Ah rüveyda gönlümde yaktığın ateş Korkarım ki mahşerde davacı senden Sen misin yoksa zaman mı kalleş Ey hiçlik gömleğine kiralı beden Bak herşey aleyhime olmuş seferber Kaderimle şeytanlar oynar sinsiden İnsanlar ismiyle müsemma derler Bu istisna kaideyi bozar cinsinden

Bu konu 1107 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Rüveyda 1107 Reviews

    Konuyu değerlendir: Rüveyda

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1107 kez incelendi.

Konu: Rüveyda

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    12.10.2009
    Mesajlar
    8.963
    Konular
    4260
    Beğendikleri
    16
    Beğenileri
    14
    Tecrübe Puanı
    668
    @Vuslata Hasret

    Standart Rüveyda

    Ah rüveyda gönlümde yaktığın ateş
    Korkarım ki mahşerde davacı senden
    Sen misin yoksa zaman mı kalleş
    Ey hiçlik gömleğine kiralı beden

    Bak herşey aleyhime olmuş seferber
    Kaderimle şeytanlar oynar sinsiden
    İnsanlar ismiyle müsemma derler
    Bu istisna kaideyi bozar cinsinden

    Dudağı ağlamaklı bir çocuk gibi
    En temiz duygularla seslendim durdum
    Gelsen de anlamazdım ben geldiğini
    Ben senin yerine hicranı koydum

    Ben miyim sen söyle aşk gemisinde
    Sevdayı kaldırıp bırakan suya
    Hangi gemidesin ki neyin izinde
    Sahip olup çıktın bu sahte huya

    Bir çocuk dilinde masum bir türkü
    Duyarsan sen bilki işte ben oyum
    Bir imam söylerse yar öldüğümü
    Ölümüme rüveyda diye ad koyun

    Ya gel gönül vahamın sultanı sen ol
    Yada serap diyerek görünme bana
    Bu çöller ki şansıma düşen bir yol
    Olurda bir gün hani getirir sana

    Görülmedik sevdanın yol almışları
    Mutlu olmuşlar mıdır nerden bileyim
    kKm doyurur uğruna aç kalmışları
    Ölüm vuslat ise hemen öleyim

    Gözümden gönlüme düşen her damla
    İçimde bir rüveyda besler de durur
    Desem de bu sevgi uzar sonsuza
    Gün gelir bu gözün yaşı da kurur

    Ellerim üşüyorsa temmuz ayında
    Buz kesen kalbinin sirayetidir
    Sevgili can dediğim hasret koyunda
    Bu sözler bir aşkın nihayetidir

    Günler geçtikçe birbir yaram azıyor
    önlüme inat gözlerim diyor ki çık gel
    Hangi adalet kitabında söyle yazıyor
    Eşsiz bir sevgiye ayrılık bedel

    Ayrılık hicranı değil yalnızlık hicabı
    Utanır oldum sevda denen güzelden
    Rüveyda sen önce kendini tanı
    Bak farkın kalmadı kuru gazelden

    Okyanusta gördüğün bu dalgalanmalar
    Bir aşkın gelgiti değildir gülüm
    Asla unutmayacak unutulanlar
    Hasretten ötesi ölümdür ölüm!

    Sen çaldın gözümden kandil yağını
    Görmüyor gözlerim söyle nerdesin
    Görmedim sabahın hiç aydınlığını
    Geceden kalan kara perdesin

    İyi oku iyi düşün bak ne yazıyor
    Kalbimden aklıma düşen heceler
    Bir hoyrat türkü ki dilde geziyor
    Gözümün yaşına şahit geceler

    Rüveyda geceleri yalnız ağladığımı
    Kimseler bilmez ki sevgimi desin
    Gidermek istiyorsan sen merağını
    Sevgimi sana mecnun söylesin

    Serabı bile olmayan aşksın
    Yokluğunun yangını çöllerden beter
    Artık nefretimde bile sen varsın
    Yandıkça dilimden düşmeyen yeter

    Tarumar ordunun en son neferi
    Aşk bezminde kendine önder arıyor
    Ne kadar olmaz dese de seni
    Bildiği tüm yollar sana varıyor

    Bembeyaz bulutular bile kıskanır
    O çocuksu sevgiyi gördüğü zaman
    Sevilen değil hep seven aldanır
    Kaderin elinde böyledir zaman

    Sevda dediğin yanarak varılan menzil
    Ve yanmak içinde tutuşmak gerek
    Koşmadan bu yolda yorulan rezil
    Sevmeyi çok yanlış biliyor demek

    Özlemek dediğin sevgili diye
    Bir körün ışığa hasret kalışı
    Denk tutma kendini bu sevdam ile
    Bir olmaz topalın ayla yarışı

    İnan ki korkutmaz kopsa kıyamet
    Daha kötüsünü gördüğü için
    Hicrandır bilesin senden nihayet
    Beni hallere sürdüğün için

    Geceleri gözüme sürme diyerek
    Çeker dururum senin sevdanı
    Sevgili ya bilerek ya bilmeyerek
    Kuşatıveriyorsun sen her yanımı

    Rüveyda seni her gün gözlemek
    Gül olup açmadan solmak gibidir
    Gelmeyeceğini bilerek seni özlemek
    Bayram günü annesiz kalmak gibidir

    Terk edilen olduk bu yolda yine
    Terk eden değiliz ama çok şükür
    Bırakıp gitmeyi kaldıran sine
    Kader yazısından nefreti okur

    Ellerim değil de dilim titriyor
    Senin için yüreğimi açtığım zaman
    Nerdeyim ne zaman nasıl biliyor
    O sevda, elinden kaçtığım zaman

    Ayrılıktan lezzet alıyor isem
    Bu benim kadere biat edişim
    Yanıp ta menzile kanıyor isem
    Bu yolculuk vefasıza inat gidişim

    Bunun adı aşktır bilinmez nolur
    Kinini ezer mi aşk denen topuz
    Zannetmem ama belki de ders olur
    Aşkına sarılıp ta kurtulan yunus

    Niceler sevdiler şimdiye kadar
    Sevenin sevilene ayandır hali
    Sadece sevgili düşünen anlar
    Kim niye yaptırmış o tacmahali…

    Hoyrat bir türkünün son nakaratı
    Dilimde dolanır dolanır durur
    Hoyrat sevdaların yalnız adamı
    Gönlünü sultanın yolunda bulur

    Hazırla çantamı düşeyim yola
    Görelim gurbet denilen neymiş
    Ne hasret ne gurbet koymaz adama
    Ama anlaşılmamak zor meseleymiş!...

    Ziya Paşa Akyürek


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Rüveyda

          Kategori: Türkce Şiirler

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1107


Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş