin-hocanın-imamın'' kelamları ile mukaddes kitabımız Kur'ani Kerim sorgulanır duruma gelmiştir. Bundan büyük günah, bundan büyük şirk varmıdır?! Ey inananlar kendinizi kayıtsız ve şartsız Yüce Allaha teslim ediniz. Bunun için okuyun, okuyun, okuyun. Yüce rabbimiz kutsal kitabımızı bizlere, özetle, okumak anlamak ve kendimize çeki düzen vermek, şirke ve günaha düşmemek için göndermiştir. Hiç bir kulun kelamı, Yüce Rabbimizin kelamından üstün olamaz.
    Kısaca bende diyorumki; Bu tür müslümanım diyenlerin şerrinden, Yüce rabbimin tek dini olan İslama sığınırım.
    Saygılarımla
    Hakan
    AZERBAYCAN BAYRAĞINDA MAVİ; TÜRKLÜK, BAĞIMSIZLIK VE GÖĞ'Ü İFADE EDER. MAVİ ÖZGÜRLÜK, MAVİ SONSUZLUKTUR.



    ''UYUYAN MİLLETLER YA ÖLÜR,
    YA DA KÖLE OLARAK UYANIR''

    Gazi Mustafa KEMAL

Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş