YAŞLANDIK VE EKSİLDİK Biliyorum yaşlandık ve eksildi bir şeyler yüreğimizden… Biliyorum sessizleşti kalp atışlarımız her geçen dakika… Sen suskunsun şimdi, ben suskunum… Yüreklerimiz suskun… Yağmur da yağmıyor artık bu şehre… Bir benim kanayan… Bir benim ağlayan… Üzgün gözüksen de kimi zaman biliyorum eskisi kadar ağır d...eğil yürek sızın… Biliyorum eskisi kadar sevmiyorsun beni… Belki de hiç sev… Yok, yok o kadar da acımasız değildir yüreğin, bilirim. Yine de seviyorsundur beni, biraz da

Bu konu 706 kez görüntülendi 0 yorum aldı ...
YAŞLANDIK 706 Reviews

    Konuyu değerlendir: YAŞLANDIK

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 706 kez incelendi.

Konu: YAŞLANDIK

  1. #1
    Vuslata Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.10.09
    Mesajlar
    8.992
    Beğendikleri
    63
    Beğenileri
    385
    Tecrübe Puanı
    522
    @Vuslata Hasret

    Standart YAŞLANDIK

    YAŞLANDIK VE EKSİLDİK
    Biliyorum yaşlandık ve eksildi bir şeyler yüreğimizden… Biliyorum sessizleşti kalp atışlarımız her geçen dakika… Sen suskunsun şimdi, ben suskunum… Yüreklerimiz suskun… Yağmur da yağmıyor artık bu şehre… Bir benim kanayan… Bir benim ağlayan…
    Üzgün gözüksen de kimi zaman biliyorum eskisi kadar ağır d...eğil yürek sızın… Biliyorum eskisi kadar sevmiyorsun beni… Belki de hiç sev… Yok, yok o kadar da acımasız değildir yüreğin, bilirim. Yine de seviyorsundur beni, biraz da olsa! Sevmiyorsan da sev ne olur! Çünkü en azından gidişime üzülecek biri olsun isterim arkamda… Biri olsun az da olsa beni anlatsın, en azından ansın arada sırada!
    Gitmek deyince aklına kötü şeyler gelmesin hemen… Seni terk etmiyorum! Terk edemem de zaten! Evet, gidiyorum ama elimde olmadan! İstemeden yani… Elimde olsa gitmem biliyorsun! Of, bilmem ki nasıl söylenir! Keşke doktorum kadar cesur olabilsem bu cümleleri söyleme konusunda…
    Ne doktoru ne saçmalıyor bu adam deme hemen… Hayatımda senden habersiz hiçbir şey yapmadım biliyorsun. Yani yaptıysam da seni mutlu etmek için küçük sürprizler yaptım haberin olmadan!
    Hep diyordum ya göğsüm çok sıkıştırıyor diye kaç gündür, öksürdükçe sanki ciğerlerimden bir şeyler eksiliyor; doğruymuş meğer gerçekten eksiliyormuş bir şeyler! Ben bunları sana ne zaman söylesem tersledin beni hep. Yaşlandıkça hastalık hastası oldun sen deyip tersledin durdun! Ben de ne yapayım acıya dayanamayıp doktora gittim bugün. Gitmez olaydım!
    Tahlildi, röntgendi derken bir sürü dert çıktı başıma. Neyse her testi yaptılar sağ olsunlar! Yapmaz olaydılar! Doktor çağırdı içeri. “Geç amca” dedi “otur önce şöyle.” O an yüzü bir garip oldu, nasıl anlatsam? Hani yıllar önce senle gittiğimiz bir doktor vardı ya bize çocuğumuzun olamayacağını söyleyen, meymenetsiz! İşte aynı o yüz ifadesi vardı o doktorun yüzünde de… Aynı acıyan bakışlar, aynı çaresiz cümleler, aynı meymenetsiz yüz!
    Oturdum, sustu biraz. Sonra gayet rahat, işinin olağan bir parçasını yapar gibi söyledi bana çok az bir ömrümün kaldığını! Film gibi gelirdi ya bana hep böyle şeyler söylemesi doktorların, kızardım ya Türk filmlerine bu yüzden; gerçek olabiliyormuş meğer!
    Akciğer kanseri mi dedi başka bir kanser o an inan hiç dikkat etmedim. İnsan öleceğini öğrendikten sonra onun neyin öldüreceğinin ne önemi var! Sonradan aklına gelmiş olacak doktorun iyimser bir yüz hali takınıp bana tedaviyle belki bir süre daha ömrümü uzatabileceklerini söyledi. “Yok, evlat” dedim “bize yaradan ne ömür biçtiyse onu yaşarız bundan gayri.” Sanki o da farkındaymış gibi benim için her şeyin bittiğini bu hayatta, beni artık yaşamaya bağlayacak kimsenin olmadığını anlamış gibi “Peki amca” dedi “sen nasıl istersen!”
    Ben ne mi istiyordum? Ben artık seni daha fazla üzmemek istiyordum, ben daha fazla görmemek istiyordum yüreğinde her şeyin tükendiğini bana dair! Ben artık hayatından usulca çekilmek istiyordum ve ölümden daha usul bir yol yoktu benim için!
    Bilmiyorum bunları okuduğunda üzülür müsün, eski günlere dair bir kırıntı kalmış mıdır yüreğinde! Zaten kaç gündür aklımdaydı. Benimle aynı evi paylaşmak bile sana artık eziyet olmaya başlamıştı, belliydi tavırlarından! Gitmeyi bile düşünmüştüm bir ara! İşte gidecek bir yerimin bile olmadığını o zaman fark etmiştim ancak! Çocuklarımız olsaydı, en azından bir çocuğumuz onun yanına giderdim belki; ama benim senden başka hiç kimsem yoktu bu hayatta, hiç kimsem!
    Neden mi yazıyorum şimdi bunları? İnan ben de pek bilmiyorum. Ölmeden önce konuşmak istedim senle o kadar! Belki son kez bunları okurken o eski günler gelir diye aklına! Ben ise aylardır, yıllardır zaten o güzel günlerin anısıyla yaşama tutunabildim. Bu kadar tutabildiler beni ancak!
    Bilmiyorum bunu istemem doğru olur mu senden. Öleceğini anlayan herkes bir vasiyet bırakmak zorunda mı onu da bilmiyorum! Zor bir şey değil yine de istediğim, beni Ankara’ya gömmeyin yeter! Bu kara şehirde bir kara an(!) daha yaşamak istemiyorum çünkü artık! Ölümüm yeşillik içinde olsun en azından!
    Susmalıyım artık biliyorum. Belki üzmüşümdür seni. Yine de şunu bil giderken; ben seni hep sevdim! Ay dönümlerimizi bile üşenmeden hatırlayıp kutladığımız, Ankara’ya beraber göğüs gerdiğimiz o günlerde olduğu gibi hem de! Çünkü bu dünya bana sevgimi paylaşacak birini daha vermedi! Sen yettin ama! Seninle paylaşılan o güzel günler yetti bu hayatı güzel kılmaya! Keşke daha anlayışlı olabilseydik son günlerimizde, keşke… Neyse yine yaşlı çenemi tutamadım. Çok konuştum susayım artık! Son sözüm ne olacak diye merak ediyorsan… Hani sana yıllar, yıllar önce söz vermiştim ya son nefesime kadar seni seveceğim diye; son sözüm de bu olacak işte: SENİ SEVİYORUM!
    alıntı


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: YAŞLANDIK

          Kategori: Atış Serbest

          Konuyu Baslatan: Vuslata Hasret

          Cevaplar: 0

          Görüntüleme: 706

    Ezan Oldum Dinmedim.Bayrak Oldum İnmedim. Şehit Oldum Ölmedim.Adım Müslüman Soyadım Türk Benim

Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook Baglan Giriş