Kafkas dansı gruplarının Kafkas danslarının yaşaması açısından İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da ve daha sonra Türkiye'de sarfettikleri çaba kayda değerdir. Kuzey Kafkasya halk dansları Avrupa ve Türkiye'de nasıl yayıldı? Aralarında Kafkas dans kültürünün önemli isimlerinden Musa Ramazan'ın da bulunduğu bir grubun Kafkas danslarının yaşaması açısından İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da ve daha sonra Türkiye'de sarfettikleri çaba kayda değerdir. Musa Ramazan'ın "Bir Kafkas

Bu konu 1582 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Kafkas Halk Dansları 1582 Reviews

    Konuyu değerlendir: Kafkas Halk Dansları

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1582 kez incelendi.

  1. #1
    Emine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    14.08.2008
    Mesajlar
    20.316
    Konular
    10706
    Beğendikleri
    10
    Beğenileri
    185
    Tecrübe Puanı
    100
    @Emine

    Standart Kafkas Halk Dansları

    Kafkas dansı gruplarının Kafkas danslarının yaşaması açısından İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da ve daha sonra Türkiye'de sarfettikleri çaba kayda değerdir. Kuzey Kafkasya halk dansları Avrupa ve Türkiye'de nasıl yayıldı? Aralarında Kafkas dans kültürünün önemli isimlerinden Musa Ramazan'ın da bulunduğu bir grubun Kafkas danslarının yaşaması açısından İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da ve daha sonra Türkiye'de sarfettikleri çaba kayda değerdir. Musa Ramazan'ın "Bir Kafkas Göçmeninin Anıları" adlı kitabında anlattıkları hayli ilginç. Kitapta anlatılanlara göre Sovyet halklarının folkloru 1930'lu yıllarda sahnelenmeye başlandı. Halk kültürlerinin parçası olan danslar şarkılar korolar ilkokullardan başlanarak Kültür Bakanlığı düzeyinde örgütlenen gösterilerle gündeme girdi. Kuzey Kafkas otonom cumhuriyet ve eyaletleri kendilerine özgü zengin folklor ve sanat programları oluşturdular. Tarihçi ressam müzisyen olan diplomalı ve yetenekli hocaların nezaretinde her birinde müzik dans şarkı icra eden birer devlet halk topluluğu oluşturuldu. Skeçleri yürütebilecek aktörler de yetiştirildi. Kollektif birikim Her toplumun salt kendine özgü danslarla iki saatlik bir program sahnelemesi kolay olmamaktaydı. Bu nedenle komşu halkların kültürlerinden; müzik aletleri danslar ve hocalardan faydalanıldı. Örneğin Kabardey-Balkar Halk Dansları Topluluğu'nu oluşturmak için halk oyunları hocası Gürcistan'dan davul-zurna çalanlar da Derbent Yahudilerinden sağlandı. Gürcistan Devlet Halk Dansları Topluluğu da programında Kuzey Kafkas halk oyunlarından üst düzeyde yararlandı bu oyunlar daha sonra Gürcistan kültürünün bir parçası haline geldi. Dağıstan'ın Lezginka dansı "Lekuri" olarak Kabardeylerin "Kafe"si Ukraynalılar Gürcüler Ermeniler ve diğerleri sanatsal gösteriler düzenleyerek halka konserler vermeye başladılar. Almanlarla birlikte Avrupa'ya geçen kültür Bütün bu kuruluşlar İkinci Dünya Savaşı'na kadar profesyonel olarak çalışmalarına devam ettiler. İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 22 Haziran 1941'de Alman Nazi Ordusu Sovyetler Birliği'ne girdi. 1942 ilkbaharında Alman kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Yerine gelecek Kızıl Ordu'dan çekinen halklar çok kalabalık bir insan seli şeklinde Almanlar ile birlikte çekilmeye başladı. Bundan sonra Almanlar bir daha Kafkasya'ya dönemediler. Vatanlarına dönemediler Batıya yönelen göçmenlerin arasında daha önce kendi alanlarında profesyonelleşmiş halk dansları oyuncuları olan genç kız ve erkekler de bulunuyordu. Bunlar gittikleri yerlerde buluşarak öğrendikleri çeşitli kareografileri yineleyerek halk oyunları çalışmalarını sürdürdüler. Bu gençlerin sanatsal çalışmalarını gören ve etkilenen Alman Doğu İlleri Kültür Bakanlığı'nda üst düzeyde bir bürokrat bu oyunları Avrupa'daki diğer ülkelere tanıtma düşüncesi ile Karaçay Balkar Kabardey Oset Çeçen ve Dağıstanlılar gibi çeşitli Kafkas halklarından gençler bulunuyordu. Batıya yürüyen Kafkasyalılar Alman yönetimince 1944 ilkbaharından başlayarak Kuzey İtalya'daki Paluzza ve çevresindeki köylere yerleştirilmişti. Halk oyunları topluluğu da Berlin-Wustrau'dan Paluzza'ya getirdiler. Alp dağları arasında küçük ve şirin bir kasaba olan Paluzza'da güzel genç tüm kafile Avusturya'nın Oberdrauburg şehrine geldi. 1944 yılında Kırım-Yalta'da müttefik kuvvetlerin devlet başkanları Churchil Roosevelt ve Stalin'in katılımıyla düzenlenen ünlü konferansta alınan kararlar arasında Stalin'in zorladığı şu hüküm de bulunuyordu: "Vatanları dışında kalan tüm Sovyet vatandaşları vatanlarına dönecek ve hiçbir devlet onlara sığınma hakkı tanımayacak." Bu karar kendi aralarında gizli tutulmuştu. Vatana dönmek isteyenlerin sayısı yüzde 10-15 kadardı. Geriye dönmek istemeyen Kafkas-Kazak general ve subaylar 8. İngiliz Ordu Komutanlığı tarafından bir konferansa davet edildi. Onların olumlu haberlerini ümitle bekleyen topluluk şok oldu: Subaylar Sovyetlere teslim edilmişti. Bu olay tarihe "Drau Faciası" olarak geçti. Halk oyunları ekibi bu olayı az zayiat vererek atlattı ve grup varlığını koruyabildi. Grup savaşın bitiminden iki ay sonra yine kendini koruyabilen Kazak Korosu ile birleşerek güçlü bir program hazırladı. Kafkas ve Kazak Folklor Grubu konserler vermeye başladı. Orada 15 gün çalıştıktan sonra Amerikalıların himayesindeki Salzburg'a geçildi. Grup buradaki ünlü Mozart Tiyatrosu'nda Avusturya halkına konser verdi. Bu arada Almanya'nın Mittenwald şehrinde Amerika himayesinde bir Türk kampı kuruldu. Batı Avrupa'da kalan Müslüman halklar Türk kampına akın etmeye başladı. Kuzey Kafkasyalılar Kazaklardan ayrılarak yola çıktı ve Mittenwald Kampı'na katıldı. Burada komite başkanları Prof. Aytek Namitok (Adıge) ve Prof. İdris Efendi (Kazan Tatarı) idi. Burada ve komşu Ukrayna Kampı'nda 24 kişilik bir ekip Kafkas halk oyunları temsilleri vermeyi sürdürdü. Oyunları gören Kurt adlı bir Alman grubu Münih'teki "Kroni" sirki için bir aylığına angaje etti. Grup daha sonra Stutgart'da "Althof" sirkinde de bir ay çalıştı. Bu arada Kuzey Kafkas halk dansları büyük reklamlarla tanıtılıyordu. Dans topluluğunun Türkiye'ye girişi Bir gün Mittenwald Kampı'na Türkiye'den önemli bir konuk geldi: Albay İhsan Arslan. Devlet görevlisi olan konukla komite başkanları Prof. Aytek Namitok ve Prof. İdris Efendi ilgilendi. Akşam kampın tiyatro salonunda konuğun onuruna bir halk oyunları gecesi tertip edildi. Başta Kafkas halk oyunları olmak üzere Kırım halk oyunlarından örnekler sunuldu. Albay Arslan "yakında Türkiye'ye geleceksiniz" diyerek vaatte bulundu. Bundan sonra ekibin adı "Boğaziçi Yıldızları" olmuştu. 1949 Aralık ayından itibaren Türkiye'ye partiler halinde göçler başladı. Kuzey Kafkas Halk Dansları topluluğu ilk kafile ile Türkiye'ye geldi. İlk gösteri Bursa'nın Tayyare Sineması'nda sahnelendi. İkinci gösteri 1920'lerde Sovyet Devrimi sonrasında Türkiye'ye göç eden ve İstanbul'da yerleşen Kafkas topluluğu ileri gelenleri tarafından Park Otel salonunda düzenlenen Kafkas Balosu'nda yapıldı. İstanbul Beyoğlu Ses Tiyatrosu'nda iki gösteri yapıldıktan sonra Ankara'ya geçildi ve Yenişehir Ulus Sineması'nda sekiz gece konser verildi. Bundan sonra sırasıyla bu 24 kişilik ekip Eskişehir Adapazarı Hendek Yalova ve İzmir'de gösteriler yaptı. İstanbul'a dönüldüğünde Cağaloğlu'ndaki Milli Türk Talebe Birliği binasında gösteriler ve provalar devam etti. Daha sonra grup Bünyan Samsun Bursa ve Ankara gibi il ve ilçelere dağıldı. 1951 yılında Sovyetler tarafından lağvedilen Kuzey Kafkasya cumhuriyetinin önde gelenleri tarafından İstanbul'da ilk Kuzey Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği kurulduğunda Musa Ramazan gerek müzik gerek figür olarak farkli etnik gruplarin karakterlerini geçmislerini ve sosyal dinamiklerini yansitmasi açisindan ayrica incelenmesi gereken bir konudur. Tarih boyunca bu daglardan gelip geçen halklar bu cografyada yasamanin geregi olan sürekli devinim ve aktiviteyi danslarina da tasimislardir. Kafkasya'da dans hem duygularin hem beseri iliskilerin ifadesi olarak gerek nesede gerek barista gerek savasta Kafkas insaninin yasam karsisindaki durusunun önemli bir ifadesidir. Yasanilan sürgün ve soykirimlara ragmen bölge halkinin dipdiri bir sekilde varligini sürdürmesinin önemli dinamiklerinden birisi de danstir. Dünyanin her yanina dagitilmis sürgün nesiller hala yasadiklari her yerde ayni müzik esliginde ayni danslari yaparak kültürel kimliklerini yasatmaktadir. Bir Ürdünlü Çerkesin bir Kosovali Çerkes ile bir Türkiyeli ile birlikte dans edebilmesi ulusal kültürün tarih boyunca hiçbir sürgün halkin beceremedigi kadar korundugunu göstermesi açisindan enteresandir. Yöresel danslarin incelenmesinde Kuzey Kafkasya bölgesel olarak özgün bir bütünlük Dogu Kafkasya figürleri temelde ortak bir tavrin bölgesel nüanslarla sergilenisini gözler önüne serer. Tüm bölgede danslarin temel özelligi erkekte magrur yilmaz bir erkeksiligin kadinda zarif ve ince bir kadinsiligin gözlemlenmesindedir. Bunun yaninda ayni figürlerle yapilan toplu danslarin az olmasi dansta sinirsiz bir figür çesitliliginin ortaya çikmasini saglamistir. Kafkas insaninin teskilatçi bireyci ve bagimsiz yapisini danslarinda gözlemlemek mümkündür. Yasama sevinci kadar hüzün ölüm ve felaketler de danslarda ifadesini bulur. Sürgün öncesi kabileler arasinda farkli olan danslar sürgün cografyasinda tüm kabileler tarafindan benimsenmis ve sergilenir olmustur. Bununla birlikte hala her dansin çiktigi kabileyi tespit etmek mümkündür. Abhaz dansları Özgün Kafkas motifleriyle Karadeniz figürlerinin belirgin oldugu danslardir. Apsuwa adiyla anilir. Çogunlukla bölgenin her yerinde oldugu gibi bir kadin bir erkek olarak oynanir. Kadin ve erkek ayni ayak figürlerini ayni hiz ve ritimle yapar. Çiftlerin uyumu son derece önemlidir. Danslar bir buçuk vurusluk tempoyla (kalp ritmi) yapilir. Diger gençler tahtalara vurup vokal yaparak müzige eslik ederler. Oyunlar ya Atgara (dügün) adi verilen büyük eglencelerde ya da Açare adi verilen küçük eglentilerde sergilenir. Türkiye'de Adapazari Düzce Eskisehir çevresinde yaygindir. Adige danslari Wuig . Grup halinde sergilenen bir danstir. Politeist döneme ait bir dini tören kalintisidir. Kiz erkek kol kola veya el ele tutusarak agir bir ritim esliginde ortak figürler yaparlar. Günümüzde dügün açilis ve kapanislari bu dansla yapilir. Tüm yörelerde bilinir. Tlaperuj . Abhaz danslarina benzer. Parmak uçlarinda yapilan dans anlamina gelir. Bir çiftin uyumlu ayak hareketleriyle sergilenir. Güney Marmara ve Düzce havalisinde oynanir. Zefako. Agir bir müzik esliginde eslerin birbirlerine karsilikli yaklasip uzaklasarak oynadiklari bir oyundur. Kafe'nin kiyi kabilelerinde görülen seklidir diyebiliriz. Eskisehir'de siklikla oynanir ama adi bilinmez. Kafe . Kabardey dansidir. Son derece agir basli ince figürlerle aristokrat Kabardey yapisi ortaya konulur. Gibze adi verilen agitlar veya agir sevda sarkilari esliginde oynanir. Türkiye'de Uzunyayla Tokat Bandirma ve Amasya'da siklikla oynanir. Asetin dansları (Simd) Ayni hizada kol kola girmis çiftlerce oynanan bir oyundur. Grup halinde kol kola girilmesi bir acem figürü olarak degerlendirilebilir fakat magrur duruslar agir hareketler ve müzik tüm yönleriyle Kafkasya'yi yansitir. Çeçen dansları Çeçenlerce Lovzir Kabardeylerce Sesen Kafkasya disinda Seyh Samil Lezginka olarak anilan hareketli bir danstir. Düzenli bir kalip çerçevesinde oynanmaz ve bu haliyle Çeçen yapisini ortaya koyar. Genel olarak savas danslari olarak kabul edilir. Dagistan Oyunları Kumuk Lezginka gibi oyunlardir. Temelde diger bölgelerin danslariyla büyük ortakliklar tasimakla birlikte daha Asyali motifler içerir. Kadin figürlerinde bariz farklar vardir. Kiyafet diger yörelerdeki kadar üniform degildir. Farkli ritimler farkli enstrümanlar esliginde Dagistan cografyasinin etnik zenginligini yansitir. müzik Osetler'in "Şimd"ı ve diğer bazı dansları "Dağlı Savaşçılar" ve "Süvarilerin Dansı" adlarıyla Gürcistan Devlet Halk Dansları Topluluğu'nun koreografilerinde yer alarak Sovyetler ve dünyada büyük sükse yapıldı. Sovyetler Birliği'ndeki Hıristiyan cumhuriyetler halk dansları yanında şarkı ve çok sesli koro toplulukları da oluşturdular. Devrimden önce kiliselerde çok sesli korolor vardı. Bolşevik ihtilali sonrası Ruslar dansçıları Berlin yakınlarındaki Wustrau kampına getirdi. Wustrau Kampı'nda erkek-kız toplam 24 dansçı vardı. Bunların arasında Adıge Düzce Kafkas kültürünün yaşatılması için çalışmaya davet edildi. Çalışmalar 1978 sonrasında Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesinde de sürdü. 1965 sonrasında anavatan Kafkasya'dan Türkiye'ye profesyonel devlet halk dansları toplulukları gelmeye başladı. Artık Kafkas dansı Anadolu'nun birçok yerinde yaşatılmaya devam edilecekti. Kuzey Kafkasya halk danslari (Hulusi Üstün) Dünya kültür haritasinda büyük özgünlük sergileyen Kuzey Kafkasya'da halk danslari da gerek ritim gerek hüzünde kendi içinde de çesitlilik sergiler. Kuzey Batidaki dans figürleri ile Orta Kafkasya bakımlı bir tiyatro vardı. Bu tiyatroda sık sık halk oyunları geceleri düzenliyordu. Almanya artık savaşı kaybetmiş çekilmeye başlamıştı. 1945 Nisan ayı sonlarında karlı Alpler'den geçerek yaşlı


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Kafkas Halk Dansları

          Kategori: Müzik

          Konuyu Baslatan: Emine

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1582


Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş