Güneydoğu Anadolu Bölgesi En küçük coğrafi bölge olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi yer şekilleri ve Buna bağlı olarak yerleşme ve ekonomik özellikler açısından iki bölüme ayrılmıştır. Bunlar, Orta Fırat Bölümü ve Dicle Bölümü’dür. Bölgeyi bölümlere ayıran sınır Karacadağ volkan konisinden geçer. Yer şekilleri Yer şekilleri sade olan bölgede yükseltisi fazla olmayan ova ve platolar geniş yer kaplar. Dağlar : Bölgenin kuzey kesiminde Toros dağ sırasının güney yamaçları uzanır. Burada

Bu konu 1089 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
Güneydoğu Anadolu Bölgesi 1089 Reviews

    Konuyu değerlendir: Güneydoğu Anadolu Bölgesi

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1089 kez incelendi.

  1. #1
    İstanbullu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.11.10
    Mesajlar
    495
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    Thanked 1 Time in 1 Post
    Tecrübe Puanı
    266
    @İstanbullu

    Standart Güneydoğu Anadolu Bölgesi

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi

    En küçük coğrafi bölge olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi yer şekilleri ve Buna bağlı olarak yerleşme ve ekonomik özellikler açısından iki bölüme ayrılmıştır. Bunlar, Orta Fırat Bölümü ve Dicle Bölümü’dür. Bölgeyi bölümlere ayıran sınır Karacadağ volkan konisinden geçer.

    Yer şekilleri

    Yer şekilleri sade olan bölgede yükseltisi fazla olmayan ova ve platolar geniş yer kaplar.

    Dağlar : Bölgenin kuzey kesiminde Toros dağ sırasının güney yamaçları uzanır. Burada asıl Toroslar ile onun önünde ikinci bir kıvrımlı dağ kuşağı uzanır. Bölgenin ortasında 1938 m yükseltiye sahip sönmüş Karacadağ Volkanı yer alır. Bölgenin batısında ise Gaziantep Platosu üzerinde yükselen Kartal Dağları önemli yükseklik oluşturur.

    Ovalar : Karadağ’ın batısında Altınbaşak (Harran), Ceylanpınar ve Birecik ovaları yer alır. Dicle nehri ve kollarının toplandığı Diyarbakır Havzası’nda fazla geniş olmayan ancak çok verimli bir ovaya geçilir.

    Platolar : Karacadağ’ın batısındaki Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman platoları Fırat ve kolları tarafından derin bir şekilde yarılmıştır. Karacadağ’ın doğusu ise daha engebeli bir yapı gösterir. Bu bölümün güneyinde Mardin-Midyat Eşiği yer alır.

    Akarsular ve Göller

    Akarsular

    Bölgenin iki önemli akarsuyundan biri olan Fırat, kaynağını Doğu Anadolu Bölgesi’nden alır. Bölgede ise Toroslar’dan gelen Kahta ve Karadağ’dan gelen küçük akarsularla beslenir. Güneydoğu Toroslar’ın güneye bakan yamaçlarından birçok kol halinde çıkan Dicle Nehri ise bölgenin diğer önemli akarsuyudur. Her iki akarsu da Basra Körfezi’ne sularını boşaltır.

    Göller

    Bölgede doğal oluşumlu göl yoktur. Ancak Fırat ve Dicle üzerinde kurulmuş baraj gölleri bulunmaktadır. Bölgenin ve ülkenin en büyük baraj gölü olan Atatürk Barajı bu bölge sınırları içindedir.

    İklim

    Denizden uzak olduğu için sıcaklık bakımından karasal iklim özellikleri görülür. Kışlar oldukça soğuk olup, en çok yağış bu mevsimde düşer. Yaz mevsimi ise enlemin, karasallığın ve güneyden esen çöl rüzgarlarının etkisiyle çok sıcak ve kurak geçer. Buharlaşma şiddeti çok fazla odluğundan yaz mevsiminin en kurak geçtiği bölgedir. Ayrıca batıdaki Gaziantep Yöresi’nde belirgin olarak Akdeniz ikliminin ektileri görülür.

    Doğal Bitki Örtüsü

    Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır. İç Anadolu bozkırlarına göre çok fakirdir. Bölgede antropojen bozkırlar da geniş yer kaplamaktadır. Ormanların en az alan kapladığı bölge olan Güneydoğu Anadolu’da mevcut ormanların büyük bölümü de tahrip edilmiştir. Toros Dağları eteklerinde görülebilen ormanlar ise kuraklık nedeniyle çok zayıftır. Dicle Nehri boylarında yer yer kavak ve söğüt toplulukları görülür.

    Nüfus ve Yerleşme

    Nüfusu en az olan bölgemizdir. Ancak doğum oranının yüksek, yüzölçümünün küçük olması nüfus yoğunluğunun fazla olmasına neden olmuştur. Orta Fırat Bölümü ve özellikle Gaziantep Yöresi yoğun nüfuslanmıştır. Yağışın azaldığı düzlüklerde nüfus azalır. Bölgede ekonomik gelişmenin yavaş olması, terör olayları gibi nedenlerden dolayı göç veren bir bölgedir. Ayrıca mevsimlik işçi göçleri de olmaktadır.

    İller

    Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin, Siirt, Şanlıurfa

    Ekonomik Özellikler

    Tarım

    Tarım halkın temel geçim kaynağıdır. Tarım arazisi geniş olmasına karşın kuraklık nedeniyle tarımın en önemli sorunu sulamadır. Tarım topraklarının çok parçalı, tarım işletmelerinin küçük işletmeler şeklinde olması tarımsal verimi düşürmektedir. Tarım alanlarının üçte biri nadasa alınmaktadır. G.A.P. (Güneydoğu Anadolu Projesi) ile birlikte sulu tarım alanları genişlemekte, nadas arazisi azalmakta, tarım ürünü çeşitliliği artmaktadır.Kaynakwh webhatti.com:

    Tarım Ürünleri

    Buğday : Bölgedeki tarım alanlarının yarısından fazlasında buğday ekilir. En fazla ekim alanına sahip Şanlıurfa’yı Diyarbakır izler.

    Arpa : Bölgede yetiştirilen diğer önemli tahıl olan arpa, en fazla Şanlıurfa, Siirt ve Adıyaman’da yetiştirilir.

    Pamuk : Bölgede en fazla ekilen endüstri bitkileri arasında yer alan pamuk, halen sulanmakta olan Akçakale ve Gaziantep’te yetiştirilir.

    Kırmız Mercimek : Kuraklığa dayanıklı bir baklagildir. Türkiye üretiminin tamamına yakınını bu
    bölge sağlar. En çok Şanlıurfa ve Gaziantep’te yetiştirilir.

    Susam : Az bir alanda ekimi yapılmaktadır. Ancak üretimi bölge için önem taşır.

    Çeltik : Siverek’te yetiştirilmektedir.

    Antep Fıstığı : Bölgenin karakteristik ürünüdür. Üretimin % 90’ı bu bölgede gerçekleşir.

    Üzüm : Özellikle Gaziantep çevresinde bağcılık gelişmiştir. Üretilen üzüm yaş olarak tüketilmesinin yanı sıra pekmez, pestil ya da içki yapımında kullanılır.

    Zeytin : Akdeniz ikliminin etkileri görülen Gaziantep yöresinde Kilis ve Islahiye çevresinde yetiştirilir.

    ütün : Sulama ile birlikte ekim alanları genişlemektedir. Üretimde Adıyaman ve Batman önde gelir.

    Sebze : Sulanabilen alanlarda domates, biber, patlıcan gibi çeşitli sebzeler yetiştirilmektedir.

    Meyve : Bölgenin karpuz üretiminde ayrı bir yeri vardır. Özellikle Diyarbakır çevresinde ağırlığı 20 kg’ı aşan karpuz yetiştirilmektedir.

    Hayvancılık

    Bölgede hayvancılık önemli bir ekonomik faaliyettir. Bölgenin doğal özellikleri ve gelenekleri hayvancılığın gelişmesine zemin hazırlamıştır. Bitki örtüsünün bozkır olması nedeniyle küçükbaş hayvancılık yaygındır. Bölgede en çok koyun yetiştirilir. Koyundan sonra en fazla yetiştirilen kıl keçisidir ve Toros Dağları eteklerinde otlatılır. Ayrıca Toros Dağları’nda arıcılık yapılmaktadır.

    Ormancılık

    Kuraklık nedeniyle ormanların en az bulunduğu bölgedir. Toroslar’ın eteklerinde bulunan ormanlar da çok zayıftır. Bu nedenle bölgede ormancılık gelişmemiştir.

    Madenler ve Enerji Kaynakları

    Madenler : Bölge maden bakımından zengin değildir. Gaziantep, Islahiye ve Kilis’te krom ve bakır yatakları bulunur. Kilis-Gölbaşı’nda fosfat çıkartılır. Ayrıca Toros Dağları’nda krom ve çinko yatakları vardır.

    Enerji Kaynakları : Petrolün çıkarıldığı tek bölgedir. Diyarbakır Havzası’nda Raman, Garzan, Şelmon yatakları ile Adıyaman’da Yanarsu Havzası’nda çıkartılır. Türkiye’nin petrol boru hatları bu bölge topraklarından geçer. Ayrıca Cizre’de önemli bir enerji kaynağı olan linyit çıkarılır.

    Enerji Üretim Tesisleri : Bölge enerji üretiminde giderek önem kazanmaktadır. G.A.P. kapsamında 22 hidroelektrik santral kurulması planlanmıştır. Önemli barajları Atatürk, Kralkızı ve Deve Geçidi’dir.

    Endüstri

    Başlıca endüstri tesisleri şunlardır :

    Besin : Diyarbakır, Şanlıurfa

    İçki : Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır

    Pamuklu Dokuma : Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır

    Battaniye, Kilim, Halı : Siirt, Gaziantep

    Petrol Rafinerisi : Batman

    Ulaşım


    Bölgede önemli dağ sıralarının olmaması ulaşımı kolaylaştırmıştır. Ancak Güneydoğu Toroslar, İç ve Doğu Anadolu ile olan ulaşıma engel olmaktadır. Irak ve Suriye’ye bağlanan önemli yollar da bölgeden geçmektedir. Bölgede iki ana demiryolu hattı vardır. Bunlardan biri Kurtalan-Diyabakır-Gaziantep üzerinden Doğu ve İç Anadolu ile bağlantıyı sağlar. Diğeri Adana-Gaziantep üzerinden geçerek Nusaybin’e ulaşır. Güneydoğu Anadolu’daki demiryolu hattında çoğunlukla tarımsal ürün ve maden taşınır.

    Turizm
    Doğal güzellikleri ve tarihi zenginliğine karşın bölge turizm açısından yeterince gelişememiştir. Adıyaman’daki Nemrut Dağı’nda bulunan Komagene krallığına ait mezarlar ve çeşitli anıtlar adeta açık hava müzesi durumundadır. Şanlıurfa’daki Balıklı Göl halk tarafından kutsal sayılmakta, dinsel turizm için potansiyel oluşturmaktadır. Diyarbakır’da bulunan Orta Çağ’a ait surlar, kuleler bölgedeki diğer turistik zenginliklerdir. Ayrıca Gaziantep Yöresi’ndeki Karkamış ve Roma dönemine ait kalıntılar çok fazla turist çekmektedir.

    Bölgenin Ülke Ekonomisindeki Yeri

    Bölgenin Türkiye ekonomisine katkısı çok azdır. Doğu Anadolu Bölgesi’nden sonra geri kalmış ikinci bölgemizdir. Aşağıda bölge ekonomisinde önemli yer tutan ürün ve ekonomik faaliyet türlerinin listesi verilmiştir.

    Petrol

    Antep Fıstığı

    Baklagiller

    Üzüm

    Pamuk

    Hayvancılık

    Alıntı


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Güneydoğu Anadolu Bölgesi

          Kategori: Coğrafya

          Konuyu Baslatan: İstanbullu

          Cevaplar: 1

          Görüntüleme: 1089

    "Tarihi 'İsimler' değil 'zamanlar' belirler!

    Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkartıyor."

    Ahmet Taner Kışlalı

  2. #2
    İstanbullu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.11.10
    Mesajlar
    495
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    Thanked 1 Time in 1 Post
    Tecrübe Puanı
    266
    @İstanbullu

    Standart

    GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ (GAP) HAKKINDA
    GENEL BİLGİLER


    Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerine komşu olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yaklaşık 75.000 km²lik yüzölçümüyle Türkiye’nin toplam alanının %9.7’sini kaplar. Ayrıca Suriye ve Irak ile sınırı vardır. Bölgenin nüfusu, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 6 milyon 608 bin 619’dur. Nüfusun 4 milyon 143 bin 136’sı kentlerde, 2 milyon 465 bin 483’ü köylerdedir. Yıllık nüfus artış hızı binde 24.79 ile Marmara Bölgesi’nden sonra en fazla olan bölgedir.

    Bölgenin kaderini değiştiren GAP kapsamında, bazı ovalarda sulu tarıma geçilmiş ve sanayi bitkileri ekimine hız verilmiştir. Yörenin en kaliteli pamuğu burada yetişmektedir. Petrol, bölgenin en önemli yeraltı zenginliğidir. Raman, Garzan ve Kahta çevresinde üretilen ham petrolün bir bölümü, bölgenin en önemli sanayi kuruluşlarından olan Batman Rafinerisi’nde arıtılır.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sanayi yönünden en önemli ili Gaziantep’tir. Tekstil, makine ve gıda sanayii oldukça gelişmiştir. Diyarbakır, Mardin ve Şanlı urfa’da ise çimento, gıda, madeni eşya ve tarım aletleri gibi sanayi kolları ağırlıktadır.
    Geçmişi Günümüze Taşıyan Gaziantep. Verimli topraklar üzerinde kurulmuş olan Gaziantep ili, tarımsal zenginliklerinin yanı sıra bölgenin en önemli sanayi ve kültür merkezidir. Kent içi, zengin bir tarihin ürünü olan mimarlık eserleriyle süslüdür. Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız işgaline karşı mücadele veren ve şehre “Gazi” ünvanını kazandıran şehitler adına dikilmiş Şehitler Abidesi, görülmeye değer güzelliktedir. Kent merkezinde bulunan Kendirli Kilisesi ise 84 yıl önce, Fransız işgalinin hüküm sürdüğü sırada yapılmış olan bir Katolik kilisesidir.

    Fırat Nehri’nin Türkiye ve Suriye sınırıyla birleştiği yerde bulunan Kargamış, Geç Hititlerin başkentliğini yapmış önemli bir tarihi merkezdir. Diğer önemli bir Hitit kenti de İslahiye yakınlarındaki Yesemek’tir. M.Ö. 1200800 yılları arasında açık hava heykel yapım atölyesi olarak kullanılan kent, aynı zamanda Anadolu’nun en eski taş ocakları ndan biridir. Bugün çevrede 200 adet Hitit heykeli bulunmaktadır.

    Nizip ilçesine 10 km. uzaklıkta bulunan Belkıs (Zeugma) ise geçmişte önemli bir Roma kenti idi. O dönemde özellikle Roma binalarının zeminlerinde yer alan mozaikleriyle ünlü olan kent, görülmeye değer güzelliktedir.

    9000 Yıl Öncesine Dayanan Eski Bir Tarih. Şanlıurfa, tarihi geçmişi 9000 yıl öncesine dayanan bir müze şehridir. Müslümanlığın, Museviliğin ve Hıristiyanlığın büyükbabası olan Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı, Hz. İsa’nın ise kutsadığı Şanlıurfa; Türkiye’nin en kutsal kentidir.

    Balıklı Göl, Şanlıurfa’nın en önemli tarihi ve turistik köşelerinden biridir. İnanışa göre; yöre Kralı Nemrut, İbrahim Peygamber’i burada yakılan büyük bir ateşin içine attırmış ve ateşin içinden çıkan su, Hz. İbrahim’i yanmaktan kurtarmıştır. Su, bugünkü göle; ateşteki odun parçaları ise göl içindeki balıklara dönüşmüştür. İçinde yüzlerce sazan balığının yaşadığı gölün çevresinde Halil Rahman ve Rızvaniye camileri ile çeşitli dinlenme tesisleri vardır. Balıklı Göl'ün doğu tarafındaki Mevlid Halil Camii’nin avlusunda İbrahim Peygamber’in doğduğu mağara bulunur. Bu kutsal alanın güneyinde ise batıdoğu doğrultusunda uzanan Şanlıurfa Kalesi yer alır.

    Kutsal kitaplarda yazılanlara göre, İbrahim Peygamber Şanlıurfa’dan güneye doğru göç ederken, Harran’da konaklamıştır. İbrahim Peygamber’in babası Terah burada hayata veda etmiştir. Ayrıca bir inanışa göre; Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in soyunun temelleri Harran’da atılmıştır. Tarihi bir kent olan Harran çevresinde, Mezopotamya’da kurulmuş olan çeşitli uygarlıkların izleri görülebilir. Geçmişte ilk İslam üniversitesinin bulunduğu önemli bir kültür merkezi olan kentteki en ilginç eser, İslami çağdan kalma 40 metrelik Rasat Kulesi kalıntısıdır.

    Nemrut Dağı Eteklerindeki Şehir. Tarihin en eski uygarlıklarının beşiği olan Adıyaman, ülkenin turizm yönünden en önemli illerindendir. Özellikle Kahta bölgesindeki Nemrut Dağı’nda bulunan anıt mezar, tapınak ve kral heykelleri turistlerin yoğun ilgisini çeker.
    Adıyaman ili toprakları üzerinde kurulan Kommagene Devleti’nin (M.Ö. 1. yüzyıl) sanata hayranlığı ile tanınan Kralı I. Antiokhus; kendi mezarının anıtsal güzellikteki Nemrut Dağı’nın zirvesinde bulunmasına karar vermiştir.

    Dağın zirvesinde bulunan I. Antiokhus’un anıt mezarı; doğu, batı ve kuzeyde sert kayalara oyulmuş teras biçimindeki üç kutsal alan ile çevrilidir. Doğu terasta sırasıyla; Sanat Tanrısı Apollo, Bereket Tanrıçası Tyche (Fortuna), Gökyüzü Tanrısı Zeus, Kuvvet Tanrısı Herkül, Kral Antiokhus ile kartal ve aslan heykelleri yer almaktadır. Nemrut Dağı, özellikle batı terasında gün batımında eşsiz bir pastoral güzelliğe bürünüp, ziyaretçilere yaşam boyu unutamayacakları anlar yaşatır. Dağa çıkış için en uygun dönem, 15 Mayıs15 Ekim günleri arasıdır.

    Eskiyle Yeninin Buluştuğu Kent: Diyarbakır. Tarihi surlar, Roma İmparatoru Constantinus tarafından yaptırılmıştır. Ulu Camii, önceleri Aziz Thomas Kilisesi iken sonradan camiye çevrilmiştir. Kentte bulunan Meryem Ana Kilisesi ise M.S. 3. yüzyıldan kalma eski bir kilisedir. Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden Cahit Sıtkı Tarancı ve büyük Türk düşünürü Ziya Gökalp’in doğdukları evler de müze haline getirilmiştir.
    Diyarbakır’ın folk sanatı çok zengindir. Karacadağ eteklerinde dokunan kilim, heybe, çorap ve keçelerde işlenen motifler ve renkler göz alıcıdır. Davul ve zurna eşliğinde oynanan Delilo, Halay, Çaçan ve Çepik adlı halk dansları ilgi çekicidir. Kentte ayrıca kuyumculuk, bakırcılık ve ipekçilik de gelişmiştir. Kentin asıl sembolü ise ağırlıkları 75 kg’a varan karpuzlardır.

    Tarih Hazinesi. Mardin, 12. ve 13. yüzyıl Türk mimarisinin doğaya uyum sağlamış örnekleriyle dolu bir müze şehridir. Kentte evlerin dış cepheleri adeta bir mücevher gibi işlenmiştir. Midyat ilçesi, özellikle birbirinden güzel tarihi evleri ve gümüş işçiliği ile tanınır. “Telkari” denilen geleneksel gümüş işleme sanatı, buradan Türkiye’ye yayılmıştır. Kale, cami ve köprüleriyle ünlü kentteki Mardin Kalesi (M.S. 10. yüzyıl), Ulu Camii (12. yüzyıl), Latifiye Camii (14. yüzyıl) ve Kasımiye Medresesi (15. yüzyıl) görülmeye değer güzelliktedir. Kent çevresinde ilgi çeken yerler arasında Dayrul Zaferan Manastırı da bulunur. Süryanilerin dini merkezi olan manastırın 1600 yıllık bir geçmişi vardır.

    Kara Altın Yatağı. Batman, Türkiye’nin petrol çıkarılan ve işlenen önemli bir kentidir. Kent çevresinde bulunan en önemli tarihi merkez Hasankeyf’tir. 12. yüzyılda Artukoğulları’nın başkenti olan Hasankeyf, birbirinden güzel yapılarla donatılmıştır. Kale, Dicle Nehri üzerindeki büyük köprü kalıntıları, Ulu Camii ve Zeynel Bey Kümbeti kentin en önemli tarihi zenginlikleridir.

    Alıntı
    "Tarihi 'İsimler' değil 'zamanlar' belirler!

    Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkartıyor."

    Ahmet Taner Kışlalı

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş