Kullanıcı Tag Listesi

İletişim kazalarına yol açan, sorunların çözümünü engelleyen, doyumlu birlikteliklerin düşmanı önyargılardan söz etmek istedim. Şu cümleleri çok sık duyarız; "Sen çok önyargılı davranıyorsun!" "Eşim bana karşı çok önyargılı davranıyor!"

Bu konu 612 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Önyargıların Prangaları 612 Reviews

    Konuyu değerlendir: Önyargıların Prangaları

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 612 kez incelendi.

  1. #1
    Yaver ARANCI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25.10.08
    Mesajlar
    298
    Konular
    108
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    0
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    462
    @Yaver ARANCI

    Standart Önyargıların Prangaları

    İletişim kazalarına yol açan, sorunların çözümünü engelleyen, doyumlu birlikteliklerin düşmanı önyargılardan söz etmek istedim.


    Şu cümleleri çok sık duyarız;


    "Sen çok önyargılı davranıyorsun!"

    "Eşim bana karşı çok önyargılı davranıyor!"

    "Patronum son olaydan sonra bana çok önyargılı davranmaya başladı!"

    "Ne yaparsam yapayım önyargılarından kurtulup bana doğru bir biçimde davranamıyor!"

    "O olay mutluluğumuza, ilişkimize çok zarar verdi, olaydan ziyade de onda oluşan önyargılar hem kendisine hem de bana zarar veriyor!"

    "Eşimin önyargılarını nasıl ortadan kaldıracağım, hayatımız kabusa döndü!"

    Önyargılar; Özellikle (Evlilik, arkadaşlık, dostluk, iş hayatı gibi) ikili ilişkileri bozup sosyal ilişkilerin gelişimini engelleyen, insanları yalnızlaştıran, ruhsal çöküntülere yol açan, yeterli kişisel başarılara ulaşılmasını engelleyen mücadele edilmesi ve aşılması gereken şeylerdir. Önyargılar düşünsel bazda takıntılar haline de dönüşebilir. Bir yandan önyargılarla mücadele ederken diğer yandan da yeni önyargıların oluşumuna engel olmak gerekir.

    Önyargıların oluşumuna nasıl engel olabiliriz? Öncelikle her duyduğumuza ve okuduğumuza inanmayarak, Bunun yanısıra gördüklerimizi ve düşündüklerimizi de sorgulamak yeni önyargıların oluşumuna engel olabilir.


    Duyguların düşüncelerden kaynaklandığı gerçeğinin ışığında, insanlara yaklaşmamızı ya da onlarla sağlıklı ilişkiler kurmamızı engelleyen, olumsuz duygulara yol açan önyargı dediğimiz şeyin de bir inanç ve düşünce olduğunu belirtmek isterim.


    Nasıl tüm olumlu ya da olumsuz duygular düşünce ve inançlardan kaynaklanıyorsa diğer insanlara karşı yaşadığımız tüm duyguların nedeni de önyargı dediğimiz düşünce ve inançlardır. Önyargıları olumlu ve olumsuz önyargılar olmak üzere iki kategoride düşünmek doğru olur. Önyargı dendiğinde aklımıza hemen olumsuz önyargılar gelir, aslında olumsuz önyargılar kadar olumlu önyargılar da bazen zararlıdır. Önyargılar değişmez gerçeklikler değildir ve sürekli olarak denetlenmeleri ve sorgulanmaları gerekir.


    Önyargılar bazen somut gerçekliklere dayandığı gibi tamamen geçmiş yaşantılarımız ve paradigmalarımızdan da kaynaklanabilir.

    Önyargılar çoğunluk hatalı öğrenmelerden kaynaklanıyor. Yanlış veriler yanlış sonuçlara yol açar. Elimizde somut veriler olamadan yani bilmeden düşünmek çok hatalı bir alışkanlıktır. Bilim ve felsefe kuşku temellidir.

    Düşüncelerimize her zaman biraz kuşku ile bakmalıyız. Unutmayalım her düşünce ve inancımız doğru değildir.

    İnsanlık alemi binlerce yıl dünyanın tepsi gibi düz olduğuna inanmıştı. Yani dünyayı düşünceleriyle düzleştirmişti. Fakat dünya her zaman bir küreydi ve bu gerçeklik hiç değişmedi. Ta ki bir bilim adamı çıkıp bu düşüncenin doğru olmadığını ispatladı o zaman bu düşünce ve inanç değişti ve insanların önündeki önemli bir önyargı kalkıp insanları özgürleştirdi ve keşiflere olanak tanıdı.


    İnsanlar yıllarca yeşilçamın kötü adam karakterlerini gerçek sandı ve o sanatçılar uzun süre ortalıkta özgürce dolaşamadılar. Çünkü insanlar gördükleri ve düşündükleri her şeyin doğru olduğunu sanıyorlardı.

    Uluslar arasındaki husumet ve düşmanlıkların arkasında da aslında birçok olumsuz önyargılar vardır. Mahalle kavgaları, ırk ve mezhep çatışmaları, spor fanatizmi, aşiret çatışmaları , kan davaları gibi birçok çatışmanın da kaynağında önyargılar olduğu bir gerçektir.


    Bazı atasözlerimiz de maalesef olumsuz önyargılarımızın kaynağını teşkil eder. Anne babaların çocukların kulağına fısıldadığı her kelime bir önyargının temel taşı olabilir.


    Önyargılar insanları düşünsel tutsaklığa mahkum edip bazen kendimize bazen de karşımızdaki insanlara karşı olumsuz sonuçlara yol açabilecek davranışlar doğurur. Özgürlük, önyargıların prangasını kırmak düşünsel olarak özgürleşmekle kazanılabilir.

    Şunu unutmamalıyız ki olayları ve insanları olduğu gibi değil çoğunlukla "olduğumuz gibi" görürüz. Bu alışkanlık bizi bazen de realiteden uzak inançlara götürebilir.


    Evlikte mutluğu yakalamaya önemli bir engelde karşı cinse dair önyargılardır. Karşı cinse dair önyargılar zamanla o kadar yerleşik bir hal alabiliyor ki kişi bunun farkına varıp tutsaklıktan kurtulmak için savaş verinceye kadar hem kendine hem de eşine hayatı zindan edebiliyor.

    İnsanlar genelde kelimeler ve resimlerle düşünüyor. Hani deriz ya; "geçmişteki şu olay hala gözümün önünde!". İşte bu görsel kayıtlarda önyargılarımız olarak bizlerin hayatını yönetebiliyor.

    Hepimizde biraz senaristlik vardır. Ortada hiçbirşey yokken çok güzel şeyler hayal eder ve bir süre sonra biz de inanmaya başlarız. Düşündüğümüz herşeyin gerçek olduğunu sanırız. Zamanla bu bireysel olarak yarattığımız zihinsel programlamalar hayatımızda önemli engeller haline gelir.

    Önyargılarımızı ve inançlarımızı sık sık denetleyerek kendimizi onun esaretinden kurtarıp çok daha rasyonel davranışlar ve sağlıklı birliktelikler yaşayabileceğimiz gibi bireysel olarak bizlere pranga etkisi yaratıp gelişimizi ve başarılarımızı engelleyen önemli engellerden kurtulabileceğiz.

    Diyelim ki önyargılarımızın farkına vardık bunlarda nasıl kurtulacağız? Önce bu önyargıya yol açan düşünce ve inançları net olarak ortaya çıkarabilmemiz gerekiyor. Sonrasında da bu düşünce ve inaçları tam bir kuşku ile derinlemesine sorgulamamız gerekiyor. Bunların içinde rasyonel olmayanların çoğunlukta olduğunu görebileceksiniz.


    Bundan sonra işimiz kolaylaşıyor. Bu irrasyonel cümlelerin yerine rasyonel cümleleri bulup zihnimize yerleştirmek bundan sonraki aşamadır. İrrasyonel düşüncelerin esaretinden kurtuldukça yaşamınızda size sorun yaratan şeylerin sorun olmaktan çıktığını görebileceksiniz.

    Zihinsel özgürlüğünüzü kazanmanız size mutluluğa ulaşma anlamında yeni ufuklar açacaktır.


    Bülent BUDAK
    İstanbul
    Psikolog / Psk.Danışman


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Önyargıların Prangaları

          Kategori: Psikoloji

          Konuyu Baslatan: Yaver ARANCI

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 612


Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş