Kullanıcı Tag Listesi

Galiçya: Hürmet ve Fatiha Bekleyen Şehitler Coğrafyası 14 Kasım 1914’de resmen savaşa giren Osmanlı 8 cephede savaşmak zorunda kalmıştır. Osmanlı Ordusunun doğrudan alakasının olmadığı Galiçya Cephesi’nde, Rus ordularının büyük kısmını ele geçirdiği Galiçya topraklarından geriye püskürtülmesi için Rusya ile mücadele eden müttefik Avusturya-Macaristan kuvvetlerine yardımcı olmak üzere bizzat Enver Paşanın emri ile 595 subay ve 32.017 erden oluşan Osmanlı 15. Kolordusu iki tümen halinde bölgeye

Bu konu 1542 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Galiçya: Şehitler Coğrafyası 1542 Reviews

    Konuyu değerlendir: Galiçya: Şehitler Coğrafyası

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1542 kez incelendi.

  1. #1
    Aylin's - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.03.09
    Mesajlar
    3.636
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    0
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    916
    @Aylin's

    Standart Galiçya: Şehitler Coğrafyası

    Galiçya: Hürmet ve Fatiha Bekleyen Şehitler Coğrafyası
    14 Kasım 1914’de resmen savaşa giren Osmanlı 8 cephede savaşmak zorunda kalmıştır.
    Osmanlı Ordusunun doğrudan alakasının olmadığı Galiçya Cephesi’nde, Rus ordularının büyük kısmını ele geçirdiği Galiçya topraklarından geriye püskürtülmesi için Rusya ile mücadele eden müttefik Avusturya-Macaristan kuvvetlerine yardımcı olmak üzere bizzat Enver Paşanın emri ile 595 subay ve 32.017 erden oluşan Osmanlı 15. Kolordusu iki tümen halinde bölgeye sevk edilmiştir.*
    Galiçya bölgesine gönderilen subay ve askerler, Çanakkale muharebesinde de mücadele eden imparatorluk sathındaki en yetenekli askerlerinden seçilmiş idiler. Avrupa’da Osmanlı askerî imajının üst seviyede tebarüz etmesi gaye edinilerek askerlerin giysi ve silah donanımları da Osmanlı ordusunun mevcut durumdaki en iyilerinin bir araya getirilmesi ile toparlanmıştı.
    Bu seçkin Osmanlı birlikleri, her ne kadar maharetli asker ve subaylardan müteşekkil olsa da Osmanlı’nın hâkimiyetine hiç girmemiş topraklarda ve başka kumandanların emrinde mücadeleye girişecek idi.
    Kurmay Albay Yakup Şevki (Subaşı) kumandanlığındaki 15. Kolordu Galiçya Bölgesi’ndeki Avusturya kuvvetlerinin komutanı olan General Felix von Bothmer’in emrinde, Çarlık kuvvetlerine karşı mücadele etmek üzere bölgeye yollandılar. 23 Temmuz 1916’da yola çıkan kolordunun tamamı yaklaşık bir ay zarfında aralıklarla cepheye ulaşmış ve bölgeyi bile tanıyamadan birdenbire kendilerini Rus kuvvetleri ile çatışma halinde bulmuşlardır.
    Günümüzde Lviv, Ternopil, İvano-Frankivsk arasındaki bulunan bölgedeki Berejani, Stiri, Druhobiç gibi kasabalarda ve bu bölgedeki Hürrem Sultan’ın da doğduğu köy olan Rogatin gibi köylerde savaş pozisyonu alan Osmanlı 15.Kolordusundaki 100’e yakın subay 2 binin üzerinde asker daha ilk bir ay zarfında şehit düşmüştür.
    Anadolu’dan sürekli yeni birlikler Galiçya Cephesi’ne takviye amacıyla yollanmakla beraber Osmanlı Ordusunun Galiçya Cephesi’nde toplamda şehit, esir ve yaralı ve kayıp sayısının 15.000 civarında olduğu öngörülmektedir. Kayıtlara geçen şehit sayısı ise 4103’tür. Bir bu kadar askerin de hastanelerde veya esaretlerini geçirdikleri yerlerde hayatlarını kaybettiği tahmin edilmektedir.


    İlk şoku atlatan Osmanlı Birlikleri, Rus kuvvetleri ile olağanca şiddetinde mücadele ederken Mart 1917’sinde cephenin kaderini etkileyecek olan Petrograd’daki olaylar patlak verdi. Cephedeki Rus subay ve askerler başkentlerindeki olaylara yoğunlaştı ve Rus ordusu mukavemetini günden güne yitirerek cepheyi boşaltmaya başladı. Böylece Galiçya Cephesi’nde çarpışmalar hafiflemiş ve Osmanlı Ordusu, Mayıs ayı sonunda alınan kararla diğer cephelerdeki kuvvetlere yardımcı olunması için yaz başından Eylül 1917’sine kadar Galiçya’yı boşaltmıştır.
    Muharebeler sırasında bölgede o dönemde çoğunluğu Leh ve Ukrainlerden oluşan halkın ve yerel halktan müteşekkil askeri birliklerin Osmanlı askerine önemli yardımlarda bulunduğunu söylemek gerektir.
    Osmanlı askerinin kışa doğru bölgeye geldiği ve bu coğrafyada kış şartlarının ağır seyrettiği düşünüldüğünde yerel halkın yardımının 15.Kolordunun 1916-17 kışını en az kayıpla kapatmasında mühim rol oynadığı görülür.
    Hatıralardan anladığımız kadarıyla köylülerin Osmanlı askerine karşı herhangi bir taarruzu olmadığı gibi çoğu halde halk, efrada yardım da etmiştir. Kendini farklı bir çevrenin içinde bulunan askerin ilk başlarda bu durumu garipsediği, sonrasında benimsediği, nihayetinde de askerin köy halkına zirai işlerde yardıma kadar uzanan biçimde yerel halk ile dayanışma içine girdiği hatıralardan anlaşılmaktadır.
    Osmanlı askerleri cephede en büyük moral kayıplarını kaybettikleri arkadaşları üzerinden yaşamıştır. Bu bölgede Müslümanlara ait herhangi bir cami ve mezarlık bulunmaması şehit düşen askerlerin bir kısmının siperler etrafında gömülmesini gerektirse de çatışmalar bittikten sonra birçok mezar, Osmanlı mezarlığı olarak ayrılan yerlere nakledilerek defin işlemleri tamamlanmıştır. Şehitlerin bir kısmının da hastanelerde, yollarda, köylerdeki sıhhiye çadırlarında vefat ettiği düşünüldüğünde çarpışmaların cereyan ettiği birçok şehir ve köy mezarlığında Osmanlı askerlerinin gömülü olduğu tahmin edilebilir. Mesela Lviv’deki ünlü Liçakiv mezarlığında Lviv’deki hastanelerdeki tedavi gören askerlerin medfûn olduğunu ünlü Ukrain tarihçi Yaroslav Daşkeviç ifade eder.
    Esir düşen birkaç bin civarında askerin geri çekilen Rus ordusu ile beraber Rusya’nın içlerine, Moskova, Kazan, Sibirya gibi bölgelerdeki kamplara götürüldüğü bilinmektedir. Bu esirlere Rus ordusunda bulunan Müslüman unsurların yardımları olsa da esir askerlerin çoğunluğu bulaşıcı hastalıklar ve açlıktan hayatlarını kaybetmişlerdir.


    Osmanlı askeri şehit düşen arkadaşlarının düzenli bir şekilde dini vecibelere uygun biçimde defin işlemlerinin gerçekleştirilmesine gayret etmiştir.
    Çarpışmalar sona erdiğinde bölgede 20 civarında Osmanlı şehitliğin bulunduğu bilinmektedir. Gerek defin esnasında gerek ise sonrasında, din adamı temini konusunda İstanbul’dan yardım istenmiş, yetersiz olduğu durumlarda da Avusturya Macaristan ordusundaki Boşnak askerlerden imam bulunmuştur.


    Bu 20 kadar şehitlik yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti tarafından da takip edilmiş, Polonya ve Romanya’daki askeri ataşeler eliyle bakımları yapılarak küçük şehitliklerdeki medfûnlar büyük şehitliklere nakledilmeye gayret edilmiştir. Fakat 30’lardan itibaren özellikle de İkinci Dünya Savaşı esnasında şehitliklerin Sovyetler Birliği yönetimi tarafından tahrip edilerek yok olma raddesine getirildiği bilinmektedir.
    İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan 90’lara kadar olan süreçte ise bazı arta kalan anıtların, kitabelerin, mezar baştaşlarının yok edilen şehitlikler civarında bulunduğu yerel halk tarafından bilinse de başvurulacak bir mercinin olmaması ve soğuk savaş şartları şehitliklerin Türkiye tarafının dikkatine gelmesini ertelemiştir. Sonrasında ise bölgedeki üniversitelerde okuyan talebe ve köy sakinlerinin Büyükelçiliğe yazdığı dilekçelerin takibi ve yerel gazetelerde çıkan haberler vasıtası ile Kiev Büyükelçiliği Askeri Ataşeleri bölgelere tetkik gezileri düzenlemiş ve raporlar yazmışlardır.


    Şehitliklerin tespiti için bölgelerde defalarca keşfe çıkıldığı, yerel halk ve tarihçilerle mülakatlar yapıldığı, arşivlerin, gazetelerin taranarak Batı Ukrayna bölgesinde mezar kalıntılarının tespit edildiği 6 yerde şehitlik inşasına başlanmıştır. Şehitliklerin bulunduğu diğer bölgeler için de keşifler yapılmış olmakla beraber bu bölgelerin birçoğundaki naaşların 1920’lerin ikinci yarısında günümüzde tekrar inşa edilen şehitliklere taşındıkları anlaşılmıştır.
    Asırlar boyunca birçok kez kaderleri örtüşen Türkiye ile Ukrayna arasında sürekli artan işbirliği ve karşılıklı güven esasına dayalı samimi işbirliğinin de yardımıyla günümüzde Ukrayna’da, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı tarafından son 8 senede 7 şehitlik inşa edilmiştir.
    1853-56 yıllarındaki Kırım Harbi esnasında şehit düşen Osmanlı askerlerine hürmeten Sivastopol-Bahçesaray Yolu üzerindeki Dergaçi köyü yakınlarında inşa edilen Sivastopol Türk Şehitliğinin yanı sıra Birinci Dünya Savaşı zamanında Galiçya cephesinde savaşan Osmanlı 15. Kolordusunun şehit düşen askerlerine atfen de günümüz Lviv-Ivano Frankivsk-Ternopil üçgenindeki Rogatin, Pukiv, Lopuşnuya, Hutisko, Verkhnaya Lipitsa, Meçişiv ve köylerinde 6 şehitlik inşa edilmiştir.

    Galiçya cephesinde canını veren Osmanlı askerleri bir zamanlar mezarlıklarda ayakta duran kitabelerde aşağıdaki şekilde ifade edildiği gibi ziyaretçilerinden hürmet ve dua beklemektedir…
    “Ey Ziyaretçi! On iki ay düşmanına cansiperane göğüs gerdikten sonra onu kendi vatanına kadar kovan 20. Türk Fırkası’nın aziz şehitlerini hürmetle selamla, vatan için vatanın dışında hayatını veren bu kahramanların ruhlarına Fatiha oku.”

    *Bazı kaynaklar 15. Kolordu mevcudunu 623 Subay ve 21560 asker olarak vermektedir.
    Berat YILDIZ
    T.C. Kiev Büyükelçiliği Kültür Ataşesi
    beraty@bilkent.edu.tr


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Galiçya: Şehitler Coğrafyası

          Kategori: Gazete,Dergi,İnternetten Alıntılar

          Konuyu Baslatan: Aylin's

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1542

    HÜZÜNLER KALDI BENDE...

Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş