Kullanıcı Tag Listesi

Bir zamanlar biz; Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyide küçümsemezdik. Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası'nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle

Bu konu 875 kez görüntülendi 2 yorum aldı ...
Bir zamanlar biz; 875 Reviews

    Konuyu değerlendir: Bir zamanlar biz;

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 875 kez incelendi.

  1. #1
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.801
    Konular
    3263
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    932
    @Dygsuz

    Standart Bir zamanlar biz;

    Bir zamanlar biz;

    Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz
    dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez,
    dilenciliği meslek edinmez, kimseyide küçümsemezdik.



    Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası'nın en
    görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle
    alışveriş et, yanılmazsın."


    İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret
    Odası'nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi
    olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.


    Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı
    askeri teşkilatını Avrupa'ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil,
    yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:"Türkler hiçbir
    zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında
    sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları,sakalları
    dökülür."



    Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup
    sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için
    saçak altlarına kuş sarayları yapardık.Bunlara öyle çok örnek var ki,
    saymakla bitmez.



    Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray,
    1700'lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiçbir
    zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç
    tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere
    Beyoğlu'ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."



    Medeni idik: İngiliz sefiri Sör James Porter ise,
    1740'ların Türkiye'si için şunları söylüyor:"Gerek
    İstanbul'da, gerekse İmparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren
    emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat
    etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır."


    Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de
    Bonneval ise, şu hükmü veriyor:"Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve
    hırsızlık gibi suçlar,Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük
    gösterirler ki,insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır."


    Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr.
    Brayer, 1830'larınİstanbul'unu getiriyor önümüze:"Evlerin
    kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka
    itimaden açık bırakıldığı İstanbul'da her sene azami beş-altı
    hırsızlık vak'ası görülür."



    Ubicini Dr. Brayer'i şöyle doğruluyor: "Bu muazzam payıtahtta
    dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri
    ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede
    dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile
    Beyoğlu'nda ise hırsızlık ve cinayet vak'aları olmadan gün
    geçmez."



    Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine
    1880'lerin "biz"ini anlatıyor bize: "İstanbul Türk halkı
    Avrupa'nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga
    enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki;
    ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz
    kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."



    Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnâmesi'yle meşhur
    Du Loir'un 1650'lerdeki hükmü şöyle: "Hiç şüphesiz ki, ahlâk
    bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütüncihana örnek olabilecek
    vaziyettedir." Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi,
    hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.


    Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz
    Elisee Recus'u dinleyelim,bize 1880'lerdeki halimizi
    anlatsın:"Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok
    köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık
    olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla
    anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o
    ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)


    Hayırseverdik: Comte de Marsigli'yi tekrar
    dinleyelim: "Yazın İstanbul'dan Sofya'ya giderken dağlardan
    anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına
    şahit oldum." Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri
    gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: "Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki,
    bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini
    yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere
    bile teşmil ederler."


    Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor:"Türk
    şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor:
    "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar
    sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki
    ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip
    sulatacak kadar kaçık müslümanlara bile rastlamak mümkündür..."
    "Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam: "Birçokları da sırf azad
    etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir
    Türk'e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek
    baktı ve şu cevabı verdi: Allah'ın rızasını tahsile
    yarar."


    Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.


    Yahya Kemal Beyatlı'nın bir tespitiyle yazımızı
    noktalayalım:"Eski Türklerin bir dini
    hayatları vardı, dini hayatları olduğu içinde çok şeyleri vardı; yeni
    Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri
    olacak.”


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Bir zamanlar biz;

          Kategori: Genel Kültür

          Konuyu Baslatan: Dygsuz

          Cevaplar: 2

          Görüntüleme: 875


  2. #2
    Apancene - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.08.08
    Mesajlar
    4.254
    Konular
    278
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    1 Mesajına 1 Teşekkür Aldı
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    597
    @Apancene

    Standart

    okurken gurulandım , sevindim ama bi an düşündüm o zamanla bu zaman arasında sıkışıp kaldım .....

  3. #3
    Aybalam76 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.08.08
    Mesajlar
    2.619
    Konular
    479
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    1 Mesajına 1 Teşekkür Aldı
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Aybalam76

    Standart

    Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.

    Emeğine sağlık abla.

Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş