Kullanıcı Tag Listesi

Sevgili İnsanlık, Senin gerçek halini en son, Sevgili yle (as) beraber kol kola görmüşler. Merhamet, şefkat, hoşgörü ve sevgi de yanınızdaymış. Zaman zaman bir görünüp bir kaybolsan da o gün bu gündür hiç kimse görmemiş gerçek halini. Bir yerlerde saklanıyorsun, bunu biliyoruz. Koluna girecek dost yürekle arıyorsun belli ki ortaya çıkmak için. Belli ki bir hayli dargınsın bize. Sevgili İnsanlık, Biliyoruz ki şu yaşlı yeryüzü, senin en berrak hâlini Sevgili nin(sas) ışığıyla gördü. Daha

Bu konu 722 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Sevgili İnsanlık, 722 Reviews

    Konuyu değerlendir: Sevgili İnsanlık,

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 722 kez incelendi.

  1. #1
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    921
    @Dygsuz

    Standart Sevgili İnsanlık,

    Sevgili İnsanlık,

    Senin gerçek halini en son, Sevgili yle (as) beraber kol kola görmüşler.
    Merhamet, şefkat, hoşgörü ve sevgi de yanınızdaymış.
    Zaman zaman bir görünüp bir kaybolsan da o gün bu gündür hiç kimse görmemiş gerçek halini.
    Bir yerlerde saklanıyorsun, bunu biliyoruz. Koluna girecek dost yürekle arıyorsun belli ki ortaya çıkmak için. Belli ki bir hayli dargınsın bize.
    Sevgili İnsanlık,
    Biliyoruz ki şu yaşlı yeryüzü, senin en berrak hâlini Sevgili nin(sas) ışığıyla gördü.
    Daha önceleri de görülmüştün, Yusuf(as), Musa(as), İsa(as) ve birçok sevgi dostlarıyla.
    Ama hiç bu kadar güzel tecelli etmemiştin dünyamızda.
    Hep böyle defalarca saklanmışken, defalarca belirmiştin yeryüzünde.
    En son saklandığında yeryüzünde bir mağarada, Sevgili yle (sas) inmiştin dağın zirvesinden insanların arasına.
    İnsanlar sana muhtaçtı çünkü, insanlar sana en fazla muhtaçtı.
    Ve O Sevgili yle (sas) beraber, milyonlarca parçaya bölünerek yerleşmiştin yüreklere.
    Sevgili İnsanlık,
    Biz biliyoruz ki şimdi, sen Sevgili den (sas) önce diri diri toprağa gömülen körpe kız çocuklarının feryatlarıyla terk etmiştin insanları ve de şehirleri.
    Sırtında kırbaçlar şaklayan çaresiz kölelerin iniltileriyle terk etmiştin.
    Alkol kokan, hoyrat şehvet hırıltılarına kulak tıkayarak terk etmiştin.
    Zalimin gürleyişleri, mazlumun inleyişleriyle terk etmiştin bizi.
    Ve daha önceleri sevgili insanlık,
    Yusuf (as)la beraber kuyuya atılmış, Eyyüb la (as) mağaraya sürülmüş, Yunus la (as) balıklara yem edilmiştin.
    Ve her gidişinden sonra; gözyaşlarıyla döndün insanların arasına, bir Sevgilinin kolunda.
    Sevgili İnsanlık,
    İnsanlar zaten seni, Sevgilinin (sas) gözyaşlarında gördüler önce.
    Ve biz gözyaşlarıyla beslendiğini, gözyaşlarıyla büyüdüğünü biliyoruz yüreklerde.
    Ve biz; bir tarafının, bir gözü yaşlıyla sürgünde olduğunu da biliyoruz, şimdilerde.

    Sevgili İnsanlık,
    Şimdilerde sana o kadar muhtacız ki... Hangi mağaranın içinde, hangi kuyunun dibinde, hangi denizin ortasındadır diğer yarın, bilemiyoruz?
    Hani çocukluğumuzda; elma dersek çıkar, armut dersek çıkmazdın orta yere.
    Sevgili İnsanlık,
    Bugünlerde sana muhtacız. Sana en fazla muhtacız bugünlerde. Ne olur ortaya çık da göster bizlere gül cemâlini.
    Ne olur bir gözü yaşlıyla in artık şehirlerimize. Ne olur karakışa dönmüş yüreklere bir sıcaklık getir.
    Masum bir çocuk edasıyla çağırıyoruz şimdi seni.
    Sevgili insanlık,
    Elma diyoruz, ne olur ortaya çık!
    Sevgili İnsanlık,
    Nedendir bu yüreğimdeki inleyişler bilir misin? Bugün yine; acıyı vurmak isterken sapan taşlı çocuklar, acıyla vuruldular.
    Bugün yine, binlerce çocuğun ekmekleri elinden alındı. Bugün yine, yeni doğan binlerce bebeğin beşiğine borç senetleri iliştirildi.
    Ve bugün yine, siyah tenli çocuklar korkuyla baktılar beyaz tenli adamın elindeki silaha.
    Ve bugün yine, sen girmeyesin diye Filistin kentlerini tanklarla kuşattılar. Ve kuyulara betonlar döküldü ve mağaralar bombalandı ve denizler yakıldı sen dönmeyesin diye.
    Sevgili insanlık,
    Bir çocuk masumiyetiyle çağırıyoruz şimdi seni. Elma diyoruz, çık artık!
    Sevgili insanlık,
    Akıllar senden uzaklaşmakta senin yokluğunda.
    Sen biliyorsun ki; sevgi, merhamet, şefkat ve gözyaşının eşlik etmediği bir akıl, et yığınından başka bir şey değildir.
    Şimdi, et yığınlarının inşa ettiği çelik paletler arasında ezilmektedir merhamet.
    Ve merhametin öldüğü bu dünya, kanlı bir dünya oldu.
    Ve gözyaşlarından mahrum bu dünya, kurak bir çöle döndü.

    Sevgili insanlık,
    Gözyaşları sendedir bunu biliyoruz artık. Elma diyoruz, ne olur ortaya çık!
    Sevgili İnsanlık,
    Sen gittin; cimrilik, cehalet, kabalık, budalalık, enâniyet, nefsâniyet, şehvâniyet boy verdi gönül vadilerinde.
    Ayrık otları gibi sardılar ruhları. Ve sevgi, bir kuş gibi uçup gitti beden kafeslerinden.
    Sen gittin; dertsizler dertlileri, sağlıklılar hastaları, zenginler fakirleri, sahipliler sahipsizleri unuttu.
    Sen gittin, büyük balıklar küçük balıkları yuttu. Sen gittin; benlikler nefislere kaptırıldı ve ruhların içi boşaldı.
    Ve benlikler, içi boşalmış ruhlara put olarak dikildi. Ve şimdi insanlar kendi benliklerinin firavunluğunu yaşıyorlar.
    Ve dünün putperestlerinden daha vahim bir durumdalar.
    Sevgili İnsanlık,
    Bizler de sensizlikten düşen payımızı aldık. Elma diyoruz, ne olursun çık artık!
    Sevgili İnsanlık,
    Belki bir yetim yürekte büzülüp kaldın, belki başı okşanası masum bir çocuğun yüreğinde.
    Belki sürgün yemiş gönüllerin içine akıttığı gözyaşlarında saklısın, belki bir kutlunun hüzünlü yüreğinde.
    Yine insanların yüreğindesin, biliyoruz. Ve seni, kavminin Yunus u (as) araması gibi arıyoruz.
    Sevgili insanlık,
    Bir çocuk masumiyetiyle bir kez daha elma diyoruz. Ne olur, dön artık!




    Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
    Hedefe varmayan mızrak utansın!
    Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
    Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
    Eski çınar şimdi Noel ağacı;
    Dallarda iğreti yaprak utansın!
    Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
    Onu sürdürmeyen çırak utansın!
    Ölümden ilerde varış dediğin,
    Geride ne varsa bırak utansın!
    Ey bin bir tanede solmayan tek renk;
    Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!


    Necip Fazıl KISAKÜREK


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Sevgili İnsanlık,

          Kategori: Atış Serbest

          Konuyu Baslatan: Dygsuz

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 722


Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş