Tenisin Tarihçesi Bir çok mağara resimleri, hedef oyunları oynayan insanlar resmeder. Tarih öncesi yazıtlarda ise insanların birbirlerine top attıkları bazı oyunlardan sözedilir. Zaman geçtikçe insanlar ve oynadikları oyunlar daha gelişti ve karmaşıklastı.Gerçek tenis bin yıl kadar önceye dayanır. 1874'te Binbaşı Walter Clapton Wingfield bu oyunda zengin olabilme fırsatları sezinledi ve "Sphairistike" ismiyle bu oyunun patentini aldı, daha sonraları bu isim "çim tenisi" haline dönüştü.

Bu konu 1137 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
Tenisin Dünyadaki ve Türkiye'deki Kısa Tarihçesi 1137 Reviews

    Konuyu değerlendir: Tenisin Dünyadaki ve Türkiye'deki Kısa Tarihçesi

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1137 kez incelendi.

  1. #1
    İstanbullu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.11.10
    Mesajlar
    495
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    Thanked 1 Time in 1 Post
    Tecrübe Puanı
    266
    @İstanbullu

    Standart Tenisin Dünyadaki ve Türkiye'deki Kısa Tarihçesi

    Tenisin Tarihçesi

    Bir çok mağara resimleri, hedef oyunları oynayan insanlar resmeder. Tarih öncesi yazıtlarda ise insanların birbirlerine top attıkları bazı oyunlardan sözedilir.
    Zaman geçtikçe insanlar ve oynadikları oyunlar daha gelişti ve karmaşıklastı.Gerçek tenis bin yıl kadar önceye dayanır. 1874'te Binbaşı Walter Clapton Wingfield bu oyunda zengin olabilme fırsatları sezinledi ve "Sphairistike" ismiyle bu oyunun patentini aldı, daha sonraları bu isim "çim tenisi" haline dönüştü. 1872'de Binbaşı Harry Gem ve Augurio Pereira'nın Leamington Spa bölgesinde kurdugu kulüp ise tarihin ilk tenis kulübü olarak bilinir.
    Kadın ve erkeğin aynı anda oynayabildiği nadir oyunlardan olduğu için Çim Tenisi kısa sürede popüler oldu. Sadece çim üzerinde degil her türlü yüzeyde ve kapalı alanlarda da oynandı. Bu yüzden 1970lere kadar oynandığı yüzey ne olursa olsun bu oyunun ismi Çim Tenisi olarak kaldı. 1970'lerde ülkeler çim kelimesini atarak kısaca tenis demeye başlasalar bile Uluslararası Tenis Federasyonu oyunun ismini 1977 yılına kadar değiştirmedi. İngiltere Tenis Federasyonu kendine hala Çim Tenis Birligi demektedir.
    Orta çağlarda tenisin ilk versiyonlarından sayabileceğimiz bir oyun el ile oynanıyordu ve zamanla oyun taktikleri kuvvete dayandığında top eli incitmeye başladı. Oyuncular ellerini sarmaya başladılar, fakat bu da yeterince koruma sağlamayınca tahtadan yapılmış raketler kullanılmaya başlandı. Bu raketler acıyı hafiflettikleri gibi, toptan ele aktarılan titreşimi de bozdular ve elediler.
    Bilinen ilk tenis kitabı,Trattato del Givoco della Palla di Messer (Top Oyunun Prensipleri Üzerine), Antonio Scaino da Salo tarafından 1555 yılında Venedik'te yazıldı. Aynı kişi bundan 13 yıl önce, 1970'lerde görülen raketlere benzer ilk telli raketi yapmıştı.
    Binbaşı Wingfield'in promosyon aktivitelerinden sonra çim tenisi çiçek açmaya basladı. Fakat oyun kuralları ve sahası için belirli bir standart yoktu. İlk tenis turnuvasi 1877 yılında Wimbledon'da düzenlendi. Turnuva komitesi kuralların ihtiyaci karşılamadığına karar verdi ve dönemin kroket kulübünün üç üyesine (Messrs Julian Marshall,Henry Jones,C.G.Hethcote) kuralları belirleme ve düzenleme görevi verdi. Bu kişiler görevlerini o kadar iyi yaptılar ki, koydukları kurallar hala temel olarak kullanımdadır.


    Türkiye’deki Gelişimi
    20. yüzyılda Amerika ve Avusturalya’ya kadar yayılan tenis, yurdumuzda ilk olarak İngilizler tarafından oynandı. İngiliz diplomatları tarafından Tarabya’da düzenlenen karşılaşmanın çift erkekler kupasını K.WHittall-F.Whitenhouse kazandı.1910’larda Kadıköy Küçük Moda’daki tenis kortunda, yukarıdaki isimlere ek olarak Sleger, Simonde, Binns, Basil ve Weiss bir tenis kulübü kurdular. Bunu Osmanbey’de Ohanesyan, Abramoviç, Hotohinson ve Ananya’nın, Sıraseviller’de ise Jovarsky ile Majak’ın kurduğu klüpler izledi. İstanbul’daki bu kort faaliyetlerinin yanı sıra, İzmir’de de çalışmalar sürdürülüyordu. Giraud ve Charnot aileleri Bornova’da tenis oynayan öncüler oldular.
    Türklerin tenis oynamaları 1915’de İstanbul’da başladı. Fenerbahçe kulübünde bir tenis şubesinin kurulmasıyla Galip Kulaksızoğlu, Zeki Rıza, İsmet Uluğ, Tevfik Taşçı, İbrahim Cimcöz, Mehmet Reşat Pekelman, Muhsin Yeğen ve Ekrem Rüştü cumhuriyet dönemine kadar ilk tenis oynayan kişiler oldular. Fenerbahçe ‘nin toprak kortundan parlayıp , uluslar arası alanlara çıkan Suat Subay, Şirinyan ve Sedat Erkoğlu, tenisimizin büyük isimleri olarak göze çarptı. Bayan tenisçiler arasında Vecihe Taşçı, Adriel Sadak, Mediha Baydar ve Hidayet Karacan başarı sağladı.Ankara’daki tenis çalışmalarıise Süreyya Genca ve arkadaşlarının 1929’da kurduğu Kavaklıdere Sporting Tenis Klubü ile ilerledi. Tenisçilerimiz ilk milli karşılaşmalarını 1930’da Yunanlılarla yaptılar. Suat Subay, Sedat Erkoğlu ve Şirinyan, Balkan şampiyonasında Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya karşısıanda galip geldiler.1940’larda Tenis Eskrim ve Dağcılık Klubü’nün çalışmalarını arttırması yeni bir dönemin başlamasına neden oldu.Kerim Bükey ve Vedat Abut gibi öncülerin çalışması ile Fehmi Kızıl, Beliğ Beler, Behbut Cevanşir, Suzan Gürel, Enis Talay, Mualla Grodetsy, Bahtiye Musulluoğlu ve ardından Nazmi Bari ortaya çıktı.


    YÖNETİM: Türkiye Tenis Federasyonu 1923’te kuruldu. ITF,(Federation Internationale de Tennis) Uluslararası Tenis Federasyonu, dünya tenisini yöneten, klasmanları belirleyen en büyük kuruluşudur. Merkezi Londra’dır. Kuruluş yılı:1913, üye sayısı:125.


    ASHE, Arthur 1943.Amerikalı tenisçi Wimbledon turnuvasını 1975 yılında kazandı.Bu turnuvayı tek erkeklerde kazanan ilk zenci tenisçi oldu.1975 yılında dünya tenis klasmanında bir numaraydı.1968 yılında Forest Hills,1970yılında da Avusturalya Açık Tenis Turnuvası.nı kazandı.


    BECER, BORİS 1967 Wimbledon’ u en genç yaşta kazanan tenisçisi bu önemli turnuvay kazandıgında henüz 17 yaşındaydı biryıl sanra wimbledon şampiyonlugunda yine onun adı vardı 1989 yılında wimbledon ı üçünçü kez kazandı. 1989da amerika acık tenis turnuvasını, nın 1991 yılında Avustralya açık Tenis turnuvasın nın şampiyonu oldu


    BORG, Björn 1956 profesyonel tenisin unutulmaz isimlerinden. Henüz 16 yaşında İsveç Yeni Zelanda Davis Kupası maçıyla uluslararası alana çıktı. 1976 –80 yılların arasında üst üste beş kez Wimbledon kazandı. 6 kez Rolant Garrosu kazandı. Amerika Açık Tenis Turnuvası'ndan da 1976 78 80 ve 81 yıllarında final oynadı hiç birini kazanamadı. 1983 yılında tenisi bıraktı.


    CONNOLEY Maureen 1934 Amerikalı bayan tenisçi “Küçük Mo” olarak tanındı 1952, 53 ve 54 yıllarında wimbledon , 1953 ve 54 yıllarında da Roland Garrosta şampiyon oldu Forest Hills turnuvasını 1951, 52 ve 53 yıllarında üç kez kazandı. 1953 yılında Avustralya Açık Tenıs Turnuvasında şampiyon olarak Grand Slam yaptı .


    CONNORS , JİMMY 1952 Amerikalı tenisçi 1974, 76, 78, 82 ve 83 yıllarında beş kez Amerika Açık Tenis Turnuvasını kazandı, iki kez final oynadı.1975, 77, 1974 ve 82 yıllarında Wimbledon'da şampiyon oldu.


    COURT Margaret 1942 Avustralyalı bayan tenisçi . 1963 .65.ve 70 yıllarında Wimbledon ‘da 1962, 64, 69, 70, 73 yıllarında Rolad-Garros’ta şampiyon oldu. Avustralya Açık Tenis Turnuvası ‘nı 1966-73 yılları arasında yedisi üst üste olmak üzere 10 kez kazandı.


    EDBERG, Stefan 1966 İsveçli tenisçi 1988 –90 yıllarında Wimbledon tek erkeklerde şampiyon oldu .1985 ve 1987 yıllarında Avustralya Açık Tenis Turnuvası’nı kazandı 1984 ve 85 yıllarında Davis Kupası‘nda şampiyon olan takımda yer aldı .


    ERKOĞLU. Sedat 1908 –1975 spora Fenerbahçe genç takımında futbol oynayarak başladı. Daha sonra tenise geçti Dönemi en başarılı raketleri arasında sayıldı Şirinyan ile birlikte çift erkekler Balkan Şampiyonluğunu kazandı.



    Tenisin Dünyada Kısa Tarihçesi
    Tenisin ilk olarak nerede başladığı tam olarak bilinmemekle beraber, binlerce yıl önce eski Mısır, Yunan ve Perslilerde tenise benzer bir oyunun olduğundan söz edilmektedir. Fakat, 12. yüzyılda zengin İngiliz ve Fransız asilzadeleri betondan yapılma dört duvar içinde ve üstü bir fileyle kapalı sahalarda, Kort veya Kraliyet Tenisi adı verilen bir sporu yapmaya başlamışlardır. İlk zamanlarda tenis çıplak ellerle oynanmış, sonra eldivenler kullanılarak oynanmış ve en sonunda da, günümüzün raketlerini andıran araçlar kullanılmıştır.
    1873 yılında İngiliz bir subay olan binbaşı Walter Clopton Wingfield ilk çim tenisini icat etmiştir. Oyunun patentini aldıktan sonra, İngiltere ve diğer ülkelere tenis fileleri ve toplarını satmaya başlamıştır. Bu tarihten sonra, tenis hızla yayılmaya ve popüler olmaya başlamış ve 1875 yılında, İngiltere'de Marlylebone Kriket Kulübü tarafından ilk tenis kuralları belirlenip yayımlanmıştır. Yine bir İngiliz subayı tarafından, Bermuda Adası'na tenis topları ve raketleri götürülmüş, Mary Ewing Outerbridge bu oyunu ilk kez burada görmüş ve tenis topları, file ve raketler satın alarak Staten Adası'nda bulunan evine, New York'a getirmiş. Böylece tenis sporu Amerika'da da tanınmaya ve yayılmaya başlamıştır.
    1881 yılında Amerikan Çim Tenis Federasyonu kurulmuştur. Yine aynı yıl içinde ilk Amerikan Erkekler Şampiyonası Newport, Rhode Adası'nda düzenlenmiştir. Yine ilk Amerikan bayanlar şampiyonası ise, 1887 yılında Philadelphia' da düzenlenmiştir.
    1913 yılında Uluslararası Çim Tenis federasyonu (ILTF) resmi olmadan kurulmuş ve 1923 yılında, tenis oyun kuralları ILTF tarafından belirlenmiş ve federasyon resmi statüsüne kavuşmuş. 1977 yılında ise, "Çim" ibaresi kaldırılarak, adı Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) olmuştur.
    Tenis o tarihlerden günümüze kadar, bütün dünyaya yavaş yavaş yayılmış ve popüler bir spor dalı haline gelmiştir.

    Tenisin Türkiye'deki Kısa Tarihçesi



    Bu sporun ne zaman ve kim vasıtası ile ülkemize girdiği tam olarak bilinmemekle birlikte, ülkemizde görev yapan Avrupalı elçilik görevlilerince ülkemize geldiği ve sonra ülkemizde rağbet görerek yayıldığı varsayılmaktadır. Tenis federasyonumuz, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1923 yılında kurulmuş ve ilk başkanlığını Server Bey yapmıştır. 1926 yılında ilk müsabaka organizasyonu gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu ilk şampiyonada teklerde Suat SUBAY, çiftlerde Suat SUBAY - Sedat EROĞLU ikilisi birinci olmuştur.


    İlk kez uluslararası katıldığımız müsabaka ise Atina'daki Balkan Şampiyonasıdır. Bu müsabakalarda Sedat EROĞLU - Vahran ŞİRİNYAN çifti ülkemize ilk uluslararası birincilik derecesini getirmiştir. Nazmi BARİ 1951-1965 yılları arasında uzun bir süre tek erkeklerde birinciliği elinde tutmuş ve kırılması güç bir rekora imza atmıştır. Bu sayede dünya Türk tenisçileri ile tanışmıştır. Nazmi BARİ ülkemize bir çok uluslararası başarı kazandırmış nadir tenisçilerdendir. Türkiye ilk olarak takım müsabakalarının yapıldığı DAVİS kupasına ise, 1959 yılında katılmıştır.
    Tenisin ülkemizdeki son durumuna bakıldığında, hem tesis hem de bu sporu amatör veya profesyonel seviyede yapanların istenilen düzeyde ve sayıda olmadığı görülmektedir.


    Tenis Oyunu Temel Kuralları
    Tenis; kadın, erkek, çocuk, yaşlı, özürlü herkese hitap edebilen, hem açık hem de kapalı alanlarda oynanabilen nadir spor dallarından biridir. Herkesin kendi fiziksel yapısı ve yetenekleri dahilinde oynayabileceği, hız, çeviklik, koordinasyon, dayanıklılık gerektiren ve kazandıran bir spor dalıdır. Tenis, tekler ve çiftler olarak gruplandırılır. Teklerde karşılıklı birer oyuncu, çiftlerde eşli karşılıklı ikişer oyuncu olmak şartı ile oynanır. Oyun sahası 23.77 m boyu, tekler için 8.23 m, çiftler için 10.97 m eninde dikdörtgen şeklinde; çim, beton, asfalt, halı, sentetik, antuka, toprak gibi zeminlerden oluşan bir alandır. Saha 91.4 cm yüksekliğinde ve 6.40 m uzunluğunda bir fileyle ortadan ikiye ayrılmıştır.Temel oyun kuralları hem erkekler hem de bayanlar için aynıdır.

    Oyunun temel mantığı, topu raket kullanarak, çizgilerle sınırlanmış alan içine bir defa sekerek veya hiç yere değmeden rakip sahanın çizgilerle belirlenmiş alana rakibinin karşılayamayacağı şekilde atabilmektir. Servise kiminle başlanacağı para atışı veya raket çevirme yöntemiyle belirlenir. Oyun, ilk servis atma hakkını kazanan oyuncunun, kendi yarı sahası dip çizgisi (baseline) arkasının sağından, rakip sahanın çaprazındaki sağ servis alanına servis atması ile başlar. Servis karşılayan topun yere bir kez çarpıp sektikten sonra karşı alana topu vurabilir. Başarısız servis atışlarına "hata" (Fault) denir. Her puan için iki servis atma hakkı vardır. Servis atışı fileye çarpıp, servis sahası içine düşmüşse buna "let" denir. Fakat bu hata (fault) değildir; servis tekrar edilir. Servisin let durumunda bir sınırlama yoktur. İkinci servis atışında da hata yapılırsa, ikinci hata (Double Fault) olur ve sayıyı rakip oyuncu alır. Servis atışı sırasında topa vurana kadar, oyun alanı çizgileri ihlal edilirse, buna ayak hatası (Foot Fault) denir. Ayak hatası yapıldığında, bu bir hata olarak kabul edilir ve ikinci servis hakkı kullanılmak zorunda kalınır. Hatanın tekrarı durumunda sayı rakip oyuncunun olur. Ayrıca;
    Topu filenin üzerinde rakip sahaya atamazsanız
    Topu rakip sahanın sınırları dışına vurursanız
    Topa yerde bir defa sektikten sonra vuramazsanız
    Top raketinize birden fazla değerse, puan kaybedersiniz.
    Sayı alındıktan sonra, servis atan bu sefer kendi sahasının dip çizgisi arkasının solundan, yine rakip sahanın çaprazındaki sol servis alanına servis atar, bu sayı kazanıldıkça bir sağdan bir soldan oyun bitene kadar devam eder. Sonraki oyunda, servis atma hakkı diğer oyuncuya geçer. Toplamları tek sayı olan oyunlarda saha değişimi yapılır. Servis karşılama dışında, top yerde sekmeden de vurularak karşı alana atılabilir. Topun oyun çizgileri üzerine çarpması durumunda oyun devam eder. Topun çizgilerle sınırlanan alanın dışına atılmasına ise "out" denir.

    Bir set 6 oyundan oluşur. Teniste, özel turnuvalar hariç, erkekler beş set, bayanlar 3 set oynar. Bir oyunda puanlar; Love (0) -15 - 30 - 40 ve Oyun şeklindedir. İlk sayıyı alan 15, ikinci sayıyı alan 30, üçüncü sayıyı alan 40 olarak sayılır. 40-40 (Deuce) durumunda, oyun berabere olur ve bundan sonraki ilk sayıyı alan avantaj (Advantage) kazanır. Bu durumda oyun, oyunculardan biri diğerine iki puan üstünlük kurana kadar devam eder.
    Çiftlerde de puanlama, oyun ve set kuralları aynıdır. Servis atma sırası, servisi atma hakkı kazanan çiftlerin aralarında anlaşması ile belli olur. İlk oyun bittikten sonra, servis rakip çifte geçer. Üçüncü oyunda, servisi ilk kullanan çifte sıra geldiğinde, servis atmayan oyuncu servis kullanır ve bu dönüşümlü olarak servis sırası bu şekilde devam eder.
    Çiftlerde servis karşılama sırası, her setin başında kararlaştırılır. Eşler her oyun esnasında dönüşümlü olarak servisi karşılar.
    Tie-Break Kuralı: Oyunlarda 6-6 lık bir durum olduğunda, setin galibini belirleyecek bir oyun oynanır ve buna "Tie-Break" uygulaması denir. Tie-Break oyununda sayılar 1-2-3-4-5-6-7 olarak sayılır. İlk 7 sayısına ulaşan veya iki sayı üstünlüğü alan oyunu alır. Aksi halde iki sayı farka kadar oyun devam eder. Set 7/6 (7/5) olarak kaydedilir. Bunun anlamı, set 7/6 ve son oyun tie-breakte 7/5 kazanıldı demektir. Tie-Break oyununda normal servis sırası gelen oyuncu sağdan bir servis atar. Sayıdan sonra servis sırası karşıdaki oyuncuya geçer. Karşıdaki oyuncu da soldan ve sağdan olmak üzere iki servis atar ve servis sırası gelen, ikişer servis kullanmak kaydıyla oyun sonuna kadar devam eder. Toplamı 6 olan sayıda saha değişimi yapılır. Tie-Break kuralı hem teklerde hem de çiftlerde aynıdır.


    Alıntı


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Tenisin Dünyadaki ve Türkiye'deki Kısa Tarihçesi

          Kategori: Spor Haberleri

          Konuyu Baslatan: İstanbullu

          Cevaplar: 1

          Görüntüleme: 1137


  2. #2
    İstanbullu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.11.10
    Mesajlar
    495
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    Thanked 1 Time in 1 Post
    Tecrübe Puanı
    266
    @İstanbullu

    Standart

    Tennis Oyunu nasıl oynanır

    STİL
    Teniste doğru olarak nitelendirebileceğiniz tek bir stil yoktur. Klasik eğitim metodunda antrenörler, sizi bir tek vuruş stili üzerinde yoğunlaştırmaya çalışırlar. Bizim uyguladığımız tenis ilerletme tekniği ile biomekanik yapınıza uygun ve size özgü stilinizi geliştirmekte zorlanmayacaksınız.

    ATLETİK
    Kim formda olmak istemez ki? Form tutarken eğlenmeyi de ihmal etmeyin

    ESTETİK
    Tenis içinde birçok güzellikler keşfedebileceğiniz bir oyun...

    SOSYAL
    Tenisin farklı jenerasyonları, ırkları ve cinsiyetleri aynı anda kucaklayabilen yapısı en dikkate değer özelliklerinden bir tanesi. İyi arkadaşlıklar edinmek, çocuklarınızla yada büyüklerinizle daha sağlıklı iletişim kurabilmek, kısacası daha sosyal olmak yolunda yararlanabileceğiniz mükemmel bir araç.

    EĞLENCELİ
    Hepsi bir yana, her şeyden önemlisi, tenisin başlı başına bir eğlence olması. Bırakın çocuklarınız spora ve sportmenliğe ilk adımlarını atarken hoşça vakit geçirsinler. Takım çalışması ve dayanışma ruhunu daha kolay öğretecek bir şey biliyor musunuz?

    SİTRES ATMAK İCİN SÜPER moralinizi bozanmı oldu ? o an raketi elineze alın kotlarada sitresinizi atın o gün kime sinirlendiyseniz topa vuruken o kişiyi getirin aklınıza bak karşındaki rakinbi nasıl yeniyorsun

    İYİ BİR TENİS ÖĞRENMEK İSDİYORSANIZ BUNLAR COK ÖNEMLİ
    Bir tenis dersinin üst düzeyde verimli olabilmesi için bir çok şey yapabilirsiniz. Bunlardan biri kendinize lisanslı bir antrenör seçmek olabilir ki, lisans antrenörünüzün uygunluğunu garantilemese de, profesyonelliğini gösterir; bir diğeri de tenis oynayan tanıdıklarınıza danışmak olabilir.

    Bunu mutlaka göz önünde bulundurmalısınız: Yanlış yerleşen becerileri dünyanın en iyi antrenörleri dahi düzeltemezler.

    Paranızı bir tenis dersine yatırmadan şu konulara dikkat edin:

    Antrenörünüz kortta yeterince şevkli mi? Kortta zaman geçirmekten hoşlanan bir antrenörle çalışmalısınız. Bir antrenör ancak yüreğini koyarak istekli çalışıyorsa yararlı olabilir.
    Kendisini sizin yerinize koyup neler hissettiğinizi anlayabiliyor mu? Çoğu antrenör yeni başlayan birinin neyle karşı karşıya olduğunu anlamaktan uzaktır. Antrenörünüzün sizin tecrübe seviyenize uygun metod seçebilmesi için sizi anlaması şarttır.
    Ders esnasında aktif mi, çalışmalara bizzat katılıyor mu? Normal oyunda ihtiyacınız olan süreklilik özelliğini, babaanneniz zamanından kalma top sepeti ile ders veren antrenörlerle kazanamazsınız. Korttaki çalışmalara birebir katılarak aynı eforu sarf edecek birini bulmalısınız.
    Yaratıcı mı? Antrenörünüz sizin oyununuzu ilerletecek çalışma programını bulup uygulayabiliyor mu? Aynı çalışma programını her oyuncu için tekrar tekrar uygulayan antrenörlerden kaçınmalısınız.
    Sizinle iyi iletişim kurabiliyor mu? Bir antrenörün kendi kendine ilk soracağı soru sizin niye orada olduğunuz olmalıdır. İhtiyaçlarınıza ve becerilerinize göre sizi yönlendiremeyen bir antrenörle ancak hayal kırıklığına uğrarsınız. Çok konuşan fakat az veren antrenörlere aldanmayın. Antrenörünüz size yararsız 30-40 ipucu yerine işe yarayan 2-3 ipucu vermeli.
    Sizinle yeterince ilgileniyor mu? Bir antrenörün ilgi seviyesini, ilerlemeniz hakkında sorduğu sorular ve verdiği tavsiyeler sayesinde anlayabilirsiniz. Kortta sadece kendi sesini işitmekten hoşlanan antrenörlerden sakının. En iyi antrenörler sizin fikrinizi de değerlendirenlerdir.
    Antrenörünüz pozitif mi? Bir antrenör öğrencisindeki iyi özellikleri bulup bunları kuvvetlendirmeli. Olumsuzluk eklerini çok seven antrenörler, “bu oyunu ben oynuyorum ama sen oynayamıyorsun” edası ile öğrencilerinin içindeki isteği öldürürler.
    İhtiyacınız olduğunda antrenörünüze ulaşabiliyor musunuz? Eğer kort dışında antrenörünüze ulaşıp ona sorular soramıyorsanız, iyi bir tenis dersinin ömrü ancak hafızanızın kuvveti ile orantılıdır.
    Modern tenis ilerletme tekniklerini kullanıyor mu? Son yirmi yılın tenise kazandırdığı yenilikleri kaçırmış bir antrenör ile çalışıyorsanız emekleyerek ilerlemeyi göze almalısınız. İyi bir antrenör sizi klişeleşmiş kalıplar içine itmek yerine, bio mekanik yapınıza uygun olarak kendi stilinizi bulduran ve tenis öğrenmeyi bir eğlence haline getiren modern metotlar kullanmalıdır

    TENİS OYUNU ZANNETTİĞİNİZ KADAR PAHALI DEĞİLDİR
    Tenisi, her yaşta başlayıp, öğrenebilirsiniz. Üstelik üç kuşak bir arada.
    Artık her yerde oynayabilirsiniz, zannettiğiniz kadar pahalı değil.
    Bayan ve erkek beraberce oynanabileceği gibi, ferdi ve grup olarak da oynayabilirsiniz.
    Tenisin gelenekleri ve kuralları size sporun neler verebileceğini gösterir.
    Tüm kaslarınız ve beyniniz koordineli olarak çalışır.
    Sakatlanma riskiniz neredeyse sıfır.
    Formda kalırsınız, çünkü yağ ve kalori yakımını maksimuma çıkarır.
    Biz değil, oynayan herkes stresini tenis oynayarak attığını söylüyor.
    Sosyalitesi yüksektir. Yeni sporcu arkadaşlar edinirsiniz.
    Nefis kolleksiyonları ve aksesuarlarıyla kortlarda defile yapabilirsiniz.
    Kalp ve damar sisteminizi olumlu etkiler, atletik kondisyonunuzu yükseltir, iyi huylu kolestrol üretimini sağlarsınız.
    Kendinize güveniniz ve disiplininiz artar, sinirleriniz güçlenir.
    Yaşam tarzınız, tutkunuz olur. Spor çantanız ve raketiniz bagajdaki sabit arkadaşınız olur.
    Sigaradan uzak kalabilmek için harika bir fırsat. Eminiz tenis sizi bu illetten kurtaracak.
    Bugüne kadar tenis oynamayarak kendinize nasıl haksızlık etmiş olduğunuzu öğrenirsiniz.
    Su içmenin keyfini, akşamları rahat uyumanın sırrını çözmüş olursunuz.
    Sporun tüm faydalarının ne olduğunu, tenis oynarken fazlasıyla hissedersiniz.
    Bir bay tenisçinin ne kadar centilmen, bir bayan tenisçinin ne kadar şık ve zarif olduğunu, sporlar içerisinde tenis oynarken göreceğiniz kuşkusuz.
    Yaşlandığınızda genç kalabilmenin sırrı ne zannediyorsunuz?

    TENİS FİYATLARI ÖZEL DERLER VE GRUP DERSLERİ
    Tenisini, son sistemlere uygun olarak öğrenmek ve geliştirmek isteyenlere yönelik, birebir çalışmalardır. Korta ilk defa çıkıyor, ya da yıllardır oynuyor olabilirsiniz. Hızlı ilerlemek isteyenler için. 350- 127 x 3 399- 450- $ 299
    Antrenman Servisi: Tenis Klinik ile sürekli antrenman yapan öğrencilerimiz haftada en az 2 saat çalışarak bu seçeneğimizden faydalanabilirler. Tenis oynamayı özleyenler ile turnuvalara hazırlananlar için ideal program. 20 seans özel çalışma yapıldıktan sonra. - - - - - - -
    İleri Düzey Antrenmanlar: Üst düzey oyuncular için bire bir maç ve drill programları. - - - - -
    Yetişkin Grupları: Tenise henüz başlamış olanlarla, orta seviye oyuncuların oluşturacakları 3 kişilik öğrenimi eğlenceli hale getiren seçeneğimizdir. Bu dersler için grup kurmadan, bizim gruplarımıza katılabilirsiniz. 149- 55 x 3 - - - - -
    Çocuk Grupları: 5–12 yaş arası çocuklar için tenise bilinçli başlangıç seçeneğidir. İlginin yeterli olabilmesi açısından maksimum 9 kişiliktir. 89- - - - - - - -
    Çift Kişilik Gruplar: Çalışmalar iki öğrenci, iki antrenörün kortta aynı anda çalışmaları şeklindedir. 320- 110 x 3

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş