Kullanıcı Tag Listesi

Mevlevilik felsefesi, 800 yılı aşkın bir süredir “Sema” ile gelecek kuşaklara taşınıyor. Felsefenin öncüsü Mevlana'nın ilahi aşka kavuşması, her yıl Aralık ayında 15 gün kesintisiz süren törenlerle kutlanıyor. http://www.thy.com/images/skylife/12-2008/996/43_996011.jpg Geçtiğimiz yıl, 15 gün süren “Mevlana Vuslat Yıldönümü” kutlamaları, yani “Şeb-i Aruz” törenlerinin yapıldığı Konya Mevlana Kültür Merkezi, izleyiciler tarafından tıka basa dolmuştu. Sema gösterisi öncesi, musiki konserleri

Bu konu 1681 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Mevlevi Felsefesinin Elçileri....SEMAZENLER 1681 Reviews

    Konuyu değerlendir: Mevlevi Felsefesinin Elçileri....SEMAZENLER

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1681 kez incelendi.

  1. #1
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    920
    @Dygsuz

    Standart Mevlevi Felsefesinin Elçileri....SEMAZENLER

    Mevlevilik felsefesi, 800 yılı aşkın bir süredir “Sema” ile gelecek kuşaklara taşınıyor. Felsefenin öncüsü Mevlana'nın ilahi aşka kavuşması, her yıl Aralık ayında 15 gün kesintisiz süren törenlerle kutlanıyor.


    Geçtiğimiz yıl, 15 gün süren “Mevlana Vuslat Yıldönümü” kutlamaları, yani “Şeb-i Aruz” törenlerinin yapıldığı Konya Mevlana Kültür Merkezi, izleyiciler tarafından tıka basa dolmuştu. Sema gösterisi öncesi, musiki konserleri verilmiş, Ankara Üniversitesi Farsça öğretim görevlisi Dr. Halil İbrahim Sarıoğlu Mevlana'nın ünlü eseri Mesnevi'den alıntılar ile etkili bir konuşma yapmıştı. Ardından aynı metni İran, Tacikistan, Afganistan gibi Farsça konuşulan ülkeler için kendi dillerinde aktarmaya başladı. Salondan konuşma boyunca coşkulu alkışlar yükseldi. Binlerce insan uzak ülkelerden Konya'ya, Şeb-i Aruz'a katılmaya gelmişti anlaşılan. Salonda uzak diyarlardan gelen, anadili Farsça olan insanların yanı sıra Avrupa ve özellikle Uzakdoğu'dan da birçok yabancının bulunması Mevlana ve Sema törenlerinin dünya çapında gördüğü ilginin küçük bir ispatı gibiydi.




    Mevlana'ya yönelik ilgi, her yıl artarak devam ediyor. Mevlana'nın doğum günü 30 Eylül olmasına karşın, ölüm tarihi olan 17 Aralık'ta yapılıyor “kutlama”. “Düğün gecesi” anlamına gelen Şeb-i Aruz günü, “Mevlana'nın ilahi aşkı olan Allah'a kavuşması”nı ifade ediyor. Şeb-i Aruz, anlamına geliyor. Bu tarihten onbeş gün önce, Konya Mevlana Kültür Merkezi'nde günde iki defa sema gösterileri yapılmaya başlanıyor. Şeb-i Aruz gününde de bu gösterilerin sonuncusu gerçekleştirliyor. Semazenler, geleneksel ve kutsal rutinleri sonrasında semaya başlıyorlar. Sema ederken sağ ellerini yukarıya, sol elerini de aşağıya bakacak şekilde çeviriyorlar. Bu duruş, Mevlana'nın "Allah'tan aldıklarını kendisine mal etmeden halka ulaştırmasını ve kendisinin bedenen önemsizliğini ” temsil ediyor.





    Mevlana, küçük yaşlardayken babası Alim Şeyh Bahaddin Veled ile Moğol istilası sonucu, bugünkü Afganistan'ın Belh şehrinden zorunlu göç ederek Selçuklu başkenti Konya'ya yerleşti. Babasından ve dönemin alimlerinden aldığı eğitimle, manevi yolculuğuna bu şehirde başladı. Dönemini ve sonrasını etkisinde bırakacak felsefesini yine bu şehirde geliştirdi. Mevlevilik, Mevlana'dan sonra oğlu Sultan Veled ve torunu Ulu Arif Çelebi tarafından Mevlana'nın felsefesi etrafında oluşturulmuş bir tarikattı. Mevleviler, Allah'a ulaşmak için musiki ve semadan oluşan bir zikir ayini yapardı. Başlangıçta sema ayinleri düzensizdi; belirli kuralları olmadan içten geldiği gibi icra edilirdi. Mevlana tarafından da Konya çarşısındaki Kuyumcu Selahaddin'in dükkanından gelen çekiç seslerine uyarak, spontane ve kuralsız yapılan sema daha sonraları disipline edildi ve 15. yüzyılda son şeklini aldı. Günümüz Türkiye'sinde sema törenleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'ndaki sema grubu tarafından gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra başka şehirlerde ve ülkelerde de mevlevihaneler mevcut. Ayrıca bir kuruma bağlı olmadan belirli bir ücret karşılığı gösteri mahiyetinde sema eden gruplar da söz konusu.





    Konya Türk Tasavvuf Müziği Sema Grubu'ndan Semazen Nuri Yılmaz, eskiden bir haftalık olan Şeb-i Aruz sürecinin on beş güne çıkmasının kendilerini fiziksel olarak yorduğunu söylüyor. Konya'da, bakanlığa bağlı kadrolu semazenlerin çoğunluğu elli yaş civarında. Nuri Bey, yaklaşık otuz yıldır sema ediyor ve bu ayinin bünyeye bağlı olmak koşuluyla altmış yaşına kadar yapılabileceğini söylüyor. Konya'da kadrolu olarak sema grubunda görev alan bir postnişin (dede), bir semazenbaşı ve on üç de semazen mevcut. Bunun dışında, kadrosu bulunmayan yirmi semazen de gösterinin büyüklüğünden dolayı dışarıdan kadroya dahil oluyorlar. Kadrolu semazenlerin dışındaki semazenler, geçimlerini sağlamak için yapılan bağışları kabul etmek durumundalar. Bu ücrete “niyaz” deniliyor. Sema etmek dışında geçimlerini sağlamak için ayrıca başka meslekler icra edenler de var.




    Günümüzde Semazen olmak için ilk koşul, Mevleviliğe gönül vermek ve bunun için kendini yetiştirmek. Ayrıca semanın teknik eğitimi de gerekiyor elbette. Sol ayak başparmağı, ortası çivili bir metrekarelik bir tahtaya sıkıştırılıyor ve bu şekilde 2-5 ay sema eğitiminden geçiyor adaylar. Küçük yaşta eğitime başlamak, sema tekniğini öğrenmek açısından daha avantajlı olabiliyor.




    Sema töreni öncesi kulisteki hazırlıklar tam bir ahenk içerisinde telaşsız ve özenli bir şekilde gerçekleşiyor. Semazenler gösteriden yaklaşık bir saat önce soyunma odalarında giyinmeye başlıyorlar. İçlerine giydikleri kıyafetlerden sonra sıra; tennure (beyaz elbise), kuşak, siyah hırka ve sikkeye (başa giyilen) geliyor. Her parça öpülüp başa konulduktan sonra giyilebiliyor. Ayrıca tennure eteğini sabitlemek için, diğer bir semazen ya da postnişin tarafından semazenin beline kalınca beyaz bir ip bağlanıyor. Bu sırada semazen iki elini arkadan ensesinde kavuşturarak ayakta duruyor. Daha sonra kısa bir sema gerçekleştirilerek kıyafet test ediliyor. Kulisteki tören öncesi hazırlık yapan semazenler, saygılı ve alçakgönüllü oldukları kadar neşeliler de. Soyunma odasında bir yandan ruhani bir hava hüküm sürerken bir yandan da fıkralar, espriler eksik olmuyor.




    Konya grubunun Başsemazeni Fahri Özçakıl, semayı kâr aracı haline getirenlerden yakınıyor. 1973 yılında on iki yaşında semazenliğe başladığı dönemden 1991 yılına kadar geçen süre içerisinde hiçbir geliri olmadan fedakârca girmiş bu yola. Günümüzde sırf ticari amaçla otellerde, düğünlerde, eğlence ortamlarında zikir yapmanın uygun olmadığını belirtiyor ve ekliyor: “Mevlevilik tarikat anlamında faaliyette değildir. Bizler, sadece Mevlevilik kültürünün 'Sema ayini' safhasını aslına uygun olarak yapma gayreti içerisindeyiz. Biz, Hz. Mevlana'nın zikrinin taklidini yaparak onun gibi Allah'a ulaşmak için niyazda bulunuyoruz.”






    Konya'daki Semazenler, inandıkları bir geleneği yaşatmanın gururu içerisinde, yaptıkları gösterinin öneminin bilincindeler. 800 yılı aşkın bir süredir Mevlevilik felsefesi, semayla gelecek kuşaklara taşınıyor. İhtiyaç duyduğumuz hoşgörü eksikliğine ilişkin “Ne olursan ol gene gel” diyen Mevlana öğretilerinin söyleyecek sözü var. Bu sözün duyulduğu bir dünyanın yakın olduğunu umuyor, en azından hayalini kuruyoruz.





    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Mevlevi Felsefesinin Elçileri....SEMAZENLER

          Kategori: Tasavvuf

          Konuyu Baslatan: Dygsuz

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 1681


Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş