Kullanıcı Tag Listesi

http://www.imagee.net/upload/files/2010-11/cf5820d6.jpg ana Aşkı Anlatamam Bana "Aşk!" dedi… Bir an düşündüm. Neydi aşk, nasıl bir şeydi? Dilden dile dolaşıyordu ama benim kapımı hiç çalmamıştı ki aşk… Bir an garip bir şekilde utandım. Bilmediğimi söylemek istedim. Sonra "Aşk..." dedim, sustum. Bir an düşündüm. "Hadi," dedi. "Tarif et. Sence aşk nedir?" Bana göre aşkın mekanı yoktu. İlk önce "Annemin kolları," dedim "aşk."... "Yok," dedi. "...o, şefkat."… "Peki," dedim, "...ya

Bu konu 791 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
Sana Aşkı Anlatamam 791 Reviews

    Konuyu değerlendir: Sana Aşkı Anlatamam

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 791 kez incelendi.

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.991
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    628
    @Vuslata Hasret

    Standart Sana Aşkı Anlatamam

    [

    ana Aşkı Anlatamam

    Bana "Aşk!" dedi… Bir an düşündüm. Neydi aşk, nasıl bir şeydi?

    Dilden dile dolaşıyordu ama benim kapımı hiç çalmamıştı ki aşk… Bir an garip bir şekilde utandım. Bilmediğimi söylemek istedim. Sonra "Aşk..." dedim, sustum. Bir an düşündüm.

    "Hadi," dedi. "Tarif et. Sence aşk nedir?" Bana göre aşkın mekanı yoktu. İlk önce "Annemin kolları," dedim "aşk."... "Yok," dedi. "...o, şefkat."… "Peki," dedim, "...ya babam?". "O da değil. O, merhamet."… "Ya evlat?" dedim… "O, emanet." dedi…

    Gittikçe merak etmeye başlamıştım aşkı… "Peki," dedim, "...ya doğa içine hapis olduğumuz dünya?"… Gülümsedi. "Yok," dedi. "Doğa, mûcizedir. Hapsolduğun dünya ise, sorumluluklarındır…"

    "Bu yüzden mi hem mûcizeye bakarken şükredip, dünya hapsinde ise o dört duvar arasında sıkışıp çıkış ararken bu kadar yoruluruz?" diye geçirdim içimden…

    Ama bir türlü yakamı bırakmıyordu o ses ve sorularına devam ediyordu… Kulaktan kulağa dolaşıyordu aşk. Ama herkes, bir başka söylüyordu. "Çeşitleri olmalı..." dedim… Gözlemlemeye başladım etrafımı. Hikâyeleri daha dikkatli dinlemeye başladım… Kararımı vermiştim. Ben, aşkı öğrenecektim… Birden efsane aşklar canlandı gözümde. Neden o kadar acı çekmişlerdi acaba? O zamanlar aşka uzanmak, daha mı zordu? Belki de bu yüzden efsane olmuşlardı. Mecnûn, deli olacak kadar sevmişti Leylâ'sını… Ya Kerem ile Aslı? Aşkları yüzünden yanarak ölmüşlerdi… Ama en çok beni düşündüren ve etkileyen, Tahir ile Zühre oldu, neden bilmiyorum... Sanırım aşkı en iyi anlatan hikâye olduğu için... Çünkü aşkın engelleri vardı demek ki… Tahir, ölür. Zühre de dayanamaz, Rabbine yalvarır ve ölür arkasından. Ama Arap köle, yine rahat bırakmaz onları. O da ölür arkalarından..Zühre'nin mezarında bir beyaz gül fidanı biter…Tahir'in ise kırmızı gül fidanı. Ama yine de kavuşamazlar. Çünkü aralarında bir de kara çalı bitmiştir… Her yıl keserler, yine biter. Bir kara çalının aşkı bitirmeye gücü yeter miydi!…

    "Evet, evet..." dedim. "Aşk, engelli ve acı bir şey olmalı." Gülümsedi o ses. "O yüzden mi" dedi "korkuyorsun?". "Korkmak mı? İnsan, bilmediği bir şeyden korkar mı ki?"

    Gerçek aşkı bilen var mıydı acaba... Ne Leylâ'dan dinleyebilirdim, ne Aslı'dan, ne de Zühre'den... İş, başa düşmüştü yine.

    Etrafıma bakarken aşkın abartılı hâlini görmeye başlamıştım… Biri, "Aşığım," diyordu, "...ama güvenmiyorum."… Diğeri, "Aşığım, çok seviyorum. Ama o beni seviyor mu, bilmiyorum."…Bir diğeri, "Bana yalan söylediğini biliyorum; ama ne yapayım, çılgınlar gibi aşığım."… Anlamıştım, bu aşk dedikleri şey, belirsiz bir şeydi… Ya da netleşecek kadar aşık olunamıyordu… Çok seviyorsan, belki de karşılık beklemediğin bir şeydi…

    O nedenle mi merak edilirdi aşk… Hep duymuştum... İçimde bir boşluk var. Bir türlü dolmuyor. Bir tek aşk mı doldurur ki bu boşluğu? "Yine de bir yerlerde bir şeyler var." diye düşündüm. Belki de mecâzî aşk yolundan gerçek aşk yoluna bir geçişti aşk…

    Türlü sınavlardan geçiyordu… Tabiî ki en büyük aşk, "İlâhî Aşk"tı; ama o "İlâhî aşk"ın içinde bize hediye edilen duygulardı bunlar, "İlâhî Kat" tarafından…

    En büyük aşk sınavını ise Hz. Yusuf ile Züleyhâ vermiş olmalı… Bir peygamber, büyük nefs sınavından geçmişti… Hem sabır etmiş, hem de Züleyhâ'ya Rabbin yollarını açmıştı bu aşk… Yusuf, Züleyhâ'nın çektiği aşk acısının farkında olmadı belki de. Vakit gelene kadar bu aşkta sadece Rabbine sığındı Züleyha, farkında olmadan. Bir hikmet olmalıydı içinde.

    Demek ki aşk, sabırdı. Ancak gerçek anlamda aşkına sabredersen kazanıyordun hakkıyla…

    Düşündüm yine, insanın gerçek aşkı bulması için ağır sınavlar mı vermesi gerekiyordu? Ya da aşkta isim tanımlaması mı gerekiyordu? İnsan, kendi gibi sevme hakkına sahip olamaz mıydı?

    Her bir aşk hikâyesi, bir başka soruların kapılarını açıyor ve o üç harfin içinde koskocaman bir hazinenin gizlendiğini çıkarıyordu ortaya… Hazine bulmak, kolay değildi… Ne diyordu Şems; "Gerçek hazineler, yıkıntılar arasında bulunur…" Elini uzattığında hemen ulaştığın değildi. Demek ki aşk, emek edip derinlerden o hazineye ulaşmaktı… Yıkıntılar arasında canın yanarak geçmekti aşk… Ve gerçek değerini bulana kadar aramakla bulunmayacağı kesindi…

    Aşk, gerçekten hak ettiğin zaman hiç beklemediğin anda karşına çıkan bir duygu olmalıydı… Ne bir günde ne de bir ömürde öğrenilecek bir şeydi… Yaşam boyunca şekil değiştirip kendini ancak emek karşılığında tanıtacak kadar gizemliydi… "Bu yüzden, gerçek aşkların değerleri bilinmedi belki de..." dedi yine o ses içimden… Evet, evet. Sihirli kelime, buydu. Gerçek aşklar, yıkıntılar arasında ise; onlara ulaşmak zor olduğu için yüzeysel yaşanıyordu…

    Bayağı yol gelmiştim aşkın tanımlamasını ararken; ama daha çok uzun yolum olduğunu biliyordum… Bu yüzden son sözümü söyledim sessizce bana durmadan o soruyu soran sese:

    "SANA AŞKI ANLATAMAM… ÇÜNKÜ KENDİM BİLMİYORUM…"

    Sadece öğreniyorum… En küçük ayrıntısından…

    Bircan M



    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Sana Aşkı Anlatamam

          Kategori: Atış Serbest

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 791

    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş