Kullanıcı Tag Listesi

http://img50.imageshack.us/img50/1189/avatar2324581gifqo6.jpghttp://img50.imageshack.us/img50/3808/cs10mx9.jpg http://img214.imageshack.us/img214/6968/avatar423589gifry0.jpg Ağlarsın Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden,

Bu konu 1657 kez görüntülendi 2 yorum aldı ...
Cemal Safi şiirleri 1657 Reviews

    Konuyu değerlendir: Cemal Safi şiirleri

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1657 kez incelendi.

  1. #1
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.805
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    927
    @Dygsuz

    Standart Cemal Safi şiirleri






    Ağlarsın

    Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
    Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
    Hicrinle sararıp solan ömrümden,
    Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.

    Sefiller gücünü bende sınadı,
    Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
    Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
    Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.

    Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
    Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
    Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
    Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

    Felsefe böyledir dîvânelerde,
    Teselli aranır bahanelerde,
    Bir kadeh mey için meyhânelerde,
    Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.

    Ateşe su dedim göz göre göre,
    Aklım zavallıydı duyguma göre,
    Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
    Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.





    Aheste

    Yüreğimi tutar aşkım
    Sıkar aheste aheste
    İki gözüm iki taşkın
    Akar aheste aheste

    İnsafa gel artık yeter
    Yüklediğin bunca keder
    Adım atsam bastığım yer
    Çöker aheste aheste

    Etmem desem yalan olur
    Kimin ahı kime kalır
    Bir mesel var eden bulur
    Çeker aheste aheste

    Bilmiyorsun bakışını
    Yakar aheste aheste
    Hayatımın akışını
    Söker aheste aheste

    Dön ki silsin günahını
    Seviyorsan Allahını
    Alma mazlumun ahını
    Çıkar aheste aheste

    Etmem desem yalan olur
    Kimin ahı kime kalır
    Bir mesel var eden bulur
    Çeker aheste aheste



    Aleviyim Ben

    Aşkıyla tutuştum nur cemalinin
    Muhammed sevenin caneviyim ben.
    Hasan Hüseyin�in İmam Ali�nin
    Yandığı ateşin aleviyim ben!..




    Ayrılık Nikahı

    Seni bilmem ama ben kararlıyım
    Şu garip sevdadan cayalım gitsin
    Bu aşkta senden çok ben zararlıyım
    Bir kumar oynadık diyelim gitsin

    İçimde bir his var benden pes diyor
    Olmayan duadan ümit kes diyor
    Madem ki bahtımız böyle istiyor
    Kaderin emrine uyalım gitsin

    Seninle burcumuz tutsaydı keşke
    Aslanlar bir başka yengeç bir başka
    Yarını olmayan hayırsız aşka
    Ayrılık nikahı kıyalım gitsin

    Farzet ki bir rüya gördük ikimiz
    Gerçekte bu hissi tanımadık biz
    Böyle bir masalı yaşamadık biz
    Bir varmış bir yokmuş sayalım gitsin

    Marifet feleğin elinden çıkmış
    Dünyada başka bir terzisi yokmuş
    Kerem'i Aslı'yı narına yakmış
    Ateşten gömleği giyelim gitsin

    Tiryaki gönlümde olmasın kuşkun
    Tek sana müptela tek sana düşkün
    Ardından bir ağıt yakalım aşkın
    Adını elveda koyalım gitsin



    Ayşen

    İklimler çileme çare bulmuyor.
    Mevsimler halimi sormuyor Ayşen...
    Sakiler derdime derman olmuyor.
    Şarkılar yaramı sarmıyor Ayşen...

    İlkbahar, yaz derken hazanım soldu.
    Murada ermeden miyadım doldu.
    Kalb gözüm, ellere bakar kör oldu.
    Senden başkasını görmüyor Ayşen...

    Hasretin tüketti bütün varımı,
    Seraba döndürdü hülyalarımı,
    Ne kadar süslesen rüyalarımı,
    Sabahlar hayıra yormuyor Ayşen...

    Ağlarsan, matemin yağar geceme,
    Gülersen, mehtabın doğar geceme,
    Lale devri geldi gönül bahçeme,
    Senden gayri çiçek girmiyor Ayşen...

    Kapattın gönlümün sevinç yönünü,
    Ümidim görmüyor sensiz önünü,
    Takvimler bilmiyor dönüş gününü,
    Saatler vuslatı vurmuyor, Ayşen...

    Feleğe isyanım arttı gitgide,
    Gençliğim su gibi aktı gitti de,
    Ömrümü ellere sebil etti de,
    Bana bir damlanı vermiyor Ayşen...

    Ardından çilemem, çağlamam diye,
    Yas tutup karalar bağlamam diye,
    Kaç kez and içtiler ağlamam diye,
    Gözlerim sözünde durmuyor Ayşen...

    Ey alev yanaklım, volkan dudaklım,
    Ne bir yalanım var, ne gizlim, saklım,
    Her şeye erdi de zavallı aklım,
    Seni unutmaya ermiyor Ayşen...

    Dostlarım namıma Ferhat dese de,
    Ruhum aşk elinden imdat dese de,
    Kör şeytan resmini yırt at dese de,
    Ellerim bir türlü varmıyor Ayşen�





    Bağrıma Bağrıma

    Kafir olsa dine döner
    Gelir çağrıma çağrıma
    Ya sev, ya bir çare öner
    Gönül ağrıma ağrıma

    Ahım sardı dört yanını
    Üzmedim tatlı canını
    Aşk dağının volkanını
    Döktün bağrıma bağrıma

    Bilmem kimdir inandığın
    Körü körüne kandığın
    Gam yemezdim, yar sandığın
    Değse canıma canıma

    Varsam huzuruna dursam
    Her emrine boyun eğsem
    Derdimi düşmana desem
    Yanar nağrıma nağrıma




    Başedemezsin

    İş işten geçmeden gel de söz dinle,
    Sen benim aşkımla başedemezsin.
    Ben sarhoş gezerken senin derdinle,
    Sen kendi gönlünü hoş edemezsin.

    Gül sefa sürse de bülbül çilerken,
    Bin pişman olmaz mı rengi solarken,
    Ben sana dört mevsim bahar dilerken,
    Sen benim yazımı kış edemezsin.

    Fırtına biçersin ey rüzgar eken,
    Borcunu faizle öder geciken,
    Sen benim gezdiğim yolları diken,
    Yattığım yatağı taş edemezsin.

    Gülersin aşığı yedekte sayıp,
    Yetmez mi arından verdiğin kayıp,
    Kınalı kekliğim elde var deyip,
    Sen beni kafeste kuş edemezsin.

    Kapılma hayalin renk akışına,
    Ağlarsın gerçeğin can yakışına,
    Ben kurban olurken bir bakışına,
    O canım gözleri yaş edemezsin.

    Aklını başına topla da vazgeç,
    Gel beni dinle de vuslata gün seç,
    Sen benim elime mecbursun er geç,
    Bahtımı mecnuna eş edemezsin...






    Bulunur

    Çeker gibi bakma hançeri kından
    Senin de canını yakan bulunur
    Senin de bir zalim gelir hakkından
    Sana da bir kurşun sıkan bulunur

    Aşkımın ahıyla tutuşur yakan
    Alıcı kuş kadar sürmez fiyakan
    Senin de gözünü yaşlı bırakan
    Senin de boynunu büken bulunur

    Merhamet olmazsa kalp kiracında
    Tahtın da kurtarmaz seni tacın da
    Bir kara sevdanın darağacında
    Seninde ipini çeken bulunur






    Çıktı

    İftira üretip attın üstüme
    Vallahi kimseyle alakam yoktu
    Nasıl gül koklarsın benim üstüme
    Hani kavlimizde intikam yoktu

    Sen ettin gönlüme aşk-ı takdimi
    Sen çaldım kalbimden ömür nakdimi
    Uğrunda vakfettim bütün vaktimi
    Aklımdan çıktığın dakikam yoktu

    Ben senin üstüne aşk aramadım
    Kimseye yalvarıp yakaramadım
    İyi hal kağıdı çıkaramadım
    Aşığın olmaktan sabıkam çıktı

    Sen gittin künyemi araştırdılar
    Mazimi sordular soruşturdular
    Gönlümün cebini karıştırdılar
    Divanen olmaktan vesikam çıktı
    İnsafsız

    Senin sol göğsünün altında vuran
    Kalp değil taştır be taştır insafsız
    Sen Arap kısrağı bense küheylan
    Peşinden koştur ha koştur insafsız

    Bakışın gücünü bende mi sınar
    İnlesem azarlar ağlasam kınar
    Sen ceylansın diye gözlerim pınar
    O yüzden yaştır be yaştır insafsız

    Tercüman olmaktan aciz halime
    Osmanlı dilinde yüz bin kelime
    Bir şarap kadehi verdin elime
    Unuttum ekmektir aştır insafsız

    İçimde cevapsız kalan merak var
    İki yay altında binlerce ok var
    Ava mı çıktın ki bu kadar çok var
    O nasıl kirpiktir kaştır insafsız

    Bülbülden ibret al duy avazından
    Dinle isyanını kendi ağzından
    O dahi usanmış gülün nazından
    Gönül de kuştur be kuştur insafsız

    Ey beni zehrine müptela eden
    Sordun mu kimdir bu intihar eden
    O ömür törpüsü gözlerden tüten
    Esrara keştir be keştir insafsız





    Aysuda

    Senden aşkı öğrenmeye talibim
    Okut beni talebenim Aysuda
    Kalp hastanım sensin benim tabibim
    Acildeki sıra benim Aysuda

    O ne öfke o nasıl kaş çatıştır
    Dilersen döv hiddetini yatıştır
    Canevini aşkım ile tutuştur
    Yakılacak çıra benim Aysuda

    Siyah inci yarışırken beninle
    Beyaz gülün rekabeti teninle
    Nasıl şensem bahtiyarsam seninle
    Sensiz bahtı kara benim Aysuda

    Gözlerindir mor menekşe toplanan
    Dudakların alevlerle kaplanan
    Bakışınla yüreğime saplanan
    Hançer senin yara benim Aysuda

    Sevdalının kaybettiği aklıdır
    Divanedir ne söylese haklıdır
    Defineler viranede saklıdır
    Ara beni harabenim Aysuda








    Dolanır

    Halime bakıp da mücrimim sanma
    Karşında ayağım elim dolanır
    Ahraz da değilim dilbazım amma
    Seni gördüğüm an dilim dolanır

    Biricik servetim resmin masamda
    Tek zevkim de sensin tekmil tasam da
    Ben sana gelmeye uğraşmasam da
    Kördüğüm olası yolum dolanır

    Hele bir derdim var hepsinden yaman
    Aman sen işitme sen duyma aman
    Kolunda birini gördüğüm zaman
    Kalbimde kan değil zulüm dolanır







    Sensiz İki Gün

    Nere gizlendimse aşikâr oldum.
    Hedefte gördüler sensiz iki gün.
    Dertler avcı oldu ben şikâr oldum.
    İnsafsız vurdular sensiz iki gün.

    Ayağıma prangalar taktılar.
    Gözlerimi dağladılar yaktılar.
    İki koldan bir alnımdan çaktılar.
    Çarmıha gerdiler sensiz iki gün.

    Kâle almadılar dileklerimi.
    Yarasalar emdi iliklerimi.
    Bükülmez sandığım bileklerimi.
    Kırk yerden kırdılar sensiz iki gün.

    Nere gizlendimse aşikâr oldum.
    Hedefte gördüler sensiz iki gün.
    Dertler avcı oldu ben şikâr oldum.
    İnsafsız vurdular sensiz iki gün.






    İyi Mi Böyle

    Sensin tertip eden bu çilegâhı
    Sensin tercih eden aşka nikâhı.
    Yanlış mı sevgilim, yalan mı söyle?
    İyi mi bir tanem, iyi mi böyle?...

    Hangimiz gafilmiş, hangimiz şaşkın?
    Hangimiz kanına girdi bu aşkın?
    Giden mi günâhkar, kalan mı söyle?
    İyi mi nur tanem, iyi mi böyle?...

    Neden bunca hasret, neden bu keder?
    Sen benden derbeder, ben senden beter.
    Suçlu kim! Kalbim mi, çalan mı söyle?
    İyi mi nar tanem, iyi mi böyle?...

    Zaman aynasında görürsün yarın,
    Hangimiz helâlin, hangimiz yârin.
    Seni kaybeden mi, bulan mı söyle?
    İyi mi kor tanem, iyi mi böyle?....







    Gözüm Kesmiyor

    Sessizim ne kadar üzsen de beni
    Ağzımı açmaya gözüm kesmiyor
    Vurduğun zincirden çözsen de beni
    Bırakıp kaçmaya gözüm kesmiyor

    Ne olur git deme kalbimi kır da
    Meleyen gönlümü kaptırma kurda
    Sıratı geçecek imanım var da
    Aşkından geçmeye gözüm kesmiyor

    Ne çıkar sararıp solsa da yüzüm
    Gönlümde baharsın gelse de güzüm
    Çekilmez olsa da sitemin nazın
    Başka yar seçmeye gözüm kesmiyor

    Ne olur git deme kalbimi kır da
    Meleyen gönlümü kaptırma kurda
    Sıratı gececek imanım var da
    Aşkından geçmeye gözüm kesmiyor






    Gıza Bak Hele

    Böyledir kısrağın deli çağları
    Çalmadan oynuyo kıza bak hele
    Ben yarattım diyo alçak dağları
    Kafirin verdiği poza bak hele

    Bilmem neyin nesi kimin sıpası
    Çözüldü göynümün katmerli pası
    Göğüs göğüs değil füze rampası
    Şafak mı söküyo yüze bak hele

    Ten değil mübarek akrın sıcağı
    Koynuna girenin söndü ocağı
    Bir kalçayı seyret bir de bacağı
    Tornada çekilmiş dize bak hele

    Üst yanı Asyalı alt yanı Frenk
    Her adım atış bir başka ahenk
    Ela mı bela mı bilmem ki ne renk
    Şu cellat bakışlı göze bak hele

    Dedi ki "Nasibim senmişsin meğer
    On bin kez maşallah demeden eğer;
    Koklarsan solarım, nazarın değer"
    Ağzından yel alsın söze bak hele

    Dedim ki; "Ne olur tenhaya gidek,
    Gidek de feleği perişan edek"
    "Say" dedi "o hade saçımı tek tek"
    Haspanın ettiği naza bak hele

    Görenler altını ıslatmış derler
    Yatağı göl etti döktüğüm terler
    Yetişin; yanıyo bastığı yerler
    Giderken koyduğu ize bak hele






    Vur Da Öyle Git

    İdam mahkumunun söz hakkı vardır
    Bari son arzumu sor da öyle git
    Arının çiçekte göz hakkı vardır
    Bir buse içimi dur da öyle git

    Madem gidiyorsun bura son durak
    Ne adres ne mektup ne resim bırak
    Kendinden bir parça, bir cisim bırak
    Saçından birkaç tel ver de öyle git

    Ardımdan bir damla yaş dökeceksen
    Adımı andıkça ah çekeceksen
    Kabrime bir gonca gül dikeceksen
    Ne olur yaşatma vur da öyle git

    Hem yıllarca oyna gönül sahnemde
    Hem perdeyi kapat en mutlu demde
    Sitem oklarına hedef sinemde
    Açtığın yarayı sar da öyle git

    Pişmanlık duyar da dönersen geri
    Gel de gör aşkından kalan eseri
    Seyret ateşinin düştüğü yeri
    Hasretin zulmünü gör de öyle git

    Ardımdan bir damla yaş dökeceksen
    Adımı andıkça ah çekeceksen
    Kabrime bir gonca gül dikeceksen
    Ne olur yaşatma vur da öyle git


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Cemal Safi şiirleri

          Kategori: Türkce Şiirler

          Konuyu Baslatan: Dygsuz

          Cevaplar: 2

          Görüntüleme: 1657


  2. #2
    Emine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.08.08
    Mesajlar
    20.279
    Konular
    10867
    Beğendikleri
    10
    Beğenileri
    102
    Bahsedildi
    1 Mesaj
    Etiketlenmiş
    1 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Emine

    Standart


    cemal safi

    Şiirleri


    Cemal Safi kimdir?


    1938 yılında Samsun’da doğdu İlk ve ortaöğrenimini orada tamamladı. Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ancak 40 yaşına dek fazlaca dışa açılmadı.

    1978 yılından değişik çevrelerde duyulmaya başladı. Başta sevgi olmak üzere hemen her konuda şiir yazmaktadır. Ayrıca taşlamaları geniş çevrelerde bilinip okunmaktadır.

    Şiirlerinin yaklaşık 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere 150 kadarı bestelendi. Bunlardan Rüyalarım Olmasa ve Vurgun adlı şiirleriyle 1990 ve 1991’de yılın şairi seçildi.

    Her yıl Akçay Şairler ve Bestekarlar Şenliğini düzenleyerek şiire olan katkısını sürdürmektedir.

    Şiirlerinin bir bölümünü topladığı, Vurgun (1978), Sende Kalmış (2000) ve Kıyamete Kırk Kala (2002) adlı kitapları yayımlandı.

    --

  3. #3
    Emine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.08.08
    Mesajlar
    20.279
    Konular
    10867
    Beğendikleri
    10
    Beğenileri
    102
    Bahsedildi
    1 Mesaj
    Etiketlenmiş
    1 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Emine

    Standart

    Vurgun
    Gözlerim uykuyla barıştı sanma
    Sen gittin gideli dargın sayılır
    Ben de bir zamanlar sevildim amma
    Seninki düpedüz vurgun sayılır

    Yalan mı söyledin göz göre göre
    Ne zaman dolacak verdiğin süre
    Gönülden gördüğüm takvime göre
    Aldığım her nefes birgün sayılır

    Armağan ettiğin kutsal mendile
    Akarken içimi dağlayan çile
    Manavgat denilen çağlayan bile
    Benim gözyaşımdan durgun sayılır

    Ne kadar zulmetsen ah etmem sana
    Her iki cihanda gül kana kana
    Seninle cehennem ödüldür bana
    Sensiz cennet bile sürgün sayılır



    [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]




Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş