Kullanıcı Tag Listesi

GECE VE GÜNDÜZÜN YAŞAM İÇİN ÖNEMİ Atmosfer gerek fonksiyonları gerekse kimyasal bileşimiyle yaşam için zorunlu mükemmel bir örtüdür. Güneş çok farklı dalga boylarında ışığı yayar. Ancak bu dalga boylarından sadece çok dar bir aralık yaşam için gerekli olan ışığı içerir. Ve bu noktada önemli bir mucize görülür; atmosfer öyle bir yapıya sahiptir ki sadece yaşam için gerekli olan aralıktaki ışığın geçmesine izin verirken yaşam için zararlı olan X ışınlarını gama ışınlarını ve diğer zararlı tüm

Bu konu 759 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Gece Ve Gündüzün Yaşam Için önemi 759 Reviews

    Konuyu değerlendir: Gece Ve Gündüzün Yaşam Için önemi

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 759 kez incelendi.

  1. #1
    Emine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.08.08
    Mesajlar
    20.681
    Konular
    10867
    Beğendikleri
    10
    Beğenileri
    77
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    1 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Emine

    Standart Gece Ve Gündüzün Yaşam Için önemi

    GECE VE GÜNDÜZÜN YAŞAM İÇİN ÖNEMİ

    Atmosfer gerek fonksiyonları gerekse kimyasal bileşimiyle yaşam için zorunlu mükemmel bir örtüdür. Güneş çok farklı dalga boylarında ışığı yayar. Ancak bu dalga boylarından sadece çok dar bir aralık yaşam için gerekli olan ışığı içerir. Ve bu noktada önemli bir mucize görülür; atmosfer öyle bir yapıya sahiptir ki sadece yaşam için gerekli olan aralıktaki ışığın geçmesine izin verirken yaşam için zararlı olan X ışınlarını gama ışınlarını ve diğer zararlı tüm ışınları emer ya da geri yansıtır. Yaşam için son derece önemli olan bu seçilimden sorumlu olan atmosfer tabakası ise kimyasal formülü O3 olan "ozon tabakası"dır. Ozon tabakasının evrendeki diğer 1025 adet farklı dalga boyuna sahip ışın cinsi arasından yalnızca yaşam için gerekli 4500 - 7500 A0 aralığındaki görünür ışığı geçirmesi bizim için özel tasarlanmış bir mucize olduğunun göstergesidir. Eğer atmosfer bu aralıkta bulunan ışığı geçirmeseydi veya bu ışıkla birlikte farklı dalga boylarındaki ışıkları da geçirseydi yeryüzünde canlılık kesinlikle oluşamazdı. Bu canlılığın oluşması için gereken yüzbinlerce koşuldan sadece bir tanesidir ve bu koşulların tamamının eksiksiz olarak oluşması canlılığın tesadüfen meydana gelmesinin kesinlikle imkansız olduğunu gösterir.
    Farklı dalga boyundaki ışıklar farklı renkler demektir.


    Gördüğümüz bütün renkler belirli bir dalga boyuna ve frekansa sahiptir. Örneğin kırmızının dalga boyu mordan uzundur. Bizim renkleri görebilmemizin sebebi ise gözlerimizin bu hassas dalga boylarını algılayacak ve beynimizin de bunları yorumlayacak şekilde yaratılmasından kaynaklanır.


    Işığın dalga boyu "nanometre" adı verilen bir birimle tanımlanır. Bir nanometre ise metrenin milyarda birine eşittir. Örneğin kırmızının dalga boyu 770 koyu morun ise 390 nanometredir. Ancak bu o kadar küçük bir birimdir ki insanın gözünde canlandırabilmesi kesinlikle imkansızdır. Bu ışıkların bir de frekansları vardır. Bu frekans "hertz" veya saniyedeki devir sayısıyla ölçülür. Bir devir ise dalganın en üst ve en alt noktası arasındaki mesafedir. Işık saniyede 300.000 km yol alır. Eğer dalga boyu daha küçük ise fotonlar aynı sürede daha fazla mesafe kat etmek zorunda kalırlar.


    Buraya kadar anlatılan özelliklerden anlaşılacağı gibi bitkinin kullandığı ışık çok özel bir yapıya sahiptir. Bu ışık hem atmosferde hassas bir elekten geçirilerek süzülür hem bizim algılayamayacağımız kadar küçük bir mesafe aralığında hareket eder hem de bilinen en büyük hıza sahiptir. Ayrıca hem dalga olarak hem de foton denilen tanecikler şeklinde hareket ettiği için maddeleri oluşturan atomlara çarparak kimyasal reaksiyonlara sebep olma özelliğine de sahiptir.


    Bu kadar kompleks bir yapıya sahip olan ışık büyük mesafeler katedip bitkiye ulaştığında özel bir anten sistemi tarafından algılanır. Bitkide bulunan bu anten sistemi o kadar hassas bir yapıya sahiptir ki sadece bu çok küçük bir dalga aralığında bulunan ışığı yakalayacak ve bu ışığı işleyecek sistemleri başlatacak şekilde yaratılmıştır. Eğer ışık herhangi başka bir değere hıza veya frekansa sahip olsaydı pigment (bitkinin anteni) bu ışığı göremeyecek ve işlem daha başlamadan sona erecekti. Pigment ve ışık arasındaki uyum çok sık karşılaştığımız özel yaratılış örneklerindendir. Örneğin kulak ve ses dalgası göz ve ışık besinler ve sindirim sistemi gibi sayısız uyumlu yaratılış örneği mevcuttur. Ne ışık kendi dalga boyunu ayarlar ne de pigment algılayabileceği ışık boyunu seçme şansına sahiptir. Açıktır ki ikisi de bu sistem için özel olarak yaratılmışlardır.
    (alıntı harun yahya gece-gündüz mucizesi)


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Gece Ve Gündüzün Yaşam Için önemi

          Kategori: Coğrafya

          Konuyu Baslatan: Emine

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 759


Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş