Kullanıcı Tag Listesi

1944 Sürgünü http://www.kafkas.org.tr/bgkafkas/1994_2.jpg Kafkasya'da geniş çaplı Stalin'in soykırım harekatı 23 Şubat 1944'de başladı. 400 bin Çeçen ile 90 bin İnguş Orta Asya ve Sibirya'ya sürüldü. Yalnızca 2 bin kişi dağlara kaçabildi. Kuzey Osetya'da yaşayan Çeçenler de sürüldüler. Soykırıma yönelik sürgün operasyonu yalnızca üç gün sürdü ve "İç İşleri Bakanlığı Halk Komiserliği" tarafından gerçekleştirildi. Bunun başında Politbüro ve Devlet Savunma Komitesi üyesi Lavrentiyev Beriya

Bu konu 698 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
1944 Sürgünü 698 Reviews

    Konuyu değerlendir: 1944 Sürgünü

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 698 kez incelendi.

  1. #1
    AyMaRaLCaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.08.08
    Mesajlar
    11.494
    Konular
    5200
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    14
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @AyMaRaLCaN

    Standart 1944 Sürgünü

    1944 Sürgünü



    Kafkasya'da geniş çaplı Stalin'in soykırım harekatı 23 Şubat 1944'de başladı. 400 bin Çeçen ile 90 bin İnguş Orta Asya ve Sibirya'ya sürüldü. Yalnızca 2 bin kişi dağlara kaçabildi. Kuzey Osetya'da yaşayan Çeçenler de sürüldüler. Soykırıma yönelik sürgün operasyonu yalnızca üç gün sürdü ve "İç İşleri Bakanlığı Halk Komiserliği" tarafından gerçekleştirildi. Bunun başında Politbüro ve Devlet Savunma Komitesi üyesi Lavrentiyev Beriya bulunuyordu.

    Tüm bu soykırıma yönelik göç operasyonu gizlilik içinde yapıldı. Gerçekleştirildikten ancak iki yıl sonra, 26 Haziran 1946'da "İzvestiya" bu olayı küçük bir haber olarak verdi. RSFSC Üst Konsey Prezidyumu, Prezidyum Başkanı İ. VIasov ve sekreter P. Bahmorov'un imzaladığı bir bildiriyle Kırım Tatarları ve Çeçenlerin SSCB'nin değişik yerlerine sürüldüğünü belirtiyor, bu arada Çeçen-İnguş ÖSSC'nin 7 Mart 1944'de resmen lağvedildiğini görmezden geliyor, ayrıca sürülen İnguşlardan söz etmiyordu.

    Almanlara destek iddiası

    İleri sürülen nedenler arasında, bu halkların büyük bir kısmının Almanlarla işbirliği yaparak ihanet ettikleri de yer alıyordu. Bu gerekçeler gerçek dışıydı; çünkü Büyük Sovyet Ansiklopedisi, Çeçen ve İnguşların Almanlarla savaştıklarını (1941-1945) ve ordu için yiyecek yardımında bulunduklarını, petrol sanayinin ise cepheye destek için aralıksız çalıştığını yazmaktadır.

    Soykırıma yönelik göç hareketi yalnızca üç gün sürmüş, kimsenin beklemediği anda, psikolojik felçlere neden olabilecek derecede ani olarak gerçekleştirilmişti. İnsanlar 23 Şubat 1944'de, Kızıl Ordu gününde tutuklanmıştı. Çocuklar ve kadınlar evlerinden alınmış ve Almanya'ya karşı harekatlar için ABD tarafından verilen kamyonlarla sevkedilmişlerdi.

    Her aileye 20 kg. bagaj için izin verilmişti. Tüm varlıkları, evleri, toprakları ve büyükbaş hayvanlarına Rusya (RSFSC) tarafından el konulmuştu. Kamyonlar onları hemen ve doğrudan doğruya sürüldükleri yerlere ulaştırmışlardı. Sürgün sırasında insanların % 20'si hava koşulları ve açlıktan ölmüşlerdi. İç İşleri Bakanlığı memurları B. Kobulov ve İ. Serov sürülenlerin yeni yerleşim yerlerindeki bakımlarından sorumluydular. Sürgünün ilk yıllarında iklim koşulları, ağır çalışma ve salgınlar sonucunda pek çok kişi öldü. Çeçen ve İnguş halklarının nüfus kayıpları % 38 olarak hesaplanmıştır. Fiziksel soykırımın yanı sıra, ulusal eğitim ve entellektüel yaşamdaki güçlükler nedeniyle kültürel bir soykırım da meydana gelmişti. Bunun dışında polis devleti yöntemleri de uygulanıyordu. Sürgün yerlerinde her on eve bir gözlemci veriliyordu. Her ay kişilerin kendilerini kaydettirmeleri zorunluluğu konmuştu. Bu daha sonra her yıl yapılmaya başlandı. Bir çok şey için polisten izin almak gerekiyordu. Yalnızca üç kilometre uzaklaşılmasına izin verilmişti. Daha uzak mesafelere yapılacak seyahatler için herkesin belge sahibi olması gerekiyordu. Bunlar sürgünün yarattığı psikolojik soykırımı güçlendiren şeylerdi. 26 Kasım 1948'de SSCB bir bildiri yayınlayarak, sürgünlerin yurtlarına geri dönme haklarından mahrum olarak, süresiz sürgünde kalacaklarını bildiriyordu.

    Gerçekte insanların ölümlerine neden olan şey, hayvan vagonlarında birkaç gün su ve yiyecek verilmeden yapılan ulaşımdı. Bu "soykırım yolu" 100 bin kişinin yaşamına mal olmuştur.
    Karaçaylar, Balkarlar, Kalmıklar da Rus olmayan ulusların topraklarının ele geçirilmesi ve kimliklerinin yokedilmesi planının bir parçası olarak sürüldüler.

    Kafkasya'nın Ruslaştırılması

    Rusya'nın soykırıma yönelik sürgün planı, Kuzey Kafkasya'da genel kontrolün güvence altına alınması açısından stratejik bir anlama sahiptir. Zira güneyden gelecek bir saldırıda buralar tampon bölgeydi. Bunun dışında Kuzey Kafkasya halkları Slav olmadıkları gibi Müslüman olmalarının yanısıra Rusya karşıtı ve antikomünisttiler. Bu stratejik nedenden dolayı nüfus soykırımı yalnızca sürgün olarak karşımıza çıkmıyor aynı zamanda sürülen halkların yurtları Ruslaştırılıyordu.

    Ruslaştırmanın gizlenmesi amacıyla diğer bazı uluslar sürülen ulusların ülkelerine yerleştirildi. Çeçen-İnguş ülkesine yalnızca Ruslar değil, Kuzey Osetinler, Avarlar, Darginler ve Ukraynalılar da getirildi.

    Demokrafik yapıya yapılan bu müdahale Kafkasya'nın yerel halkaları arasında bir çatışma zemini de hazırlıyordu.

    Mesela kenar bölgeler Kuzey Osetya'ya katıldı. Bu, gelecekte bağımsızlığın yeniden kazanılması yolunda ortaya çıkabilecek ulusal eğilimlerin gücünü kırmak için bölgesel sorunları tahrik amacıyla yapılmıştı.


    Geri dönüş sancısı

    1953'den sonra Kruşçev, Stalin karşıtı bir siyaset yürütmek zorunda kaldı. Yapılan soykırım Komünist Partisini, dolayısıyla da Rus imparatorluğunu zora sokmuştu. Muhalefetin baskıları karşısında Kruşçev'in kendisini bu dönemden ayrı tutma çabası Çeçen ve İnguş halklarının yurtlarına geri dönebilmeleri yolunu açmıştı.
    Öncelikle aşamalı olarak sürgünlerin büyük bölümünün "kayıtlardan" kurtarılmasına olanak veren talimatlarla işe başlanmıştı.
    1955 Haziranında kendi dillerinde kültürel ve eğitim faaliyetleri gösterebilmelerine izin verilmişti. Onlar ise şeref ve itibarlarıyla birlikte topraklarının da iadesini, özerk cumhuriyetlerinin yeniden kurulmasını talep ediyorlardı. Yaklaşık 30 bin kişi Çeçen-İnguşetya'ya yönetimin izni olmaksızın döndüler.

    Daha sonraları,1956 yılındaki Komünist Partisi'nin XX.Kongresi'nde Kruşçev Karaçaylar, Balkarlar ve Kalmıkların zulme uğradığını itiraf ediyordu. Hatta o zaman, savaş SSCB lehine sonuçlandığından dolayı sürgünlerin gereksiz olduğunu da belirtiyordu. Stalin tarafından bu halklara yöneltilen suçlamaların ve sürgün politikasının yasadışı olduğunu da vurguluyordu.

    Komünist Partisi Merkez Komitesi, 24 Kasım 1956'da Çeçenlerin ve İnguşların ulusal özerkliklerinin yeniden verilmesi kararını aldı.

    9 Ocak 1957'de ise Üst Konsey, Çeçen-İnguşetya'nın RSFSC bünyesinde ÖSSC olarak yeniden kurulmasını karara bağladı. Sınır bölgeler Çeçen-İnguşetya'ya geri verilmedi, ama buna karşılık üç bölge; Kargalin, Naur ve Şelkov bu ülkeye bağlandı. Geri dönüşün dört yıl içinde bitirilmesi gerekiyordu ve M. G. Gayrbekov bunun gerçekleştirilmesiyle görevlendirildi. 1944'den 1956'ya kadar oniki yıl süren Ruslaştırma girişimleri bir dizi sorun yaratmıştı: Başkent Grozni'nin nüfusu 540 bin idi ve 500 bin kişinin de sürgünden dönerek burada yaşaması gerekiyordu. Böylelikle konut sıkıntısı Rus asıllılarla Çeçen ve İnguşlar arasında gerginlik yaratıyordu. 1958'de silahlı çatışmalar başladı ve birçok kişinin yaşamını yitirmesine yolaçtı.

    Geri dönüş operasyonunun tamamlandığına dair bir karar çıkartılmış ancak bu kararda yer alan sürülen halkların toprak bütünlüklerinin korunacağı ve haklarının iade edileceği vaadi yerine getirilmemiştir.

    Fehim Taştekin


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: 1944 Sürgünü

          Kategori: Ermeni Sorunu

          Konuyu Baslatan: AyMaRaLCaN

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 698

    Sinemde yanar dağlar bahçeler bağlar yetim
    Sensizken canım ağlar bensizken memleketim
    Özüme bir kez dokun gör nasıl birisiyim
    Aşka aşıkken bile memleket delisiyim


Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş