Kullanıcı Tag Listesi

36. Ulusal Hematoloji Kongresi 3 - 7 Kasım Tarihlerinde Glorıa Golf Otel Kongre Merkezi, Belek-Antalya'da Yapıldı Türk Hematoloji Derneği tarafından hematoloji alanında Türkiye'de düzenlenen en geniş kapsamlı kongre olan "36. Ulusal Hematoloji Kongresi", 3 – 7 Kasım 2010 tarihleri arasında Gloria Kongre Merkezi, Belek- Antalya'da gerçekleştirildi. Kan bilimi konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde uzman konuşmacıların katıldığı kongrede, kan biliminin her geçen gün gelişen tıpta

Bu konu 1083 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
36. Ulusal Hematoloji Kongresi Yapıldı 1083 Reviews

    Konuyu değerlendir: 36. Ulusal Hematoloji Kongresi Yapıldı

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1083 kez incelendi.

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.991
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    628
    @Vuslata Hasret

    Standart 36. Ulusal Hematoloji Kongresi Yapıldı

    36. Ulusal Hematoloji Kongresi 3 - 7 Kasım Tarihlerinde Glorıa Golf Otel Kongre Merkezi, Belek-Antalya'da Yapıldı




    Türk Hematoloji Derneği tarafından hematoloji alanında Türkiye'de düzenlenen en geniş kapsamlı kongre olan "36. Ulusal Hematoloji Kongresi", 3 – 7 Kasım 2010 tarihleri arasında Gloria Kongre Merkezi, Belek- Antalya'da gerçekleştirildi. Kan bilimi konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde uzman konuşmacıların katıldığı kongrede, kan biliminin her geçen gün gelişen tıpta yerini sağlamlaştırdığı ve öneminin gittikçe arttığı günümüzde, hematoloji bilimi her yönüyle masaya yatırıldı. Kongre, Türkiye'deki hematoloji uzmanlarıyla birlikte yurtdışında görev yapan Türk bilim adamlarına da ev sahipliği yaptı. 700'ü aşkın katılımcının takip ettiği kongrede 134 konuşmacı ve 62 oturum başkanı görev aldı. 2 paralel salonda 6'ı Uluslararası olmak üzere 18 oturum, 9 Uydu Sempozyum, 15 BAK Toplantısı, 8 Sözlü Sunu Oturumu gerçekleştirildi.

    GELECEĞİN İLAÇ VE ORGAN YENİLEME ÇALIŞMALARINA BİR IŞIK "iPS"

    Bir hastanın somatik hücrelerinden indüklenmiş pluripotent kök (iPS) hücre elde edilmesi, organ rejenerasyonu için immünosüpresyona gereksinim duymadan bir temel oluşturmuştur. Bununla birlikte, iPS hücrelerin diferansiye soylarının bir hayati organın yetersizliğini etkili bir biçimde geri çevireceği kanıtlanmamıştır. Burada, iPS hücreden türeyen hepatositlerin karaciğer rejenerasyonu için gerekli olan fonksiyonel ve proliferatif kapasiteye sahip olup olmadığı fumarilasetoasetat hidrolaz eksikliği olan farelerde incelenmiştir. Rasgele genomik integrasyondan ileri gelen ön yargılardan kaçınmak üzere, virüssüz oluşturulan iPS hücreler kullanılmıştır. iPS hücrelerden türemeyen hepatositler ile kompensasyonu önlemek adına, tüm hepatositlerin iPS hücresinden türediği yanılsamalı fareler oluşturulmuştur. iPS hücrelerin kendiliğinden farklılaşarak, tam karaciğer fonksiyonu sağlayan tamamen matür hepatositlere dönüştüğü in vivo analizlerde gösterilmiştir. iPS hücreden türeyen hepatositler, normal hepatositlere özgü proliferatif kapasiteleri tekrarlamış ve transplantasyonu ve üçte iki kısmi hepatektomiyi takiben karaciğeri canlandırabilmiştir. Dolayısıyla, hızlı ve stabil karaciğer rejenerasyonu için, klinik olarak kabul edilebilir şekilde elde edilen iPS hücrelerin kullanımının uygun olduğu elde edilen sonuçlarla kanıtlanmıştır.

    EVDE ÖLMEK HEM HASTALAR HEM DE YAKINLARI İÇİN DAHA HUZURLU OLUYOR

    Boston, Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nden Dr. Alexi Wright yaptığı bir çalışmasında evde hasta bakımının sadece madde değil, fiziksel ve ruhsal acıyı da azalttığını belirtmiştir. Eğer hastalar yoğun tedavinin hayat standartlarını etkileyeceğinden haberdar olsalar ve bu seçimin sevdiklerine de ölümden sonra etki edeceğini bilseler farklı seçimler yapabilirler. Her ne kadar kanserli hastalar evde ölmeyi tercih etsede %36sı hastanede, %8 i yoğun bakım ünitesinde ölüyor.

    Kanser hastalarının evde daha huzurlu biçimde öldüğü ve hastabakıcıların da duygusal olarak bunu daha iyi sonuçlandırdığı araştırmacılar tarafından bildirmiştir. Araştırmacıların 13 Eylül tarihinde Klinik Onkoloji Dergisinde online olarak yayınladıkları rapora göre, evde yapılan tedavi bakımı, yalnızca para tasarrufu değil, aynı zamanda fiziksel ve duygusal acı tasarrufuna da neden olur. Boston'daki Dana-Farber Kanser Enstitüsü başyazarı Dr. Alexi Wright ve meslektaşlarının raporuna göre; "Yoğum bakım ünitesi veya hastanede ölen kanserli hastalar, daha fazla fiziki ve duygusal acı yaşayarak, yaşamlarının sonunda daha kötü bir yaşam kalitesine sahip olur".

    Dr. Wright, "Hastalar, daha agresif bakımın yalnızca yaşam kalitelerini değil, aynı zamanda ölümlerinden sonra sevdiklerini de etkileyebileceğini farkına varırsa, farklı seçimler yapar" açıklamasını yapmıştır.

    Dr. Wright, hastalar Yoğun Bakım Ünitesi'nde öldüğünde, yakınlarına post-travmatik stres bozukluğu (PTSD) teşhisi konma olasılığının beş katına çıktığını tespit etmiştir. PTSD, Yoğun Bakım Ünitesi'nde ölen hastaların hastabakıcılarının %21'inde gelişirken; evde ölen hastaların bakıcılarının %4.4'ünde gelişmiştir.

    Hastanede ölen hastaların aileleri ve sevdiklerinin, altı aydan daha fazla süren yoğun, etkisizleştirici keder şekli olan uzatılmış keder bozukluğu yaşamaları daha olasıdır.

    Evde yapılan bakım tedavisi, acı çekmenin hafifletildiği anlamına gelir ancak geçen ay gerçekleştirilen en az bir çalışmada kanserli hastaların biraz daha uzun yaşamasına yardımcı olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, maliyeti kanser hastalarını hastanede tedavi etmekten çok daha azdır.

    ASPİRİN'İN YENİ BİR MUCİZESİNE DAHA TANIK OLUYORUZ

    Dünya genelinde bakteriyel enfeksiyonlar hastalıkların en büyük nedenlerden biridir. Dünya çapında yaklaşık 23 milyon kişi bakteriyel enfeksiyonlar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Önlenmesi ve yönetimi için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Yeni tedavilerde, antibiyotiklerin keşfedilmesine odaklanılmıştır ancak bu durum, Yaygın bakteriyel patojenlerde antimikrobiyal ilaç direncinin artışı göz önünde bulundurulduğunda sorun teşkil etmektedir. Son zamanlarda, enfekte olmuş konakçının kalıtsal ve / veya adaptif bağışıklık korumasını artıran immünomodülatör ajanların belirlenmesine özen gösterilmektedir. İngiltere'de bulunan Londra Üniversitesi'nden Stables ve arkadaşları tarafından insan ve hayvan deneklerin üzerinde gerçekleştirilen mevcut çalışmada, bakteriyel enfeksiyonlarla ilgili olduğunda söz konusu immünofarmakoloji paradigması geliştirilmektedir. Söz konusu çalışmada, aspirin biyolojisi içerisinde bir çözümün bulunabileceği öne sürülmektedir.

    D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ LENFOMADA BAŞARIYI AZALTIYOR MU?

    D Vitamini yetersizliği Hodgkin Dışı Lenfoma gibi bazı kanser görülme sıklığıyla ilişkilendirilmiştir. Son araştırmalar gösteriyor ki, Vitamin D yetersizliği bazı kanserlerde erken tanıyla ilişkilendirilebilinir.
    Vitamin D yetmezliği, Amerika Birleşik Devletler'de Yaygın olup, Hodgkin Dışı Lenfoma da dâhil olmak üzere bazı çalışmalarda daha yüksek kanser insidansına bağlı düşük düzeylerdedir. Son zamanlarda elde edilen verilerde, Hodgkin Dışı Lenfoma'ya ilişkin herhangi bir veri bulunmamasına karşın vitamin D yetmezliğinin bazı kanserlerde ikinci derecede prognozla ilişkilidir.

    EN SIK GÖRÜLEN LÖSEMİ TİPİ "KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİ"

    Kronik lenfositik lösemi (KLL), yeni tedavilerin alt sınıflandırması ve geliştirilmesindeki hızlı ilerlemeler nedeniyle, gitgide kompleks bir hastalık haline gelmiştir. Moleküler remisyonlu sağlıklı hastaların yaklaşık olarak %40'ında tam remisyon elde etmek mümkündür. Diğer yandan, birçok hasta 70 yaşın üzerinde olup, agresif tedavi kullanımını engelleyen eşzamanlı hastalıklara sahiptir. Ayrıca, monoklonal B hücreli lenfositoz, multipl myelomadaki M-GUS'a kıyasla, birçok olguda overt hastalığı ilerleten özel bir entiti olarak kabul edilmektedir. Klinik, biyolojik ve moleküler etmenler de aynı zamanda hastaların KLL'nin kesinlikle tedavi edilmemesi gereken erken safhalarında daha iyi tanımlanmasına yardımcı olmuştur.

    ULUSAL TANI VE TEDAVİ REHBERİ 2010 ÇIKTI

    "Lösemi, Lenfoma ve Miyeloma'da Tanı ve Tedavi Ölçütlerinde Uzlaşı Çalıştayı" 21-23 Mayıs 2010 tarihinde Bolu'da başarı ile gerçekleştirildi. Birincil amacı ülkemiz pratiğine yönelik bir rehber hazırlamak olan bu çalıştayın belirli aralıklarla güncellenmesi ve hematolojinin diğer alanları için de yapılması düşünülmektedir. 2010 çalıştayının ilk basamağı

    Marmaris'te "Hematolojik Onkolojide Güncelleme" programı ile yapıldı.

    Güncellenmiş bilgiler ile rehber oluşturmamız daha kolaylaşmış oldu. THD Bilimsel Alt Komitelerince yürütülecek olan çalıştay programı Lenfoma, Miyeloma, Akut Lösemiler, Kemik İliği Yetersizliği, Pediatri ve Kronik Miyeloproliferatif Hastalıklar-KML oturumları olarak düzenlendi. Çalıştayın amaçları arasında öncelikli olanı ülkemizde hematolojik onkolojik olgulara standart bir yaklaşım sağlamak, ayrıca eğitim görmekte olan genç arkadaşlarımızın eğitimine katkıda bulunmak, Sağlık/Sigorta otoritelerinin kullanabileceği bilimsel-gerçekçi ve uygulanabilir bir rehber oluşturmak ve hazırlanan rehberle medikolegal sorunların çözümüne katkıda bulunmaktır. Bu amaç doğrultusunda Marmaris'te güncelleme toplantısı ile başladığımız yolun sonunda bu eseri yarattık. Akut lösemiler, lenfoma, miyeloma, kronik miyeloproliferatif hastalıklar, kemik iliği yetersizliği ve kemik iliği nakli alt komiteleri erişkin ve pediatrik tanı ve tedavi rehber taslağını oluşturduktan sonra taslaklar bir ay süre ile web sayfamızda eleştiri ve düzeltmeler için kaldı. Daha sonrasında yeniden gözden geçirilip, basıldı.

    2011 yılının Mart ayında Selim Hematoloji konusunda güncellenme toplantısı ardından Tanı ve Tedavi Rehberi hazırlamaya yönelik çalıştay yapılacaktır.




    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: 36. Ulusal Hematoloji Kongresi Yapıldı

          Kategori: Engelliler İçin Özel Bölüm

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 1

          Görüntüleme: 1083

    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

  2. #2
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.991
    Konular
    4272
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    2
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    628
    @Vuslata Hasret

    Standart

    TÜRK HEMATOLOJİ OKULU (THO) PROGRAMI

    Türk Hematoloji Derneği, 2008-2009'da uygulamaya koyduğu Türk Hematoloji Okulu (THO) Programı ile yan dal uzmanlık sınavını (YDUS) kazanan hematoloji araştırma görevlilerine temel hematoloji eğitimi veriyor. THO, hiçbir maddi destekçi arayışında olmadan tümüyle dernek olanakları ile düzenlenmekte. Üç yıl sürecek bu programın, hematoloji yan dal öğrencilerinin bilimsel açıdan temel hematoloji eğitimi alması ve sosyal olarak da birbirlerini tanıma ve tartışma ortamları olması gibi temel hedefleri vardır. THO tümüyle ders havasında geçmekte, öğrencilerin eğitimine çok önem verilmektedir. Bu okulda birbirleri ile kaynaşan genç akademisyenler Milli Takım ruhu yaratabilmek yolunda önemli adımlar attılar. En son sekizincisi başarı ile tamamlanan okul katılımcılar tarafından yoğun ilgi görmektedir.

    HEKİMLERE YÖNELİK TEMEL VE GÜNCEL HEMATOLOJİ EĞİTİMİ (HEKHEP)

    Hedefi ülkemizde hematoloji eğitiminin düzeyinin yükseltilmesi ve ulusal boyutta standardize edilmesi olan Türk Hematoloji Derneği, bu amaca yönelik olarak hematolog bulunmayan illerde "Hekimlere Yönelik Temel ve Güncel Hematoloji Eğitimi" kursunu ülkemizin değişik bölgelerinde düzenlemektedir. 2010 yılında başlayan projenin ilk durağı Sinop olmuştur. Aile hekimleri ile pratisyen hekimlere yönelik bu program ile hematolojinin temel kavramları güncellenmektedir.

    HEMATOLOJİK HASTALIKLAR GENEL TANITIM VE BİLGİLENDİRME KAMPANYASI

    Amacı yurttaşlarımızın hematolojik hastalıklarla ilgili bilinç düzeylerini arttırmak ve toplumda kan hastalıkları ve kan hastalıkları doktoru ile ilgili daha doğru bir algılama oluşturabilmek için bu hastalıkların erken tanınmasının ve tedavisinin önemine vurgu yapmak olan "Hematolojik Hastalıklar Genel Tanıtım ve Bilgilendirme Kampanyası" hedefine ulaştı. 3 Haziran 2010 tarihi ile başlayan kampanya için hazırlanan web sayfasını (
    [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
    ), 27 farklı ülkeden 15.000 kullanıcı ziyaret etti.

    HASTA KILAVUZLARI YAYIMLANDI

    Hasta ve hasta yakınlarına yönelik yapılan Hematolojik Hastalıklar Genel Tanıtım ve Bilgilendirme Kampanyası çerçevesinde Türk Hematoloji Derneği Bilimsel Alt Komiteleri ile ortak hazırlanan hasta bilgilendirme kılavuzları, bilimsel ve Türkçe düzeltmeler sonrası basıldı. [
    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş