Kullanıcı Tag Listesi

Sosyal psikologlar insanların hastanelerde, eğitim birbirleri ile nasıl tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık gibi konular üzerinde etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup davranışını, araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar.

Bu konu 1046 kez görüntülendi 4 yorum aldı ...
Sosyal Psikoloji(sosyal Psikolog) 1046 Reviews

    Konuyu değerlendir: Sosyal Psikoloji(sosyal Psikolog)

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1046 kez incelendi.

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.955
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    631
    @Vuslata Hasret

    Standart Sosyal Psikoloji(sosyal Psikolog)

    Sosyal psikologlar insanların hastanelerde, eğitim birbirleri ile nasıl tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık gibi konular üzerinde etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup davranışını, araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar. Ancak son yıllarda reklam şirketlerinde, kurumlarında, mimarlık ve mühendislik firmalarında ve çeşitli kamu alanlarında araştırmacı-danışman olarak çalışmaktadırlar


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Sosyal Psikoloji(sosyal Psikolog)

          Kategori: Psikoloji

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 4

          Görüntüleme: 1046

    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

  2. #2
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.955
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    631
    @Vuslata Hasret

    Standart Sosyal psikoloji - Şans... Psikoloji

    Sosyal psikoloji - Şans... Psikoloji
    Şansın Psikolojisi üzerine:

    Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslı iken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamazlar?

    Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor; 10 yıl önce şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde oldugunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum.

    Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim. Yüzlerce sıra dışı erkek ve kadın araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca onlarla söyleşiler yaptım, yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım. Sonuçlar gösteriyor ki insanlar neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.

    Bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim. şanslı insanların bu tür fırsatlarla sürekli karşılaşmalarına karşılık şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar.bu durumun insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptım.
    Hem şanslı hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim. Gazetenin ortalarında bir yere üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim.deney görevlisine bunu gördüğünüzü söyleyin 250 dolar kazanın bu mesaj sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm in üzerinde olan bir fontla yazılmıştı.herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum.. şanssız insanlar bunu fark edemezlerken şanslı insanlar hemen fark ettiler. şanssız insanlar genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. Bu endişeli ruh hali beklenmeyeni fark etme yeteneklerine zarar verir. Sonuç olarak fırsatları kaçırırlar çünkü başka bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır. Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler. Bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme fırsatlarını kaçırırlar. Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar.şanslı insanlar daha rahat ve açıktırlar. Dolayısıyla yalnızca aradıklarını değil orada ne oldugunu da görürler. Araştırmam sonuç olarak şunu gösterdi... şanslı insanlar 4 ilke sayesinde şanslarını yaratırlar. şans fırsatlarını yaratma ve fark etme konusunda beceriklidirler. Sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar verebilirler. Olumlu beklentiler sayesinde doğru çıkan tahminlerde bulunurlar. şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım benimserler. Çalışmanın sonuna doğru bu ilkelerin şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak ettim. Bir grup gönüllüden bir ay boyunca şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı olacak egzersizler yapmasını istedim. Çarpıcı sonuçlar; bu egzersizler şans fırsatlarını fark etmeleri, sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu. Gönüllüler 1 ay sonra döndü ve neler olduğunu anlattılar. Sonuçlar çarpıcıydı. Bu insanların %80 i artık daha mutluydu, yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi daha şanslıydı. Sonuç olarak asla akla gelmeyecek şans faktörünü bulmuştum. Aşağıda profesör wiseman ın şanslı olmak için önerdiği 4 temel ipucu bulunuyor.. 1-içsel sezgilerinizi dinleyin, normalde doğru çıkarlar 2-yeni deneyimlere ve normal rutininizi bozmaya açık olun. 3-her gün bir kaç dakikanızı iyi giden şeyleri hatırlayarak geçirin 4-önemli bir toplantı ya da telefon görüşmesi öncesinde kendinizi şanslı olarak hayal edin. şans çoğu zaman doğru çıkan bir tahmindir.

    Profesör richard...wiseman üniversitesi hertfordshire
    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

  3. #3
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.955
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    631
    @Vuslata Hasret

    Standart Sosyal Psikoloji - Duygu /His/ çeşitleri

    Sosyal Psikoloji - Duygu /His/ çeşitleri:
    His (feeling); herhangi bir şeye karşı zihinde veya bedende oluşan ve yoğunluğu yüksek olmayan bir duygusal tepkinin farkına varma işidir (awareness). Örneğin; bir ayağı topallayarak yürüyen bir kediye duyulan acıma hissi, farkına varılan böylesi bir duygusal tepkidir.
    Duygu (emotion); farkına varılan bir hissin kuvvetlenerek, bilinçte ve bedende genel bir uyarılmışlık hali (arousal) oluşturmasıdır. Korku, üzüntü, aşk gibi...

    Heyecan (excitement); duyguya oranla daha kısa süreli ama daha yoğun ve şiddetli bir uyarılmışlık halidir. Yani; çabuk gelip geçen şiddetli duygudur. "Yüreğim ağzıma geldi!", "Kan beynime fırladı!" veya "Kendimi zor tuttum!" ifadelerindeki şiddetli duygusal haller heyecan kategorisine girerler.Vücudun sadece bir organını veya bölgesini uyarmak gereksinimi ortaya çıktığı zaman, beyin o organa bir sinirsel sinyal (impulse) gönderir ve bu bir refleks hareketi yaratır. Fakat beyin bedenin tümünü uyarma ihtiyacı hissettiği zaman, bu işi bir sürü sinyal göndererek, zahmetli bir şekilde yapmaz. Hangi duygu veya refleks uyandırılacaksa, o duyguyu gerçekleştirecek hormonları üreten salgı bezlerine bir sinyal gönderir ve hormonlar hemen üretilip kan dolaşımına akıtılırlar. Böylece en geç 6 saniye içinde o hormonun istediği şekilde bir duyguya kapılırız. Heyecanlanma gerektiği zaman ise hem hormonlar hem de sürekli sinyaller kullanılır. Duygusal zekanın içeriği henüz tam olarak anlaşılamamıştır ve hatta tanımı bile henüz bilimsellik kazanmamıştır.
    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

  4. #4
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.955
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    631
    @Vuslata Hasret

    Standart Sosyal Psikoloji - Zor İnsanlarla Mücadele Etmenin Yolları

    Sosyal Psikoloji - Zor İnsanlarla Mücadele Etmenin Yolları
    Ortak noktaları inat, hırs ve kapris. Ancak unutmayın ki, insanları değil ama davranışlarını değiştirmek elinizde.

    Pek çok kişi çevresindeki zor insanlardan şikayet eder. Evde, işte, okulda kısacası her ortamda bir zor insan bulunur. Oysa aslında “zor insan” diye bir şey yok. Zorlayıcı davranışlar var. Ve maalesef bazı insanlar sürekli bu şekilde bir davranış içinde bulunuyorlar. ‘Coping With Difficult People / Zor İnsanlarla Başa Çıkmak’ kitabının yazarı Robert M. Bramson bazı insanların neden farklı tavırlar sergilediklerini şöyle açıklıyor: “Bazı insanlar karşılarındakinin performansını düşürmek ve onların şevkini kırmak için bilerek ‘zor’ tavırlar sergiler.”

    DAVRANIŞLARINI ÖĞRENİN

    Her zor insan birbiriyle aynı davranışları sergilemez. Bazı zor insanlar sürekli konuşup hiç dinlemezken, diğerleri de hep son sözü söylemeyi tercih eder. Kimisi sürekli sizi eleştirir. Bazısı sessiz, bazısı agresif olabilir. Acıbadem Sağlık Grubu Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel zor insanların davranışlarını şu şekilde belirtiyor: n Eğitimi, bilgisi ve deneyimi yetersiz olmasına rağmen kendisini çok iyi sananlar
    Öncelikleri belirlemede beceri sahibi olamayanlar
    Hatasını olgunlukla kabul edemeyen, sürekli açıklama yapıp kendisini temize çıkarmak isteyenler
    Yavaş düşünen ve hareket edenler
    İşleri karıştıranlar
    Yanlış anlamakta ısrar edenler
    Karşısındakinin söylediklerine önem vermeyenler
    Konum farklılıkları nedeniyle görüşürken o farkı hissettiren kişiler
    Karşılarındakine saygı göstermeyenler
    Yavaş hareket eden ve birçok defa tekrar edilmesi zorunda kalınan insanlar
    Sadece kendi yaptığı şeyin önemli olduğunu düşünenler
    Sürekli olaylar ve etrafındakiler üzerinde kontrol oluşturmaya çalışanlar
    Empati kuramayanlar
    Her zaman ‘ben haklıyım’ diyenler

    YAKLAŞIM NASIL OLMALI?

    Zor insanları ve onlara 5 ana başlık altında toplamak mümkün. Agresif İnsanlar: Saldırgan davranışlar içinde bulunana sakin bir şekilde kendinizi ifade edin ve saldırgan tavırlara emin bir şekilde karşılık verin. Her Şeyi Bilenler: Bu kişilerle mücadele ederken iyi hazırlanmak gerekir. Asla meydan okumayın. Aksine yeteneklerini övün. Gerektiğinde hatalarını ortaya çıkaracak sorular sormaktan çekinmeyin. Şikayetçiler: Karşılarındakine güvenmezler. Kendilerine olan güvenleri de çok değildir. Bu insanlara ‘Başkalarının göremediklerini görüyorsun’ şeklinde onların güvenlerini arttıracak cümlelerle yaklaşın. Dinleyin ama asla tartışmaya girmeyin. Ona karşı savunmacı davranmayın. Mağdurlar: İyi dinleyin ve onu anladığınızı gösterin. Soruna odaklanarak onu değişim için motive edin. Gizlice Saldıranlar: Bu insanlara karşı ne kadar geri çekilirseniz o kadar üstünüze gelmeyi severler. Geri çekilmeyin. Şakaya vurun.
    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

  5. #5
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.955
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    631
    @Vuslata Hasret

    Standart

    Sosyal Psikoloji - Aşk sinyalleri/Dr.David Givens
    Aşk sinyalleri / Dr.David Givens
    Aşk bir gizemdir fakat şifresini çözmenize yardım edecek ipuçları vardır.
    Aşkın Sözsüz Dili
    Kur Yapmanın Vücut Diline Dair Pratik Bir Alan Kılavuzu


    Dünya çapında tanınmış antropolog Dr. David Givens’a göre, kur yapma yavaş bir tempoyla, beş farklı aşamayı takip eder: Dikkat çekmek, tanınmak, sohbet etmek, dokunmak ve sevişmek. Olası çiftler bir araya gelmeden evvel birbirlerini “test” ettiklerinden, kur yapma fiziksel ve duygusal yakınlaşmayı onaylayan karşılıklı özveri işaretlerinden oluşan bir koreografidir.

    Aşk Sinyalleri adlı kitap kur yapmanın beş aşamasına göz atarak başlıyor. Birinci aşama olan 'Dikkat Çekmek’ bölümünde fiziksel varlığınızın, cinsiyetinizin ve istekliliğinizin reklamını yapacaksınız. İkinci aşama olan ‘Tanınmak’ bölümünde dikkat çekme teşebbüslerinize diğerlerinin nasıl tepki verdiğini okuyacaksınız. Olumlu geri dönüşler sizi üçüncü aşama olan ‘Sohbet Etmek’e götürecektir. Konuştukça sözsüz mesajlar ileri geri giderek sizi yakınlaşmaya çağıracak ve her şey yolunda giderse dördüncü aşamaya geçeceksiniz. Dokunma aşamasında kelimelerin mantığını aşacak, daha kadim, romantik ve dokunsal bir biçimde iletişime geçeceksiniz. Son olarak eğer ilişkiniz yolunda giderse beşinci aşama olan ‘Sevişme’ye geçip cinsel bağ kuracaksınız. Aşk Sinyalleri, kur yapmanın beş aşamasında gönderip aldığınız sözsüz işaretleri, sinyalleri ve replikleri ayrıntılı bir şekilde gözlerinizin önüne serecek.

    Aşk Sinyalleri, göz göze gelme, odada dolanan gözleri okuma, oturma, kalkma, yan yana gelme, yürüme, giyinme yollarıyla eş bulma, kazanma ve eş edinmenin büyüleyici macerasına kadeh kaldırmak ile ilgili önerilerde bulunmaktadır. Aşk sinyallerinin anlamını bilmek size avantaj sağlayacak. Dolaylı işaretleri, duygu ve hisleri büyük bir açıklık ve kesinlikle okumayı öğreneceksiniz. Çekiciliğin sözsüz dili hakkında ne kadar çok şey öğrenirseniz aşk dolu ve sürekli bir partner bulma şansınız o denli artacak ve kolay olacaktır. Gözlemlemenin ve av sürmenin zevkini çıkarın!


    Kitaptaki bilgilerin çoğu, alan gözlemlerinden elde edilmiştir. Washington Üniversitesi’nde antropoloji doktorasını tamamladıktan sonra bekârlar kültürüne yoğunlaşarak partilerde, pastanelerde ve barlarda beceriksizce iletişim kurmaya çalışan kadın ve erkekleri izledim. Saksıların ardına gizlenip gözleyerek, Fransız antropolog Claude Levi-Strauss’un ‘yabancılaşmış görgü tanığı’ adını verdiği hale büründüm. Çiftlerin ilişki kurma biçimine dair, sözsüz ve kelimelerin ötesinde evrensel bir kalıp buldum. Kişi ister Yeni Delhi, ister Yeni Gine, ister New York’ta yaşasın, partnerini etkilemek için kullanılan vücut dili aynıdır. Aşk Sinyalleri’nde bu konuyla ilgili öğrendiklerimi size aktaracağım.

    Göz Kırpıştırmanın Altında Yatanlar
    Masada karşınızda oturan şahıs sizinle göz teması kuruyor, hızlı bir şekilde göz kırpıyor ve sonra bakışları uzaklaşıyorsa ortada bir onay sinyali var demektir. Hızlı göz kırpışı (ya da ‘kirpik titremesi’) gözlerini kırpan kişinin psikolojik uyarılma düzeyini yükselttiğiniz anlamına gelir. Gözü normalden daha hızlı bir şekilde kapama ve açma hareketleri partnerinizin radar ekranına girdiğinizin resmidir.
    Her iki cins de hoşlandıkları partnerle beraberken daha hızlı göz kırpar.

    SINAV: EN İYİ GİRİŞ CÜMLESİ
    Sevdiğiniz bir pastanede bir kahve içiyorsunuz. Yan masada oturan çekici biri bilgisayarında bir şeyler yazıyor. Ona gülümsüyorsunuz, o da size karşılık veriyor. En iyi giriş cümlesi ne olacaktır? (Aşağıdakilerden birini seçiniz):

    A. Buralarda mı yaşıyorsunuz?
    B. Sizi daha önce görmüş müydüm?
    C. Bilgisayarınızın markası nedir?


    “DAHA İNCE” GÖSTEREN BİR PARFÜM
    On yıl süren bir çalışma, çiçek ve baharat aromalı parfümleri karıştırıp sürdüğünüzde daha ince görüneceğinizi öne sürüyor. Chicago’daki Koku & Tat Tedavisi ve Araştırma Vakfı’ndan nörolog Alan Hirsch’in yönettiği bu çalışma, erkeklerin baharat ve çiçek karışımı süren kadınları olduğundan beş kilo kadar daha zayıf gördüğünü bulmuştur.
    “Dikey hatların kokusal eşdeğeri olarak işlev görüyor” diye anlatıyor Hirsch. Tıpkı dikey çizgili elbiselerin sizi daha zayıf göstermesi gibi. Kemoresepsiyon Bilimleri Birliği’nin 2003 yılı toplantısında sunulan bu çalışma, ince gösteren bu etkinin sadece baharat ve çiçek karışımı kokularıyla ortaya çıktığını belirlemiştir. Diğer esanslar, spreyler ve parfümler böyle bir illüzyon oluşturmamaktadır.

    ALDATAN EŞLER NASIL ANLAŞILIR

    İlişkide aldatma çoğunlukla öfke ile örtbas edilir. Otuz yaşlarında bir adam “Kız arkadaşım neredeyse bir aydır kendi sınıflarına ait web-sitesinde bulduğu liseden bir adamla yazışıyor. Epeyce yazışmaya devam ettiler ama ne zaman bu konuyla ilgili soru sorsam, bana gerçekten öfkeleniyordu” diye aktarmıştır. Kadının öfkesi aldatıcı bir manevradır. Çiftler yalanla ilgili işaretleri kamufle etmek için ellerini yumruk yapar, seslerini yükseltir ve birbirlerine ters ters bakarlar. Bu vakada, erkek arkadaşının, e-posta aracılığıyla yazıştığını öğrenmesini önlemek için avazı çıktığı kadar bağırmak, kadının kullandığı politik bir manevradır. Kadının öfke sergilemesi uzun süreli bir ilişki açısından iyi bir işaret değildir.

    Aldatmanın dört ana sözsüz işareti şunlardır:
    1. Kafa sallama hızının düşmesi
    2. Aşırı göz kırpma.
    3. Kendine dokunma jestlerinin artması, özellikle parmaklara, buruna ve ağza dokunma.
    4. Konuşurken daha az el hareketi yapmak.
    Aldatan eşler, gözlerini hareket ettirerek, gözlerini hızlı bir şekilde kırpıştırarak ve parmaklarını sinirli bir şekilde hareket ettirerek endişe mesajı verirler. Kendi sözlerine kendileri inanmadığından, normal konuşma zamanlarında kullandıkları jestleri kullanmazlar. Konuşurken el kol hareketi yapmak yerine, eller birbirine sıkıca kenetlenir ve parmaklar birbirine dolanır. Suçluluk ve tereddüdün işareti olarak gözler aşağı doğru hareket ettirilerek bakışlar kaçırılır. Stres arttığında oksijen gereksinimi artar ve nefes alıp verme işlemi burundan ağza geçerek gözle görülür bir ‘değişim anı’ ortaya çıkar.

    ŞEFKAT SİNYALLERİ

    Partneriniz aşağıdakileri yapıyorsa bir seks objesinden daha fazla anlamınız var demektir:
    · Elinizi tutuyorsa,
    · Yakanızı düzeltiyor, giysinize çekidüzen veriyorsa veya saçlarınızla oynuyorsa,
    · Sevişmeseniz dahi üçüncü buluşmanızın ardından size ilgisini kaybetmiyorsa,
    · Seviştikten sonraki gün sizi arıyorsa,
    · Çıktığınızda gözleri etrafta dolanmıyorsa,
    · Çok üstünüze gelmeden gereksinimlerinize kulak veriyorsa,
    · Her fırsatta olmasa da kolunuza, omzunuza veya sırtınıza dokunuyorsa
    • İlk randevunuzu pas geçmiyorsa


    AŞKIN SÖZSÜZ DİLİ • İlk İzlenim Önemli mi? • Niyetiniz Gün Gibi Ortada • Çikolatanın Cinsel Cazibesi • “Daha İnce” Gösteren Parfüm • Doğru Açılarla Yaklaşmak • Yüzünüz Aklınızdan Geçeni Söylüyor mu? • En iyi Giriş Cümlesi • Dudakları Okumanın Yolları • Göz Hareketlerini Okumak • Lafını Sakınmayan Göğüsler • Ön Sevişme İşaretleri • Hiç Göstermemeniz Gereken Bir İfade • Saçla Gelen Mesaj • Göz Kırpıştırmanın Altında Yatanlar • Blucinin Cazibesi • Kadın Ayakkabılarının Gizemi • İlk Dokunuş • İlk Öpücük • Cinsel Sinyaller Yollamak • Moda ile Kendini İfade Etmek • Her İkinizin de Görebildiğiniz Şeylerden Söz Edin • Olumsuz İpuçları • Eller Neler Söyler • Yabancıların Vücut Dili • Aşinalık Etkisiyle Yakınlaşmak • Kaşlarınızla Etkilemek • Sessiz Geçiş Nasıl Yapılır? • Yemlemenin Yazılı Olmayan Kuralları • İnce Bir Bele Sahip Olmak • Üçgen Vücut • Zararsızlık Göstergesi • Boynunuz Çıplak Olsun • Omuzlarınızı Hareket Ettirin • Komplimanın En Samimi Formu • İlginin Rengi • Saçların Düzeltilmesi • Hangi Yöne Eğiliyorsunuz? • Konuşmada Mekanın Önemi • Kıvılcımlar • İyi Zamanlama • Aşk Mühürleri • İlk Görüşte Aşk • Ve Daha Fazlası
    aşk sinyalleri / Dr.David Givens
    prestij yayınları
    basım nisan 2008
    alıntı
    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş