Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Batı paradigmasının 16. yüzyılda kendini 'devlet-i ebed müddet' olarak tanımlayan Osmanlı Devleti gibi üretkenliğinin sınırlarına ulaştığını söyledi. Davutoğlu, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'nin üyeliği ile kadim medeniyetlerle etkileşime geçerek, kendi medeniyetinin ön kabullerini sorgulayacağını, bunun da çok doğurgan bir entelektüel atmosfere imkan sağlayacağını savundu. Ahmet Davutoğlu, "Bugün Batı paradigması ve altında yatan Aydınlanma

Bu konu 693 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
Avrupa egemenliğinin sonu gelebilir 693 Reviews

    Konuyu değerlendir: Avrupa egemenliğinin sonu gelebilir

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 693 kez incelendi.

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.992
    Beğendikleri
    63
    Beğenileri
    385
    Tecrübe Puanı
    522
    @Vuslata Hasret

    Standart Avrupa egemenliğinin sonu gelebilir

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Batı paradigmasının 16. yüzyılda kendini 'devlet-i ebed müddet' olarak tanımlayan Osmanlı Devleti gibi üretkenliğinin sınırlarına ulaştığını söyledi.



    Davutoğlu, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'nin üyeliği ile kadim medeniyetlerle etkileşime geçerek, kendi medeniyetinin ön kabullerini sorgulayacağını, bunun da çok doğurgan bir entelektüel atmosfere imkan sağlayacağını savundu. Ahmet Davutoğlu, "Bugün Batı paradigması ve altında yatan Aydınlanma felsefesinin söyleyebileceği her şeyi söylediği bir noktaya ulaşmış durumdayız." dedi.

    Ahmet Davutoğlu, Turkish Review dergisinde yayınlanan röportajında, Batı medeniyetinin mutlak üstünlüğü sağladığı yönündeki tezlerin bir illüzyon olduğuna dikkat çekti. "Aynı illüzyonu, Osmanlılar sistemlerini 'devlet-i ebed müddet' olarak belirlediğinde biz de yaşadık." diyen Davutoğlu, şöyle devam etti: "Osmanlılar, mükemmel devlete ulaştıklarını düşünerek, bundan sonra sonsuza kadar hüküm süreceklerini düşündüler. Bu tabii ki, dinamizmin sonu demekti. Bu, tıpkı Fukuyama'nın iddia ettiği şey: 'İdeolojilerin meydan okuması sona erdi. İnsanoğlu mükemmel sistem olan liberalizme erişti.'" Bu anlayışın doğru olmadığını savunan Davutoğlu; aksine, Aydınlanma felsefesinin ciddi bir krizden geçtiğini vurguladı.

    Kaos ve kriz ortamında yeni bir etik ihtiyacı duyulacağını, bunun da yeni paradigma için alan açacağını belirten Davutoğlu, "Türkiye, ihtiyaç duyulan entelektüel sıçramaya en eşsiz katkıyı sağlayacak potansiyele sahip. Gelecek on yıllarda, Türkiye'den büyük bir felsefi üretim beklemeliyiz." dedi. Türkiye'nin, bunu yapabilmesi için köklerini yeniden keşfetmesi gerektiğine dikkat çeken Davutoğlu, "İslami kimliğini yeniden ortaya çıkmasından bahsetmiyorum. Kadim medeniyet havzasının sürdürülmesini kastediyorum." ifadelerini kullandı.

    Bir medeniyetin egemenliğinin tahkim edilmesinden iki yüzyıl sonra çevresel unsurların merkeze akın ederek yeni bir 'ben idraki' ve siyasi sistem belirlediğini savunan Ahmet Davutoğlu, "Sistem, kendinin çevreden gelen etkilere kapattığı an çöker. Bu, Avrupa için de geçerli. Ya Müslümanlar, Hindular ve diğer kadim medeniyetlerin katkılarıyla daha yüksek bir medeniyete çevrilecek, ya da çökmeye başlayacak. Bu, tarihin sonu demek değil ama Avrupa egemenliğinin sonu olacak." şeklinde konuştu.

    Davutoğlu, AB'ye kabul edilmesi durumunda Türkiye'nin entelektüel canlanmayı sağlayacak bir aşı olabileceğini dile getirdi. Ahmet Davutoğlu, bu süreçte daha güçlü tevhid eğilimlerine sahip Hıristiyan mezheplerin ortaya çıkacağını tahmin ettiğini söyledi.

    Türkiye'nin küreselleşmenin başarısı ve tarih nehrinin yatağını bulması için turnusol kağıdı olacağını da savunan Davutoğlu, şunları söyledi: "Doğu-batı, kuzey-güney ilişkileri ile sosyo-kültürel ve ekonomik krizle başa çıkma konusundaki başarımız, küreselleşmenin de başarısını getirecek. Başarısızlığımız, küreselleşmeyi yanlış bir alana sürükleyecek ki, bu da derin bir çatışmayı tetikleyebilir."

    "STRATEJİK DERİNLİĞİ YAZMANIN BEDELİNİ BAKAN OLARAK ÖDEDİM"

    Bakan Ahmet Davutoğlu'nun felsefi derinliğine odaklanılan röportajda, Türkiye'de 41. baskısını yapan Stratejik Derinlik kitabı ile yazarının dışişleri bakanı olması arasındaki ilişki, kendi ağzından şöyle aktarıldı: "Stratejik Derinlik'i yazmanın bir bedeli vardı. Önce başbakana başdanışman, sonra da dışişleri bakanı olarak bu bedeli ödüyorum." Röportajı yapan Kerim Balcı, Davutoğlu'nun kitabı uygulamaya koymasından önce, kitabın Davutoğlu'nu bakanlık koltuğuna getirdiği yorumunu yaptı.

    Kaynak: Turkish Review / Yeni Şafak / Timeturk


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Avrupa egemenliğinin sonu gelebilir

          Kategori: Türkiyeden Haberler

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 1

          Görüntüleme: 693

    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

  2. #2
    buzkral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06.04.09
    Mesajlar
    415
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    15
    Tecrübe Puanı
    331
    @buzkral

    Standart

    avrupanın pili zaten bitti
    avrupa amerikanın sırtında bi kambur gibi durmaktadır.
    avrupa istanbun fethiyle zaten miladnı doldurdu.
    boşuna amerika kıtasına göç etmedi avrupanın zenginleri.

    avrupanın kurtuluşu yok tekrar o karanlk cağındaki hristiyanlığı kullanıp papaya kölelik yapmaya devam edicekler.

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş