Kullanıcı Tag Listesi

http://www.postimage.org/aV1sqxn0.jpghttp://www.postimage.org/aV1ssV1A.jpghttp://www.postimage.org/Pqjw72r.jpg Devrimci Azeri aydın:Nerimanov Azerbaycan’ın büyük devlet adamlarından, yazarlarından, politikacılarından biri olan Neriman Nerimanov, 14 Nisan 1870 yılında yoksul bir ailenin çocuğu olarak Tiflis’te doğmuştur. 1879 yılında başladığı Müslüman Ruhani Okulu’nu 1885 yılında bitirmiş, temel İslami bilgileri bu okuldan almıştır. Aynı yıl Gori şehrindeki Zakafkasya öğretmen

Bu konu 1657 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Neriman Nerimanov 1657 Reviews

    Konuyu değerlendir: Neriman Nerimanov

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1657 kez incelendi.

  1. #1
    Azeribalasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    9.816
    Konular
    3601
    Beğendikleri
    635
    Beğenileri
    102
    Bahsedildi
    1 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Azeribalasi

    Standart Neriman Nerimanov


    [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

    [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

    [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


    Devrimci Azeri aydın:Nerimanov


    Azerbaycan’ın büyük devlet adamlarından, yazarlarından, politikacılarından biri olan Neriman Nerimanov, 14 Nisan 1870 yılında yoksul bir ailenin çocuğu olarak Tiflis’te doğmuştur.
    1879 yılında başladığı Müslüman Ruhani Okulu’nu 1885 yılında bitirmiş, temel İslami bilgileri bu okuldan almıştır. Aynı yıl Gori şehrindeki Zakafkasya öğretmen lisesine girmiş ve 1890 yılında bu okulu bitirerek Borçalı ilçesinin Kızılhacılı köyüne öğretmen olarak atanmıştır. Bu köydeki yaşam şartları Nerimanov’u derinden etkilemiş, köylüler üzerindeki ağa-molla baskısının dayanılmaz ağırlığını hissederek köylülerin yanında yer almıştır. İlk edebi eseri olan “Nadanlık” kitabını yazdığı bu köyden, ağa-molla işbirliği sonucucunda işine son verildiği için ayrılmak zorunda kalmıştır.
    1891 yılında Bakü’ye gelen Nerimanov, özel bir erkek lisesinde edebiyat ve dil öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır. Azerbaycan’ın önde gelen aydınlarının yardımlarıyla, 1894 yılında tüm Doğu aleminde ilk defa bir halk kütüphanesi (okuma salonu) açtı. Bu salon kısa zamanda Bakü’nün ve tüm Kafkasya’nın kültür merkezi haline geldi. Burada ülkenin önde gelen ilim ve fikir adamlarının katılımıyla sosyal, siyasi ve kültürel amaçlı toplantılar yapılmış, yoksul öğrencilere yardım için tiyatro oyunları sahnelenmişti.
    1895-1901 yılları arasında Neriman Nerimanov, öğretmenliğin yanısıra geniş olarak edebi, sosyal ve siyasi faaliyetler de yürütmüştür. O, bu dönemde “Dilin Belâsı” (Şamdan Bey), “Bahadır ve Sona”, “Nadir Şah” adlı eserlerini yazmış ve milli ruhun uyanması için çalışmıştır.
    1902 yılında yüksek öğrenimini yapmak için Odesa Tıp Fakültesi’ne giren Neriman Nerimanov, hocalarının ve öğrenci arkadaşlarının çok kısa zamanda sevgisini kazanmış, liman işçileri arasında sosyalist fikirlerin yayılması için çalışmalar yapmıştır.

    Nerimanov ve Azerbaycan’ın kurtuluşu

    Bakü’de bulunduğu 1895-1901 yılları arasında milliyetçi bir fikir sistemi içerisinde, halkın milli şuurunun uyanmasına yönelik faaliyetler içerisinde bulunmasına karşın, Odesa Tıp Fakültesi yıllarında onun sosyalist-komünist fikirlerle tanıştığını ve bu fikirleri benimsediğini görüyoruz.
    Odesa Tıp Fakültesi’nde okurken, 1905 yılında Bakü’de “Hümmet Sosyal Demokrat” partisine girmiş, İran’ın sosyal demokrat partisi olan “Mücahidin Partisi”nin kurulmasına katılmıştır. 1906 yılında Rusya Sosyal Demokrat Partisi’nin programını Azerbaycan Türkçesine çevirdi.
    1906-1908 yılları arasında devrimci mücadelenin anlaşılması ve yayılması için “Kaspi”, “İrşad”, “Hayat”, “Tekamül” gazetelerinde yazdığı makalelerle büyük gayret gösterdi.
    Tıp fakültesini 1908 yılında bitirdi. Tıp doktoru olarak Bakü Şehir Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Sürüldüğü siyasi çalışmaları yüzünden polis takibine maruz kaldığı için 1909 yılında Tiflis’e kaçtı. Fakat kısa bir zaman sonra Tiflis’teki evi polis tarafından basıldı. Evde bulunan yazılı metinler yüzünden tutuklandı. Mahkeme tarafından yedi ay hapis cezasına çarptırılan Nerimanov, iki yıl müddetle de Astrahan’a sürgün edildi.
    Astrahan’da kaldığı dört yıl zarfında Rusya Sigorta Kurumu’nda doktor olarak çalışmış, edebi ve siyasi faaliyetlerine de devam etmiştir. 1917 yılında “Hümmet” gazetesini çıkarmaya başladı.

    Nerimanov’un Ermeni işgaline karşı mücadelesi


    1918 yılının 30 Mart’ında Bakü’de Müslüman halka karşı, Rus ve Ermeni askerlerin yürüttüğü bir katliam başlatıldı. Neriman Nerimanov, bu katliamın önünü almak için büyük gayret gösterdi. Yazdığı bir makalede askerlerin başı olan Şaumyan’ı şiddetle tenkid ederek “Bu yaptıklarınız Sovyet hakimiyeti için bir kara lekedir. Eğer siz, çok kısa zaman içinde bu kara perdeyi yırtıp bu lekeyi silmezseniz, Bolşevik fikri ve Sovyet hakimiyetinin burada kalması mümkün olmaz.” diyordu.
    1918 yılının Mayıs ayı sonlarında Nuri Paşa komutasındaki Kafkas Ordusu, Bakü’yü Ermeni-Rus işgalinden kurtardı. Daha önce Gence’de faaliyete başlayan Müsavat Hükümeti de Bakü’ye geldi. Sovyet hakimiyeti zor bir duruma düştü ve Neriman Nerimanov Bakü’den ayrılarak tekrar Astrahan’a gitti.
    1919 yılının Temmuz sonlarında Astrahan’da bulunan Nerimanov Rusya Komünist Partisi Merkez Komitesi tarafından Moskova’ya çağrıldı. Nerimanov Lenin’le ilk defa burada görüştü. 1920 yılının Mayıs ayına kadar çeşitli görevlerde bulundu. 1920 yılının Mayıs başlarında Müsavat hükümetinin komünistlerle anlaşarak iktidarı komünistlere bırakmasından sonra, 16 Mayıs 1920 günü Nerimanov Bakü’ye geldi.
    28 Nisan 1920 tarihinden 12 Mart 1922 tarihine kadar Nerimanov Azerbaycan Devrim Komitesi’nin, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Halk Komiserleri Sovyeti’nin, Savunma Şurası’nın başkanı olarak çalıştı. Çok kısa süre (Nisan-Mayıs 1920) dışişleri bakanlığı görevini de üstlendi.
    12 Mart 1922 tarihinde Moskova’ya çağrıldı. Aralık ayının sonunda Moskova’ya gitti. 1923-1925 yılları arasında Moskova’da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Merkezi Komite başkanlarından biri olarak çalıştı.
    19 Mart 1925 akşamı aniden vefat etti. Mart’ın 23’ünde Kızıl Meydan’da Lenin Müzesi’nin yanında Müslüman adetlerine göre toprağa verildi.

    Nerimanov’dan Türk Kurtuluş Savaşı’na destek


    Nerimanov’un iktidarı ele aldığı günlerde (Mayıs 1920) Türkiye Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, en sıkıntılı günlerini yaşıyordu. Ordusu dağıtılmış, silahlarına el konulmuş, tersanelerine girilmiş, adeta eli kolu bağlanmış, boyun eğmesi bekleniyordu. Bu şartlar altında Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatan kadro, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere her türlü yolu deniyor ve bir çıkış noktası arıyordu.
    Mustafa Kemal Paşa, 3 Mayıs 1920 günü Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya yazdığı bir mektupta “Devlette hiç para kalmadı. Şu anda içeride para temin edebileceğimiz bir kaynak da yok. Başka kaynaklardan para temin edinceye kadar Azerbaycan hükümetinden borç para alınmasını temin etmenizi rica ederim” diyordu. Kazım Karabekir Paşa, isteği Azerbaycan hükümetine iletti. Bu istek, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Halk Cumhuriyeti ile Ankara Hükümeti arasındaki ilk resmi temastı.


    Nerimanov’dan Atatürk’e: “Başka kurtuluş yolu yok”

    Nerimanov, 19 Ağustos 1920 tarihinde TBMM başkanlığına bir mektup gönderdi. Nerimanov bu mektubunda, “...Başka kurtuluş yolu yoktur. Müslüman komünistleri sizin amacınıza ulaşmanız için tüm güçleriyle yanınızda olacaklardır. Aksi taktirde ne sizin için ne de bütün doğu milletleri için kurtuluş yolu kalmayacaktır.” diyordu. (Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Cilt 2, shf.430)
    Sağlanan bu ilk resmi temastan sonra Atatürk’le Nerimanov arasında son derece manevi yakınlık, dostluk ve kardeşlik ilişkileri kuruldu. Bu manevi yakınlık Nerimanov’un Türk Kurtuluş Savaşı’na özel bir dikkatle eğilmesine, diplomatik yollarla ve ekonomik araçlarla Türk Kurtuluş Savaşı’na destek vermesine zemin hazırladı.
    Kurulan bu ilişki TBMM hükümeti için çok önemliydi. Çünkü Batılı emperyalistlerle savaş halinde bulunan TBMM hükümetini Batılıların korkusundan hiçbir ülke tanımıyordu. Savaşın yürütülmesi için acil paraya ihtiyaç vardı. Bu ilişki, bu iki önemli hususun kısa zamanda çözümü için ilk basamak olabilirdi.
    TBMM hükümeti derhal faaliyete geçti. 1920 yılının Ağustos ayında TBMM hükümetinin ilk büyükelçisi yazar Memduh Şevket Bey (Esendal) Bakü’ye gönderildi. 1921 yılı Ekim ayında da Azerbaycan’ın ilk büyükelçisi İbrahim Abilov Ankara’ya geldi. Bu durum Ankara’da büyük bir sevincin yaşanmasına sebep oldu. Büyükelçilik binasının açılışında Mustafa Kemal Paşa, Azerbaycan bayrağını bizzat göndere çekti ve kısa bir konuşma yaptı. Mustafa Kemal Paşa bu konuşmasında “Milli sınırlarımız içerisinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz... Milletimiz bu isteğimizin kardeş Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından kabul edilmesinden büyük mutluluk duyuyor. Anadolu halkı Azeri kardeşlerinin gönlünün kendilerinden yana olduğunu biliyor.” diyordu.
    Mustafa Kemal Paşa, 1921 yılında Moskova’ya ikinci TBMM temsilci heyetini göndermeye karar verir. Yusuf Kemal (Tengirşenk), Ali Fuat (Cebesoy), ve Rıza Nur’dan oluşan heyete, önce Bakü’ye gitmelerini, Nerimanov’la görüşmelerini tavsiye eder.
    Heyet Bakü’ye gelir. Nerimanov’la görüşür. Nerimanov onlara bazı tavsiyelerde bulunur ve görünen o ki, ikinci adam Stalin’dir. Lenin’le görüşemezseniz, mutlaka Stalin’i talep edin der. Yanlarına çok güvendiği Behbud Şahtanski’yi verir. Bu arada Nerimanov, Lenin’e bir mektup yazar.
    TBMM heyeti Moskova’ya gitti. Lenin ağır hasta olduğu için onunla görüşemedi. Fakat Nerimanov’un önerisi üzerine Stalin ile görüştüler. Amaçlarına tam olarak ulaşamasalar da isteklerinin çok büyük bir kısmını alarak Ankara’ya döndüler. Dr. Rıza Nur, “Moskova-Sakarya Hatıraları” adlı eserinde hiçbir dış devlet tarafından tanınmayan TBMM hükümetinin Sovyetler tarafından tanınmasını, Nahçıvan meselesinin çözülmesini ve borç para alınmasını başarı olarak yazıyor.
    Şüphesiz ki böyle bir netice alınmasında Nerimanov’un payı oldukça yüksekti. Lenin’e yazdığı mektup, daha sonraki girişimleri bu başarılı sonucun alınmasında önemli yere sahiptiler.


    Azerbaycan’dan Türkiye’ye uzanan kardeş eli


    1921 yılı içinde Nerimanov’un şahsi emri ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Mirza Davut Hüseyinov, kazanılan Birinci-İkinci İnönü Savaşları münasebetiyle çektiği telgrafta “...Kazanılan bu büyük zaferlerden dolayı Türk halkını Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adına kutluyoruz.” diyor ve bu büyük zaferlerin şerefine Azerbaycan halkının yardım için 30 sistern petrol, 2 sistern benzin, 8 sistern kerosin gönderdiğini bildiriyordu.
    Aynı yılın Mayıs ayında Azerbaycan devleti, TBMM hükümetine 62 sistern petrol gönderdi ve bundan sonra savaş bitinceye kadar aynı değerde petrol ve üç vagon dolusu kerosin göndermeyi taahhüt etti. Bu taahhüdün dışında 1922 yılında Batum yolu ile Azerbaycan dokuz bin tondan fazla kerosin ve 350 ton benzin gönderdi.
    Mustafa Kemal Paşa 1921 yılında Nerimanov’a bir mektup yazarak borç para talep etmişti. Bu mektubu 17 Mart 1921 günü büyükelçi Nerimanov’a ulaştırdı. Nerimanov, derhal 500 kg. altın gönderdi. Bunun 200 kg. devlet bütçesine, kalanı ise mühimmat ve silah için kullanıldı. Daha sonra Nerimanov Rusya’dan aldığı 10 milyon altın rubleyi Ankara’ya gönderdi. Bu yardımlarla savaş içindeki ülkenin durumunda belirgin bir düzelme oldu.
    23 Mart 1921’de Azerbaycan hükümeti talep etmediği halde Türkiye’ye Azerbaycan halkının hediyesi olarak 30 sistern petrol, 2 sistern benzin, 8 sistern yağ gönderdi.
    Nerimanov, Mustafa Kemal Paşa’nın yazdığı mektuba yazdığı cevabi mektubunda her gün kazanılan başarılarla Türk halkının emperyalizmden kurtulma günlerinin yaklaştığını, bu yüzden kahraman Türk halkını kutladığını yazıyor ve sonra ilave ediyordu; “Paşam, bizim Türk milletinde kardeş kardeşe borç vermez. Kardeş, her zaman kardeşinin elinden tutar. Biz kardeşiz, her zaman elinizden tutacağız ve tutmaya devam edeceğiz.” (A. Şemseddinov, Kurtuluş Savaşı Yıllarında Türkiye-Sovyetler Birliği Alâkaları, shf.66)
    Kurtuluş Savaşı’nın en tehlikeli günlerinde bir kardeş olarak elini uzatan, elinden gelen bütün yardımı yapan, SSCB içinde Türk Kurtuluş Savaşı’na büyük destek veren Nerimanov’un komünist olsa da Türk olduğundan, Türkçü olduğundan asla şüphemiz yoktur. Bunu kısa bir zaman sonra İleri Yayınları’ndan çıkacak olan Nerimanov hakkındaki kitaplarımızla da Türk milletine gösterebileceğimizi ümit ediyorum.


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Neriman Nerimanov

          Kategori: Azerbaycan Şahsiyetleri

          Konuyu Baslatan: Azeribalasi

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1657

    Dünyanin En Büyük Azeri Mp3 Arsivi. www.azeribalasi.com

Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş