SU Su durduğu zaman pislenir, iğrenilen, istenilmeyen bir hale gelir. Sonsuz kerem sahibi, onu doğruluk denizine götürür, yıkar, arıtır.. Tertemiz, ak pak yapar. Ertesi yıl eteklerini sürüyerek gelir!.. - Hey!.. Nerelerdeydin, diye sorulsa: - Hoşlar denizindeydim!.. Burada pislendim, gittim, temiz geldim. Toprağa ulaşarak elbiseler giydim!.. Ey kirliler, pisler; bana gelin!. Çünki ben, Allah’ın huyu ile huylandım!.. Bütün kirliliğinizi kabul ederim, melek gibi, şeytana bile temizlik

Bu konu 1156 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Mevlana´dan kıssalar: Su 1156 Reviews

    Konuyu değerlendir: Mevlana´dan kıssalar: Su

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1156 kez incelendi.

  1. #1
    ilhan64 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    25.12.2008
    Mesajlar
    53
    Konular
    35
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    0
    Tecrübe Puanı
    491
    @ilhan64

    Standart Mevlana´dan kıssalar: Su



    SU

    Su durduğu zaman pislenir, iğrenilen, istenilmeyen bir hale gelir. Sonsuz kerem sahibi, onu doğruluk denizine götürür, yıkar, arıtır.. Tertemiz, ak pak yapar. Ertesi yıl eteklerini sürüyerek gelir!..

    - Hey!.. Nerelerdeydin, diye sorulsa:

    - Hoşlar denizindeydim!.. Burada pislendim, gittim, temiz geldim. Toprağa ulaşarak elbiseler giydim!.. Ey kirliler, pisler; bana gelin!. Çünki ben, Allah’ın huyu ile huylandım!.. Bütün kirliliğinizi kabul ederim, melek gibi, şeytana bile temizlik bağışlarım!.. Pislenince yine, temizliklerin aslının aslına giderim!.. Kirli hırkamı çıkarırım, O, yine bana temizini verir!.. O’nun işi budur, benim işim bu!.. Alemlerin rabbi, alemi bezer!.. der.

    Pisliklerimiz olmasaydı, suya bu izin verilir miydi?. Su; çaldığı altın kesesini vermek için müflis arayan birine benzer!.. Yahut da, denizdeki elsiz, ayaksız gemiyi hamal gibi başında taşıyana... Onda binlerce ilaç gizli.. Her incinin canı, her tanenin gönlü, bir eczane gibi olan suda yürür. Yetimleri besler, kurumuşlara can olur. Fakat mayası bittiğinde bunalır, feryadı basar:

    - Ya Rabbim!.. Bana verdiklerini; temiz, kirli demeden dağıttım, esirgemedim kimseden!.. Şimdi ise yoksul kaldım!.. Ey sermaye veren!.. Daha yok mu?..

    Allah, buluta:

    - Onu iyi bir yere götür,

    Güneşe:

    - Ey güneş!.. Onu yukarıya çek, der..
    Türlü türlü yollara sürer, nihayetinde sonsuzluk denizine ulaştırır. Bu sudan maksat; velilerin canıdır!.. İşte o can; kirlilikleri yıkar, arıtır. Yeryüzündekilerin hıyanetliklerinden bunaldığı zaman, yine arşa, âriyet bağışlayana gider... Gelir; o, okyanusun temizliklerinden arzdakilere ders vermeye koşar!.. Halkla karışmadan yorulduğunda:

    - "Ey güzel sesli Bilal!.. Ezan okunan yere çık, bir istirahat, bir huzur ver, göç davulunu çal..." der.

    Can sefere gitti, beden kıyamda!.. Bunun için namaz bitince selam verilir!..

    Birer misaldir bunlar. Kolay anlaşılması için misal şarttır. Bir delile bağlanmadan kurtulmuş olan semenderden başka, kim vasıtasız ateşe girebilir?.. Tabiatını ataşle hoş hale getirmek için vasıta hamamdır. Halil gibi, ateşe giremeyeceğinden , hamam sana elçi olur, su da delil. Doymak Allah’tandır, lakin tabiat ehli ekmeksiz doyar mı? Lütuf Allah’tandır ama, ten ehli, çayırlık, çimenlik perdesi olmadan o lütfu bulamaz. Fakat perdesiz bir halde, ten vasıtası kalmayınca; insan, Musa gibi ayın nurunu elbisesinin kenarında da görür, yakasında da!.. Bütün bu hünerler; suyun gönlünün Allah lütfu ile doluluğunun tanığıdır ..

    Mesnev:5. Cilt:20-....-23


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Mevlana´dan kıssalar: Su

          Kategori: Tasavvuf

          Konuyu Baslatan: ilhan64

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1156


Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş