Milli Eğitim Bakanlığı İstiklal Savaşı'nın anlamını belirtecek ve yeni devletin bağımsızlığının sembolü olacak ulusal bir marş için 1921 yılı başında bir yarışma açtı ve 500 TL. ödül koydu. Yarışmaya 724 şiir katıldı. Mehmet Akif Ersoy, yarışmada para olduğu için katılmadı. Bakan Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey 5 Şubat'ta Mehmet Akif Bey'e bir mektup yazarak, para konusunun çözümleneceğini, endişe etmemesini ve yarışmaya katılmasını istedi. Bunun üzerine M. Akif Bey'in "Kahraman Ordumuza" ithaf

Bu konu 1341 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
İstiklal marşı 1341 Reviews

    Konuyu değerlendir: İstiklal marşı

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1341 kez incelendi.

  1. #1
    Aylin's - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24.03.2009
    Mesajlar
    3.560
    Konular
    3321
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    3
    Tecrübe Puanı
    965
    @Aylin's

    Standart İstiklal marşı

    Milli Eğitim Bakanlığı İstiklal Savaşı'nın anlamını belirtecek ve yeni devletin bağımsızlığının sembolü olacak ulusal bir marş için 1921 yılı başında bir yarışma açtı ve 500 TL. ödül koydu. Yarışmaya 724 şiir katıldı. Mehmet Akif Ersoy, yarışmada para olduğu için katılmadı. Bakan Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey 5 Şubat'ta Mehmet Akif Bey'e bir mektup yazarak, para konusunun çözümleneceğini, endişe etmemesini ve yarışmaya katılmasını istedi. Bunun üzerine M. Akif Bey'in "Kahraman Ordumuza" ithaf ettiği şiiri "İstiklâl Marşı" adıyla resmi marş olarak 12 Mart 1921'de Meclis'te coşkun gösterilerle kabul edildi. Marş Meclis'te bir çok kere tekrar tekrar okundu. Cumhuriyet döneminde ise bestesi yapıldı. Bugün çalınan beste 1930'da kabul edilen, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Öngör'ün bestesidir.


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: İstiklal marşı

          Kategori: Tarih

          Konuyu Baslatan: Aylin's

          Cevaplar: 1

          Görüntüleme: 1341

    HÜZÜNLER KALDI BENDE...

  2. #2
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    12.10.2009
    Mesajlar
    8.963
    Konular
    4260
    Beğendikleri
    16
    Beğenileri
    14
    Tecrübe Puanı
    668
    @Vuslata Hasret

    Standart

    İstiklâl Marşımız
    Birinci dünya savaşından sonra elimizde kalan son vatan parçası Anadolu düşmanlar tarafından işgal edilmiş, ezan sesleri susmuş, Türk milleti tarihinin en karanlık günlerini yaşıyordu. Türk ordusu milleti ile bütünleşerek dört koldan yurdumuza saldıran düşmanlara karşı bir ölüm-kalım savaşına girişti.
    İstiklâl Marşı, Türk milletinin yürüttüğü bu kahramanca mücadeleyi dile getirmek, ordumuzun manevi gücünü yükseltmek amacıyla yazıldı. Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY tarafından yazılan İstiklâl Marşı, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
    İstiklâl Marşında, Türk milletinin tarih boyunca kutsal emanet olarak taşıdığı bayrak, vatan, millet, din, iman, istiklâl ve hürriyet gibi milleti millet yapan maddi ve manevi değerler yer almıştır.
    İstiklâl Marşı, Milletimizin varlığının, istiklâl ve hürriyetinin bir ifadesidir. İstiklâl Marşında milletimizin imanı, kahramanlığı, şan ve şerefle dolu tarihi yatmaktadır.
    İstiklâl Marşı, milli varlığımızın sembolüdür. Mehmet Akif, bu şiiri kahraman ordumuza hediye etmiş, Safahat kitabına bile almamış; "Bu, benim değil milletimindir." demiştir. Türk milletinin evlâtları olarak İstiklâl Marşının heyecanını duymak, ona derinden saygı duymak hepimizin görevidir.

    İstiklâl Marşı

    Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak!

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl,
    Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl;
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl.

    Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım,
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

    Garb'ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
    Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
    "Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
    Kim bilir, belki yarın... belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı;
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

    Rûhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli:
    Değmesin ma'bedimin göğsüne nâ-mahrem eli;
    Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli-
    Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım;
    Her cerîhamdan ilâhî boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na'şım!
    O zaman yükselerek Arşa değer, belki, başım.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl.

    Mehmet Akif ERSOY
    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş