Bazı olaylar vardır ki, sadece oluştuğu ülkeyi değil , bütün milletleri etkiler: 1453 İstanbul’un Fethi, 1789 Fransız İhtilali gibi..Çanakkale Savaşları da bu sayılı olaylardan biridir. I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun , Müttefik Devletler yanında savaşa girmesi İtilaf Devletleri’nin durumunu güçleştirdi . Aynı zamanda savaş alanını da genişletti . Rusya’da asker bol olmasına rağmen , silah ve cephane azdı . Avrupa’nın kuzey ve orta kesimi ise , Almanların ve Müttefiklerin

Bu konu 1238 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
çanakkale deniz ve kara savaşları 1238 Reviews

    Konuyu değerlendir: çanakkale deniz ve kara savaşları

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1238 kez incelendi.

  1. #1
    Aylin's - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24.03.2009
    Mesajlar
    3.560
    Konular
    3321
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    3
    Tecrübe Puanı
    965
    @Aylin's

    Standart çanakkale deniz ve kara savaşları

    Bazı olaylar vardır ki, sadece oluştuğu ülkeyi değil , bütün milletleri etkiler: 1453 İstanbul’un Fethi, 1789 Fransız İhtilali gibi..Çanakkale Savaşları da bu sayılı olaylardan biridir.

    I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun , Müttefik Devletler yanında savaşa girmesi İtilaf Devletleri’nin durumunu güçleştirdi . Aynı zamanda savaş alanını da genişletti . Rusya’da asker bol olmasına rağmen , silah ve cephane azdı . Avrupa’nın kuzey ve orta kesimi ise , Almanların ve Müttefiklerin elindeydi.Bu nedenle Rusya’ya cephane yardımı yapılamıyordu.Bütün bu durumlar ışığında, İtilaf Devletleri , Çanakkale Boğazı’na saldırarak Batı cephesinin yükünü azaltma,İstanbul’u da alıp Ruslara yardım etme kararı aldılar (1915).

    İngiliz ve Fransız donanmasına bağlı savaş fiarı,yükledikleri 750.000 kişilik bir kuvvetle Çanakkale Boğazı’ndaki top yuvalarına şiddetli bir topçu ateşi açtılar.Ardından Seddülbahir ve Kumkale’ye asker çıkardılar.Aynı zamanda,mayın tarama gemileriyle,Boğazdaki mağazdaki mayınları topladılar.Boğaz’ı geçilecek hale getirdiler.18 Mart 1915 sabahı,16 gemi ile İngilizler ve Fransızlar Boğaz’a mermilerden, Boğaz’ın iki yanı ateş içinde kalmıştı.Çanakkale’den yükselen dumanlar,bulutlara kadar ulaşıyordu. İngiliz , Fransız donanması Türkleri susturduğunu sanarak,Boğaz’dan ilerlemeye başladı.Bu sırada Türk topçusu da düşman gemilerine ateş açtı.Nusrat Mayın Gemisi,Boğaz’a tekrar mayın döktü.İlerleyen Fransız gemilerinden birisi mayına çarparak büyük bir gürültü ile sulara gömüldü.Bunun yardımına koşan İngiliz gemilerinden ikisi de aynı şekilde mayına çarparak battı.Bu sırada Türk topçusunun isabetli ateşi ile birkaç gemi ağır şekilde yaralandı.İngiliz ve Fransız donanması Türklerin gösterdiği kahramanlık ve cesaret karşısında daha ileri gidemeyeceklerini anlayarak geri dönmek zorunda kaldılar.

    Çanakkale’ye deniz yoluyla girilemeyeceği anlaşılmıştı.Ama ne pahasına olursa olsun Çanakkale alınmalıydı.Bu nedenle, kara taaruzuna karar verildi.İtilaf Devletleri’nin orduları,bütün kuvvetleriyle yüklendi ve Gelibolu yarımadasına çıkartma yaptı.Seddülbahir’e çıkartma yapan düşman kuvvetleri Türklerin şiddetli ateşleriyle karşılaştılar.Fazla ilerleyemediler.Karşılıklı saldırılarla hücumlar püskürtüldü
    Ağustos ayında ise düşmanlar,saldırılarını şiddetlendirdiler.Anafartalar’da kanlı savaşlar olmuştu.

    Mustafa Kemal,düşmanın burada çıkartma yapacağını tahmin ettiği için hazırlıklı idi.Conk Bayırı’na
    çıkarak durumu inceledi.Mermileri biten Türk askerlere “Süngü tak! İleri” emri verdi.Düşman,Türklerin savunması karşısındea şaşırıp kaldı.Ne yaptılarsa Türkleri yenemediler.Mustafa Kemal,genel bir hücumla,
    27 Temmuz 1915 ’ te düşmanı denize dökmeye karar verdi . Bu savaş üç gün sürdü . Mustafa Kemal’in yanında patlayan bir mermi,göğsündeki saatini parçaladı. Yine soğukkanlılığını kaybetmeden ön saflarda
    savaşmaya devam etti. Nihayet 14 Ağustos 1915’te yapılan son hücumla,düşmanlar yenilgiyi kabul ederek
    Türk topraklarından çekilmek zorunda kaldılar.(Ekim 1915)

    Mustafa Kemal’in askeri dehası ilk olarak burada kendini gösterdi.

    Çanakkale Savaşları , deniz , kara ve havada 259 gün sürmüştür. Bu savaşlarda İngilizler 200.000; Fransız 47.000; ANZAKLAR 26.000; Hintliler 15.000; Senegalliler 6.000 olmak üzere 284.000 zayiat vermişlerdir.Türk ordusu ise 253.000 şehit vermiştir.Yani bu savaşlarda kendisinin olmayan bir ülkede
    Haksız bir amaç için savaşan düşman ordusundan ve vatanını koruma duygusu ile yurdun dört bir yanından gelerek kutsal bir amaç için savaşan Türk milletinden, toplam 537.000 kişi can vermiştir. Bu savaşın milletimiz için bir başka olumsuz tarafı da ileride kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin beyni ve geleceği olacak bir çok doktor,öğretmen.subay,öğrencinin şehit olmasıdır.Bu savaşlarda Türkler olağanüstü bir başarı gösterip yeni bir destan yazmıştır.
    ÇANAKKALE SAVASLARINDAN MENKIBELER

    Çanakkale Savaşlarında efsanelerle gerçekler birbirinden şekilde
    İç içe, sarmaş dolaş olmuş,olaylar garip, hikmetli ve sırlarla gelişmiştir.


    Çıkartmayı önleyen bulut:

    25 Nisan 1915 sabahı Haçlı Orduları gibi İngiliz ve Fransız orduları
    silahlanıp, gemilerle askerlerini çıkartmaya başladılar. Filikalarla denize ve kıyılara asker taşınmaktadır . Bu sırada havada büyükçe bir bulut
    belirdi , süratle deniz üzerine inip bölgeyi görünmez yaptı . Filikalar görünmedi . Bombardıman durdu . Sis görüşü engelliyordu. Tekrar gemilere bindirilen askerler gemilere çekilmek zorunda kalmıştı.

    Çanakkale Savaşı gibi insanlığın kaderini tayin eden savaşa belki
    de ilahi güçler müdahale etmişlerdi.

    Askerin aşı:

    1915 Mayıs’ında savaş bütün şiddetiyle sürüyor savaşa gidemeyen
    birkaç kişi Kilitbahir’de yaşıyordu. 15 yaşlarındaki Zeynel’de herkese yardım eden ve burada yaşayan biriydi.Bir nine Zeynel’den Maydoz’a gidip asker karavanasından yemek getirmesini ister.Zeynel Maydoz’a gider.Mutfağı görünce hayretler içinde kalır.Aş kazanlarının başlarında birer yaşlı asker duruyor, ayaklarını kazanların altlarına ızatmışlar ve parmak uçlarından alevler fışkırıyordu...

    “Onbinlerce askerin karın doyurdukları aş! Böyle odunsuz , böyle
    dumansız mucizevi ateşte pişiriliyor.”

    Bir testi su:

    1915 Temmuz’unun sıcapında bir alay cepheye gidiyor.Eceabat’dan
    ayrılan askerler bir çeşme önünde nur yüzlü bir ihtiyarın ikramıyla karşılaşırlar.

    -“Askerlerim,evlatlarım su soğuktur,tatlıdır, doldurun mataralarınızı
    “der. Mataralara dolar sular içilir fakat o testideki su bitmez!Koca alay su içer yine bitmez. Askerler hayretler içinde kalır . Genç bir asker ihtiyarın ellerine sarılır:
    “Baba adını bağışla” der.

    İhtiyar –“Kilitbahir’de otururum. Adım Kaşıkçı Dede’dir “der. Fakat
    Yara alırsan üzerine matarandaki sudan dök , iyileşirsin.” Der.

    Boğazı havadan geçen yaralı asker:

    Çanakkale savaşlarında Alçıtepe köyünde 28 Nisan ve 8 Mayıs
    Savaşları çok şiddetli geçer. Bu savaşlarda Mülazım Hüsnü yaralanır.
    Kilitbahir’de limana geldiklerinde korkunç bir yağmur kara bulutlar şiddetli bir rüzgar vardı. Sandalla Çanakkale’ye geçmek imkansızdır. Hava kararmıştır. Mülazım Hüsnü kendi kendine mırıldanır.

    -Yaradanım benim halimi gör, isterse herşeyi veren sensin” der. O
    anda nur yüzlü bir ihtiyar, Sandalcı Hüseyin dayıyı çağırır. Hüseyin dayı şaşırmıştır. Derviş ihtiyarestur diyerek sandalı çözer. Yaralıyı sandala yerleştirirler. Limandakiler hayret içinde bakarlar. Sandalın geçtiği yer iki tarafından süt liman, kaymak gibiydi. Sanki fırtına yoktu,dalga yoktu.
    akıntı yoktu.Hüseyin dayı hiç yorulmadan karşıya geçti.Hasta hastaneye
    yetiştirildi.Hüseyin dayı soranlara:

    -“Vallahi ne söylesem ilk dalgada kayık havaya kalktı , havada mı
    gittik denizde mi bilmiyorum?Bildiğim bu kadar!” diyebildi
    Kaybolan İngiliz Alayı:

    10 Ağustos 1915 günü savaş bütün şiddetiyle devam ediyor, 21
    Ağustosta düşman Küçük Anafartalar’a ilerlemekteydi. Alay Damakçı
    Bayırına doğru yürüdüyordu. Karlılarındaki tepede garip soluk bir bulut vardır. Alay da bulutun içine yavaş yavaş girer Görgü tanıkları Y.Zelanda Birliği askerleridir. Bulut tüm askerleri kapattıktan sonra birden havalanır , birden oluşan 7-8 diğer bulutla birşleşir, filo halinde Trakya üzerine uçar. 267 İngiliz askeri ortada yoktur. İnsanlar ne görebilmiş ne de duyabilmişlerdir?

    Askerler kayıp sayıldı.




    YABANCILAR NE DEDi?

    “Tarih kitaplarında Türkler hakkında yazılı olaylar, hatta onlarla savaşan
    ların anlattıkları gerçekleri ifadeden acizdir. Mutluluk Türklerle savaşmaktadır.
    Bu şerefi ömrümün sonuna kadar taşıyacağım. Taş üzerinde yatıyor, güneşe, soğuğa, fırtınalara, yağmura karşı korumasız siperlerde çamur ve toz içinde günler geçiriyor, fakat dünyanın bütün vasıta ve imkanlarına sahip düşmanlarıyla aslanlar gibi dövüşüyorlardı. Bu ne sessiz, gösterişsiz bir yurt sevgisi idi !...

    -Allah adını yürekten tekrarlayarak saldırganın üzerine atılıyorlardı. Düşmanla- rıda onlara hayrandı.”
    General Liman ve Sanders
    Alman Generali

    -Türk askeri gibi vatanı için gözünü kırpmadan ölen, bir savaş anında müthiş bir cesaret ve fırtınalar yaratan, ateş kesildiği zaman onun kadar iyi yürekli, yumuşak kalpli, düşmanın yaralarını saran, sırtında taşıyarak onu ölümden kurtaran bir asker yer yüzünde görülmemiştir.
    General Wiliam Birdword
    Çanakkale Karma Kolordu İngiliz Komutanı

    -Türk askerlerinin savaş içinde haiz olduğu yüksek niteliklerinin önceden layıkıyla bilinmemesi İngiliz için felaket olmuştur. Türk askerinin ne yaman bir muharib olduğunu İngilizler kendileri ile dövüştükten sonra anlamışlardır.
    Aspinal Oglander
    İngiliz Generali

    -Çok cesur harbeden, iyi sevk ve idare edilen asil Türk ordusu karşısında bulunuyoruz.
    Orgeneral Hamilton
    İngiliz Ordu Komutanı
    -Başka millet askerinin artık savaşı kaybettik, yenildik diye silahını bırakıp savaştan vazgeçtiği hallerde:
    Türk askeri için savaş yeniden başlamıştır.
    İngiliz Generali Mavde
    -Birinci Dünya Harbinde Irak’ta İngiliz kuvvetlerine komuta ederken kuvvetlerimize esir düşen İngiliz Generali Taüshand Çanakkale Zaferi için şöyle der:
    “Avrupa da hiçbir asker yoktur ki.Bu ifademin altını çiziyorum,savunmada
    Türklerle mukayese edilebilsin.Örnek olarak Çanakkale’yi vermek isterim.
    Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük kayıplara uğrayan birlikler Türk olmasaydı yerlerinde kalamazlardı. Halbuki Türkler bütün muharebe süresince yerlerinden ayrılmadılar.
    Bu felaketlerin gerçek sebebinin keşfi için çok zaman geçmedi. İşin gerçeği şu idi 8 Mart gecesi Türkler haberimiz olmadam Erenköy koyuna sahile paralel olarak 26 mayın dökmüştür.
    Gösterdiğimiz bütün itiyat ve basiretlere rağmen baş döndürücü bir muzafferiyet kazanmışlardır.”
    Sir Goben Korbest
    Harekatı Bahriye
    -1915 yılında bütün Avrupa’da milyonlarca insanın hayatı ortaya konmuş büyük taarruzlar yapılmıştı.2-3 milyon asker ölü veya yaralı bulunmakta, 4-5 bin harp gemisi denizlerde dolaşmaktaydı. Fakat bunlardan hiçbirisi Nusrat’ın döktüğü mayınlar kadar savaşın devamına ve düşmanın geleceğine etki edecek bir başarı gösterememişti.
    Winston Curchille
    -Mehmetçiğe Saygı:Biz Çanakkale Yarımadasından Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek kahraman Türk milletine ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık.
    Bütün Avusutralya’lılar Mehmetçiği kendi evlatları gibi sever, onun mertliği, vatan ve millet sevgisi siperlerdeki dayanılmaz heybet ve cesareti bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi bütün insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir.
    Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla.
    Lord Casey 1967-71 (Avusturalya Genel Valisi)


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: çanakkale deniz ve kara savaşları

          Kategori: Tarih

          Konuyu Baslatan: Aylin's

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1238

    HÜZÜNLER KALDI BENDE...

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş