Kullanıcı Tag Listesi

HAK İLE SABIR DİLEYİP BİZE GELEN BİZDENDİR. AKIL VE AHLÂK İLE ÇALIŞIP BİZİ GEÇEN BİZDENDİR. "AHİLİK" AHİLİK VE ORTAK DEĞERLER Ülkemizde toplumsal ve siyasal bir sıkıntı baş gösterdiğinde hemen her ağızdan koro halinde ortak değerler hatırlatılır. Bin yıldan beri Anadolu halkının bir arada ve kardeşçe yaşadığı söylenir. Söylenir de bu ortak değerlerin ne olduğu bilinmez. Tabi ortak değerlerin nasıl oluştuğu da�Bazı yazarlar bu oluşumu gizli güçlere bağlarlar. Bazıları da laf ebeliği

Bu konu 1108 kez görüntülendi 4 yorum aldı ...
Ahilik Haftası 1108 Reviews

    Konuyu değerlendir: Ahilik Haftası

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1108 kez incelendi.

  1. #1
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    920
    @Dygsuz

    Standart Ahilik Haftası

    HAK İLE SABIR DİLEYİP BİZE GELEN BİZDENDİR.
    AKIL VE AHLÂK İLE ÇALIŞIP BİZİ GEÇEN BİZDENDİR.
    "AHİLİK"



    AHİLİK VE ORTAK DEĞERLER

    Ülkemizde toplumsal ve siyasal bir sıkıntı baş gösterdiğinde hemen her ağızdan koro halinde ortak değerler hatırlatılır. Bin yıldan beri Anadolu halkının bir arada ve kardeşçe yaşadığı söylenir. Söylenir de bu ortak değerlerin ne olduğu bilinmez. Tabi ortak değerlerin nasıl oluştuğu da�Bazı yazarlar bu oluşumu gizli güçlere bağlarlar. Bazıları da laf ebeliği yaparlar. Bu bazen tarihi doğru okuyamamaktan bazen de tarihi bilincinde olmamaktan kaynaklanır.



    En son �Karagöz ve Hacivat neden öldürüldü� filminin yapımcıları Ahileri ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında yaşanan olayları yanlış yorumlayarak Ahileri menfaatçi, fırsatçı ve ahlaksız olarak göstermiştir.



    Ahilik, toplumda yaşayan herkesi birbirine yaklaştıran, kaynaştıran, dost edindiren ve dayanışma kurulmasını sağlayan bir olgudur. Ahiler şunu çok önceden fark ettiler. Bir toplumda, fertleri birleştiren müşterek kıymetler ve bağlar kurulmadığı veya sahip olunan değerler kayıp edildiğinde, görünüşteki bütünlüğe rağmen, birliğin bozulacağı, içten içe parçalara ayrılacağı bilincindeydiler. Orta çağda Avrupa'da din ve mezhep çatışmalarının Anadolu'ya sıçramasını önlemek için dil, din köken farkı gözetmeksizin, hiç kimsenin inancına karışmayan bir çalışma ortamı hazırladılar. Yani onlar, Bir toplumda ortak değerler korundukça birlik ve beraberliğin devam edeceğini biliyorlardı. Bu konuşmamızın asıl amacı da bu birlikteliği hatırlatmaktır. Toplumu birbirine bağlayan bu önemli bağların, nasıl bir araya getirildiğini; Ahiliği okudukça ve özümsedikçe daha iyi anlayacağız.

    Bir toplum ortak değerlerini korudukça birlik ve beraberliği devam eder. Türklerin Anadolu'da 1000 yıldan fazla bir süre içinde varlığını korumasındaki sır, Ahilik anlayışı içerisinde toplumun yalnız bir grubunun değil bütün katmanlarının bu değerlere saygı göstermesi, ona içten bağlanmasıdır.

    Bu bağda bireyler arasında ayrıcalık gözetilmez, herkese eşit davranılır. Burada ölçü, hak ve adalettir. Bir kimse hak ettiğinden ne fazlasını ne de eksiğini alır. Bununla birlikte, toplumda sosyal tabakalaşma oluşabilir, yani kimi zengin kimi fakir olabilir; ama ikisi arasında ki fark çok fazla olmamalıdır.



    Bir bakıma Ahilik orta tabakanın oranca yüksek olduğu bir düzeni kurarken, asıl amaç toplumun top yekûn kalkınmasıdır. Buna bir örnek verecek olursak; Ahilik sistemini benimseyen Osmanlı Devleti'nde orta tabakayı temsil eden nüfus, zengin ve yoksulların toplamından daha fazladır. Değerli tarihçimiz Halil İnalcık'ın araştırmaları ve bu konudaki tespitleri, tezimizi desteklemektedir.



    Ahilik zenginliğe karşı değil, şımarıklığa, israfa, tembelliğe ve miskinliğe karşıdır. Yani maddi zenginlik, manevi zenginlikle birlikte olmalıdır. Bu duygunun pekişmesi sonucunda, zenginler; halkın ihtiyacı olan bazı tesisleri; yol, köprü, vakıf ve zaviye denilen konuk evleri kuruyor, kazancının büyük bir bölümünü bu yolda harcıyorlardı. Toplumun ihtiyaçlarını göz önünde bulunduranlar, ondan herhangi bir çıkar beklemeyenler, halk yanında değil kıskançlık; çok büyük saygı görüyor, zenginliği de doğal karşılanıyordu.

    Ahilikte, çalışan herkes kendi kazancıyla yaşamaya alışmıştı. Üretmeden, çalışmadan üleşmek mümkün olmadığı gibi, gayri ahlâki bir usulle para kazanma ve zengin olma yolları da kapalı idi. Çalışmak ve üretmek, alın teri ile kazanmak Ahilikte bir � ahlak � kuralı hâlini almıştı. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalı idi.

    Ahi kendi kendine yeterli insan olmalıdır. Kimseye yük olmayacak kendi elinin ekmeği ile ayakta kalacak; bununla da kalmayacak ekmeğini herkesle paylaşabilecektir. Ahilik halkın sırtından geçinenlere, haksız kazanca, hileli işlere, hele hele bir köşeye çekilip Tembel tembel oturanlara karşı çıkmış, onlarla mücadele etmiştir.

    Ahilik düzeninde, iş ve meslek ahlâkını mecburi kılan kurallar geliştirilmiştir. Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hak ettiğinden fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde �hırs� ve bencillikten uzakta durmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka bir pîr 'den, üstattan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için herkese saygı, sevgi göstermek, Ahiliğin mutlaka uyulması gerekli görülen, âhlak ve görgü kurallarını oluşturuyordu.

    Bu kurallar, Ahileri, tekke ve türbelerde çöreklenen, el açıp halkın kutsal duygularını sömüren, başkaların sırtından geçinmeyi alışkanlık haline getiren, çalışmayı, kazanmayı küçük gören zümrelerden ayırt etmektedir. Orta Çağ tarihi bu tür zümrelere karşı mücadele çağıdır. Ne yazık ki bu zihniyetin kökü tam olarak kurutulamamış, zaman zaman nüksetmiştir. Ancak, halkın yararına hizmet veren, iyi niyetli, fakat zararı kendine olan zümreleri diğeriyle de bir tutulmamalıdır. Zira onlar herkesin anlayamayacağı hak aşıklarıydı. (Alperenlerdi)



    Büyük Yunus birlikten dirlik doğacığını şu veciz sözlerle ifade etmiştir.

    �GELiN CANLAR BİR OLALIM, DİRİ KALALIM.�



    Galip Demir,


    AHİ KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA VE EĞİTİM VAKFI BAŞKANI


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Ahilik Haftası

          Kategori: Atış Serbest

          Konuyu Baslatan: Dygsuz

          Cevaplar: 4

          Görüntüleme: 1108


  2. #2
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    920
    @Dygsuz

    Standart


    AHİLİKTE DOKUZ DERECE
    Ahilik de 9 dereceli bir sisteme dayanır. Her kapı üç dereceyi içerir. Bu dereceler şöyle sıralanır:

    1. Yiğit,

    2. Yamak,

    3. Çırak,

    4. Kalfa

    5. Usta,

    6. Nakip,

    7. Halife,

    8. Şeyh

    9. Şeyh ül Meşayıh.




    AHİLERİN AHLAK DIŞI SAYDIĞI ŞEYLER

    Ahilerin ahlak dışı saydığı, ahiyi ahilikten çıkaran şeyler şunlardı:

    1. İçki içen,

    2. Zina işleyen

    3. Münafıklık, dedikodu ve iftira eden

    4. Gururlanan, kibirlenen

    5. Merhametsizlik eden

    6. Kıskanan

    7. Kin besleyen

    8. Sözünde durmayan

    9. Yalan söyleyen

    10. Emanete hıyanet eden

    11. Kişinin ayıbını örtmeyen, bu ayıbı yüzüne vuran

    12. Cimrilik, eli sıkılık eden
    13. Adam öldüren kişiler örgütten atılırdı.
    Konu Dygsuz tarafından (14.10.08 Saat 06:37 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    920
    @Dygsuz

    Standart

    AHİLİK KURUMUNUN DOĞUŞU
    Türklerin Anadolu’da karşılaştıkları sosyal ve ekonomik sıkıntılarına çözüm getirmek ve yerli Bizans ekonomisine karşı rekabet edebilmek ihtiyacından doğan özgün bir kuruluştur. Önceleri Anadolu’daki Türk esnaf, sanatkar ve üreticiler birliği olarak faaliyette bulunan örgüt, sonraları toplumun tüm katmanlarını içine almıştır.

    AHİ EVRAN
    Ahilik teşkilatının kurucusu, iktisatçı, filozof Ahi Evran’ dır.Ahi Evran 1171’de Azerbaycan’ın Hoy kasabasında doğdu. İlk tasavvuf terbiyesini Hoca Ahmet Yesevi’den, ilmini de Fahreddin-i Razi’den almıştır. 1205 yılında Kayseri’ye giden Ahi Evran daha sonra Konya, Denizli ve Kırşehir’e gelerek Ahi birliklerinin teşkilatlandırılmasını sağlamıştır.



    AHİLİĞİN DOĞUŞU

    Selçuklular döneminde devlet adamlarının tabiat bilimlerine ve felsefeye ilgi duymaları bilim adamlarını bu alanda eserler vermeye ve fikir üretmeye yönlendirmiştir. Bu alandaki çalışmalar bilimin iş alanında uygulanması ve insanların bilimden yararlandırılması düşüncesinin doğmasına vesile olmuştur. Bilimin işe dönüştürülmesi ön plana çıkmıştır. Ahi teşkilatı Anadolu’da tabiat ilimleri alanındaki çalışmaların ışığında kurulmuştur. Kuruluş amacı ilmi çeşitli sanat alanlarında uygulamaya koyarak toplumun bundan yararlandırılmasını sağlamaktır. Ahi Evran “Letaif-i Hikmet” adlı eserinde Ahiliğin kuruluş feksefesini şöyle ifade etmektedir: “Allah insanı medeni tabiatlı yaratmıştır. Bunun anlamı şudur: Allah insanı yemek, içmek, giyinmek, evlenmek, mesken edinmek gibi çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk gibi bir çok meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi demircilik ve marangozluk da bir takım alet ve adevatla yapılabildiği için bu alet ve adevatı tedarik için de çok sayıda insana ihtiyaç vardır. Böylece insanın (toplumun) ihtiyaç duyacağı bütün sanat kollarının yaşatılması gerekir.bu halde toplumun bir kesiminin sanatlara yönelmesi ve her birinin belli bir sanatla meşgul olması gerekir ki toplumun bütün ihtiyaçları görülebilsin Bir çok insanın bir arada çalışması sanatkarlar arasında rekabet ve münazaaya sebep olabilir. Çünkü bunların her biri kendi ihtiyacına yönelince menfaatler çatışması ortaya çıkar. Karşılıklı hoş görü ve affetme olmadığı zaman münazaa ve ihtilaf zuhur eder. o halde bu insanlar arasındaki ihtilafı halledecek kanunlar koymak gereklidir. Toplum çeşitli sanat kollarını yürüten insanlara muhtaç olduğuna göre bu sanatların her birini yürüten çok sayıda insanların belli bir yerde toplanmaları ve sanatkarların her birinin kendi sanatlarıyla meşgul olmaları sağlanmalıdır ki toplumun bütün ihtiyaçları görüle bilsin.” Ahilik ve ahilik teşkilatı bu düşüncelerin uygulamaya koyulmasının tabii bir sonucu olarak doğmuş ve gelişmiştir.

  4. #4
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    920
    @Dygsuz

    Standart

    AHİLİĞİN ÖNDE GELEN ALTI İLKESİ

    Ahiliğin önde gelen altı ilkesi

    1. Elini açık tut

    2. Sofranı açık tut

    3. Kapını açık tut

    4. Gözünü bağlı tut

    5. Beline sahip ol

    6. Diline sahip ol.

  5. #5
    Dygsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    10.861
    Konular
    3298
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    920
    @Dygsuz

    Standart

    Ahi Ahlâkını Meydana Getiren Kurallar
    Burgazi fütüvvetnamesi’nde Ahi ahlâkını meydana getiren kurallar şöyle sıralanmaktadır.

    1- Ahiler birkaç iş veya sanatla değil, yeteneklerine en uygun olan tek bir iş veya sanatla uğraşmalıdır.

    2- Ahinin emeğini değerlendirecek ve onurunu koruyacak bir işi, özellikle bir sanatı olmalıdır.

    3- Ahi doğru olmalı, emeğiyle hak ettiğinden fazlasını kazanma yoluna sapmamalıdır.

    4- Ahinin işinin ve sanatının geleneksel pîrlerinden kendi ustasına kadar bütün büyüklere içten bağlanmalı, sanatında, davranışlarında onları örnek almalıdır.

    5- Ahi bilgi sahibi olmalı, bilginleri sevmeli, onlara karşı küçük düşmemeli, aldığı bilgileri yerinde ve zamanında kullanmalıdır. 13. yüzyılda Burgazi tarafından kaleme alınan Burgazi’nin Fütüvvetnamesi’ni, daha sonra diğerleri takip etmiştir. Ahi ahlâkını meydana getiren fütüvvet kuralları, öğrencilere anlayacakları tarzda öğretilirdi.

    Bu kurallar;

    1-İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,

    2-İşinde ve hayatında doğru, güvenilir olmak,

    3-Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,

    4-Sözünü bilmek, sözünde durmak,

    5-Hizmette ayrım yapmamak,

    6-Yaptığı iyilikten karşılık beklememek,

    7-Güler yüzlü olmak,

    8-Tatlı dilli olmak,

    9-Hataları yüze vurmamak,

    10-Dostluğa önem vermek,

    11-Kötülük edenlere iyilikte bulunmak,

    12-Tevazu sahibi olmak,

    13-Hiç kimseyi azarlamamak,

    14-Anaya ve ataya hürmet etmek,

    15-Dedikoduyu terk etmek,

    16-Komşularına iyilik etmek,

    17-İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzlü yapmak,

    18-Başkasının malına hıyanet etmek,

    19-Sabır ehli olmak,

    20-Cömert, ikram ve kerem sahibi olmak,

    21-Daima hakkı kullanmak,

    22-Öfkesine hakim olmak,

    23-Suçluya yumuşak davranmak,

    24-Sır saklamak,

    25-Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek,

    26-İçi, dışı, özü, sözü bir olmak,

    27-Kötü söz ve hareketlerden sakınmak,

    28-Mahiyetinde ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek.

    (...)
    Yukarıda sadece bir kısmına yer verdiğimiz Ahiliğin 124 altın kuralı vardır.
    Kaynak:
    [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş