Gecelerimizi teheccüdle nurlandıralım Gecenin zifiri karanlığı, kabrin dehşeti karşısında insanın bütün ümitlerinin kesildiği, ses ve soluğunun tükendiği, el, kol ve ayaklarının bağlandığı bir anla birlikte bütün kainatın yıkılacağı zamanı hatırlatır Kabrin bu dehşeti karşısında insan, üzerine kâbus çökmüş gibi olur; konuşmak ister fakat konuşamaz, elini–ayağını hareket ettiremez, bağırır; fakat kimseye sesini duyuramaz Ve bir mevtâ halinde miadını beklemeye durur İşte tam bu vakitte

Bu konu 3326 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Gecelerimizi teheccüdle nurlandıralım 3326 Reviews

    Konuyu değerlendir: Gecelerimizi teheccüdle nurlandıralım

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3326 kez incelendi.

  1. #1
    ŞiMaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    10.12.2009
    Mesajlar
    21.664
    Konular
    10831
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    31
    Tecrübe Puanı
    100
    @ŞiMaL

    Yeni Gecelerimizi teheccüdle nurlandıralım

    Gecelerimizi teheccüdle nurlandıralım

    Gecenin zifiri karanlığı, kabrin dehşeti karşısında insanın bütün ümitlerinin kesildiği, ses ve soluğunun tükendiği, el, kol ve ayaklarının bağlandığı bir anla birlikte bütün kainatın yıkılacağı zamanı hatırlatır Kabrin bu dehşeti karşısında insan, üzerine kâbus çökmüş gibi olur; konuşmak ister fakat konuşamaz, elini–ayağını hareket ettiremez, bağırır; fakat kimseye sesini duyuramaz

    Ve bir mevtâ halinde miadını beklemeye durur İşte tam bu vakitte onun kalkıp namaz kılması, gecenin karanlıklarına bir âhla birlikte iki damla gözyaşı bırakması ve bütün hayatını nurlandırması, karanlık gecesini aydınlatması için ne kadar nurlu, ne kadar feyizli ve bereketli bir hareket olduğunu ancak insan olan anlayabilir Kur’an, ısrarla gece ibadeti üzerinde durmakta ve Efendimiz’e hitaben; “Ey örtüsüne bürünen resulüm!

    Geceleyin kalk da, az bir kısmı hariç geceyi ibadetle geçir Duruma göre gecenin yarısında veya bundan biraz daha azında veya fazlasında ibadet etmen de yeterlidir Kur’ân’ı tertîl ile, düşünerek oku” (Müzzemmil, 73/1–4) buyurmaktadır Bu ayetlerden hemen sonra da, “Muhakkak ki geceleyin kalkıp ibadet etmek daha tesirlidir ve Kur’ân okuyuşu bakımından daha düzgün, daha sağlam bir tilavet sağlar Halbuki gündüz seni meşgul edecek yığınla iş vardır” (Müzzemmil, 73/6–7)

    diyerek, adeta Efendimiz’in Cenab–ı Hakk’a müracaat zamanını tayin buyurmaktadır Başka bir ayet–i kerimede ise: “Sana mahsus bir namaz olmak üzere gecenin bir kısmında kalkıp Kur’ân oku, teheccüd namazı kıl Böylece Rabb’inin, seni, övgüye değer bir makama göndereceğini umabilirsin” (İsra, 17/79) Efendimiz (sas), bu emre harfiyyen uymuştur Hz Aişe (radiyallâhu anha) tarafından rivayet edilen bir hadis–i şerifte, O’nun gece ayakları şişinceye kadar ayakta durduğu ve ibadet ettiği bildirilir


    Kendisine “Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?)” dendiğinde de, “Şükreden bir kul olmayayım mı?” cevabını vermiştir Şair Buseyrî, Kasîde–i Bür’e’sinde bu durumu anlatırken, “Ben o nebiyyi zîşanın sünnetine muhalefet ettim ki, ayakları şişmeden yatmıyordu Bense, döne döne uyuyor ve döşeğin tadını çıkarıyorum” der ve kendi nefsini yerden yere vurur

    Gece namazı, müminin şerefidir; mümin onunla serfiraz olur, şeref kazanır Herkesin sevdiğine kavuştuğu bir anda, kalkıp huzura gelme ve O’nunla sohbet etme, insana öyle bir şeref kazandırır ki, hiçbir güzellik onunla boy ölçüşemez Bunun büyük bir vazife olarak hissedilmesi ve yapılıp yerine getirilmesi için öncelikle Rabb’e dayanma, O’nun rahmetine sığınma şarttır

    Sultanın güç ve kudretine dayanıp şahları dahi esir eden neferler gibi biz de her türlü problemimizi O’na yönelmemizle halledeceğiz Evet, O’na dayanmadan hiçbir şey yapılamaz Zira bizler yaratılış itibarıyla oldukça aciz ve fakir kullarız Buna karşılık ihtiyaç dairemiz, çok geniştir Cenab–ı Hakk’a dayandığımız nispette kuvvet kazanıp ihtiyaçlarımızı giderecek ve O’na daha da yaklaşacağız Namaz, bize bu kuvveti kazandırır

    Bir insan, bu kadar korkunç hasımlar çemberi içinde uykusunu terk edip fecirde Rabb’isine el açıp el–pençe divan durmakla, sinesinde bir yara gibi kendisini hissettiren bu ağırlıktan kurtulmuş olur Bunun için haftada en az bir günümüzü teheccüd gecesi ilan edebiliriz Zaten sabah namazına kalkıyoruz Saatimizi imsak vaktinin girmesine yarım saat kala ayarlayıp bu yarım saatimizi teheccüd ve tefekkürle değerlendirebiliriz İmsak girdikten bir müddet sonra da sabah namazımızı kılıp istirahate çekilebiliriz


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Gecelerimizi teheccüdle nurlandıralım

          Kategori: İslamiyete Dair Herşey

          Konuyu Baslatan: ŞiMaL

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 3326


Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş