Kanlı saldırının ardındaki güçler... İstanbul Taksim’deki kanlı saldırı, üzerinde ciddiyetle durulması gereken provokatif bir eylemdir. Olay henüz çok yeni, perde gerisine ilişkin ipuçları sağlıklı analiz için yeterli değildir. Canlı bombanın üzerinde kimlik çıkmadı, örgüt bağlantısı tespit edilmeye çalışılıyor. Polis, PKK ve DHKP-C üzerinde yoğunlaşıyor. Saldırıdan hemen sonra gün boyunca ekrana çıkan yorumcuların analizlerine baktığımda, Taksim saldırısının gerisinde PKK içindeki

Bu konu 585 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
31 Ekim saldırısının amacı 585 Reviews

    Konuyu değerlendir: 31 Ekim saldırısının amacı

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 585 kez incelendi.

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.992
    Beğendikleri
    63
    Beğenileri
    385
    Tecrübe Puanı
    522
    @Vuslata Hasret

    Standart 31 Ekim saldırısının amacı

    Kanlı saldırının ardındaki güçler...


    İstanbul Taksim’deki kanlı saldırı, üzerinde ciddiyetle durulması gereken provokatif bir eylemdir. Olay henüz çok yeni, perde gerisine ilişkin ipuçları sağlıklı analiz için yeterli değildir. Canlı bombanın üzerinde kimlik çıkmadı, örgüt bağlantısı tespit edilmeye çalışılıyor. Polis, PKK ve DHKP-C üzerinde yoğunlaşıyor.

    Saldırıdan hemen sonra gün boyunca ekrana çıkan yorumcuların analizlerine baktığımda, Taksim saldırısının gerisinde PKK içindeki çözüm karşıtı grupları görenlerin sayısı hayli fazla. Bu tezi savunanlar, Kandil ve İmralı’nın oyuna getirildiği kanısındalar. Temel referans, 31 Ekim tarihinin eylemsizlik sürecinde son gün olması.

    PKK içindeki derin görüş ayrılıklarının ciddi iç çatışmalara yol açtığı, merkezi iradeye rağmen bazı eylemlerin yapıldığı iddiası yabana atılamaz. Ancak şunu bilmemiz gerek, Kandil ve İmralı, oyun kurucu hüviyete sahip değildir, sadece araçtır. İmralı ve Kandil tümden istese bile barış için yeterli değildir.

    Zira, PKK ulusal değil uluslar arası bir sorundur. Genel anlamda PKK’nın içinde parmağı bulunan her ülke ve sermaye grubu, sürecin bir parçasıdır. Dar anlamda karşımıza ABD ve İsrail çıkar.

    O zaman denklemi oyun kurucularla çözmek zorundasınız. Peki, alanı daraltarak soracak olursak ABD, sürecin neresinde? MİT Müsteşarı Amerika’ya gitti geldi, fakat arzu ettiği sonucu alamadı. Şu anda Amerika, Kürt meselesinin çözümü konusunda elini taşın altına sokmuş değil.

    Neden? Beklentileri var...

    Mesela; İran ve Suriye’ye karşı Türkiye’de konuşlandırılması düşünülen Füze Kalkanı Projesi...

    Mesela; Ortadoğu’nun yeniden inşası...

    Bu konuda aşırı istekliler. Türkiye’nin ise çekinceleri sözkonusu. Tabi İsrail unutulmasın. Türkiye-İsrail ilişkileri düzelmeden, Türkiye-ABD ilişkilerinin düzeleceğini hiç kimse beklemesin.

    Onların çaresizliği ise masada müzakereyi “başına buyruk” gördükleri ve yönetilir olmaktan çıkan AK Parti ile yapmak zorunda olmalarıdır. 12 Eylül referandumu, onlara geleceğe dair umut vermedi.

    Bu denklem nasıl çözüme kavuşturulacak? Kritik soru budur. İşte bu evrede terör, en önemli diplomatik enstrümandır. Zira, şu aşamada kullanabilecekleri daha güçlü bir silah yok. “Sıcak Para” enstrümanı ellerinde patladı. Çözümsüzlük arttıkça teröre ivme kazandırma girişimleri yoğunlaşabilir. Burada önemli olan Türkiye’nin karşı hamlesidir.

    Onun için dış dinamikleri hesaba katmadan PKK veya başka bir örgüt mensubu fark etmez sadece tetikçiler üzerinden yapılacak analizler, bizi doğru yola çıkarmaz.

    Şamil Tayyar / Star


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: 31 Ekim saldırısının amacı

          Kategori: Türkiyeden Haberler

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 585

    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş