Kullanıcı Tag Listesi

KARS ARDAHAN IĞDIR YÖRELERİ DERLEME ÇALIŞMALARI VE HALK OYUNLARI HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME VE TANITIM YAZISIDIR Sözlü yazın alanında günümüze kadar yapılan derleme çalışmaları içinde yer alan yöremiz ve yöremize ait halkoyunları. Türküler ve halk oyunları dediğimiz zaman aklımıza hemen “yöre” diye bir kavram gelir. “İç Anadolu Yöresi Türküleri” “Doğu Anadolu Yöresi Türküleri” gibi. Yörelerin iç bünyesine girilince şehirler kasabalar beldeler ve köyler akla geliyor. Aklımıza gelen bir başka

Bu konu 10209 kez görüntülendi 4 yorum aldı ...
Kars ardahan iğdir yöreleri derleme halk oyunlari 10209 Reviews

    Konuyu değerlendir: Kars ardahan iğdir yöreleri derleme halk oyunlari

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 10209 kez incelendi.

  1. #1
    Doktor Amca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    4.287
    Konular
    1064
    Beğendikleri
    11
    Beğenileri
    11
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Doktor Amca

    Standart Kars ardahan iğdir yöreleri derleme halk oyunlari

    KARS ARDAHAN IĞDIR YÖRELERİ DERLEME ÇALIŞMALARI VE HALK OYUNLARI HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME VE TANITIM YAZISIDIR
    Sözlü yazın alanında günümüze kadar yapılan derleme çalışmaları içinde yer alan yöremiz ve yöremize ait halkoyunları. Türküler ve halk oyunları dediğimiz zaman aklımıza hemen “yöre” diye bir kavram gelir. “İç Anadolu Yöresi Türküleri” “Doğu Anadolu Yöresi Türküleri” gibi.

    Yörelerin iç bünyesine girilince şehirler kasabalar beldeler ve köyler akla geliyor. Aklımıza gelen bir başka kavram ise, Ozanlar, ozanlar da yöresel adlar almakla kendilerini ifade etmişler. Narmanlı Sümmani, Bursalı Halil, Çıldırlı Şenlik, adlarını sayarken daha iç detaya inildiği zaman köy adlarını kendisine mahlas olarak alanlar da vardır. Heveli Babuş, Penekli Zelili, Bardızlı İhsani diyebiliriz.

    Bunları niçin yazıyorum?

    Bunlar türkülerin gururlandırılmasına yardımcı olan öğelerdir. Derleme çalışmaları yapılırken, bu öğeler göz önünde bulundurulması gerekiyor sanıyorum.

    Bulundurmak demek o bölgenin yaşam biçimini kavramak demektir. Dil üslubundan tutun anlatım üslubuna kadar akla ne geliyorsa tümünü bir derlemeci tam olarak bilmek zorundadır. “En azından derleme yaptığın yöreyi bütün hatlarıyla tanımalıdır.

    Bu anlattığım derlemede birinci öğe olarak görülmelidir.

    İkinci öğe ise, yine derlemeci derleme yaptığı yörenin halk hikâyelerini masal ve tekerlemelerini asgarî bir ölçüde bilmelidir. Daha sonra o yörede gelmiş geçmiş ozanları ve ozanların yorum, makam şiir düzeni ve tasnif ettiği hikayeleri de bilmesi gerekir.

    Bütün bunları neden yazıyorum.

    Eğer bir derlemeci Aşık Veysel kaynaklı “Necip Bey” türküsünün “Necip Bey İle Telli Hanım” hikayesinden geçtiğini bilirse türkü her ne kadar Sivaslı Aşık Veysel dilinden derlenirse o türkü yöresine verilmelidir. Dip not olarak kaynak Aşık Veysel Sivas derlemesi olarak yazılmalıdır. Yanı kısaca türkü yerine iade edilmelidir.

    Yöre dışına taşan ve gittiği yörede ünlenen bazı türküler ise “ben buralı değilim” diye bağırıyor. Güney Anadolu’da derlenen ve oradaki sanatçıların sesiyle ünlenen bir türkü vardır ki, “ben buralı değilim” diye bağırıyor.

    Türkü şu: “Ağam Ağam Öz Ağam” Ardahan Çıldır ve Arpaçay yörelerinde Acem ağzı söylenen bir türküdür. Türkü aslen Ardahan yöresine de ait değildir. Azerbaycan yöresinden bizim oralara gelmiş. Gelmiş ama biz gelen türküyü geldiği gibi söylüyoruz. Nasıl mı?

    Üvey ana elinde kalan ve öz ana sevgisini arayan bir gencin duygularını anlatan türküdür.

    Söylence söyle:

    Çok eskilerde bir kardeşle bir bacı varmış. Bu iki kardeş çok zalim olan bir üvey ****** elinde kalmışlar. Üvey ana bu iki kardeşe geçen her günü zehir etmek için elinden geleni ardına koymazmış. Evlerinde bulunan bir kuzuyu bu iki kardeşe emanet edip, ormanda otlağa gönderirmiş. Her seferinde şöyle tembihte bulunurmuş. Kuzuyu iyi otarın karnını iyi doyurun. sakın kaybetmeyin eğer kaybederseniz size dünyayı dar ederim.

    Gel zaman git zaman iki kardeş kuzuyu otlatmak için meşeye ***ürür getirirmişler. Bir gün oyuna dalan çocuklar kuzuyu kaybederler. Arayıp arayıp bulmazlar. Korkularından eve de dönemezler.

    Üvey ana çocukların gelmeyişini görünce ne oldu kaygısıyla meşede onları aramaya çıkar. Daha sonra çocukların olduğu alana girince çocuklar üvey ******ın gelişini görürler ve kuzunun kayıp olduğunu söylerler bu olaya çok kızan ve hiddetle iki kardeşin üstüne yürüyen üvey ****** önünden kaçan çocuklar, Allah’tan kuş olup uçmayı dilerler. Ve nihayeti iki kardeşte kuş olup uçarlar .. Gün bugündür ormanda kaybolan kuzuyu ararlar amam bulamazlar. İşte bu iki kardeşin hem ağlayarak hem de uçarak söyledikleri bir türküdür. Söylenen bu türkü.

    Türkü Şöyle Başlıyor:

    “Anam anam öz anam/ çık eyvana gez anam” Konuştuğumuz dilin yapısında öz ana ve üvey ana kavramı vardır. İnkara gerek yok...

    Peki Türk dili genelinde “öz ağa ile üvey ağa” kavramı var mıdır? Benim bildiğim kadarıyla yoktur. Eğer ben bilmiyorsam bu Kavr**** varlığını TDK açıklasın.

    Türkü Derlemeleri

    Cumhuriyet yıllarının başlangıcı, Anadolu denilen toprakların üstünde halkçılık rüzgarlarının estiği bir dönemdir. Bu dönem, aydınla halk arasında belli bir yakınlaşmayı da ön plana getirmiştir. Artık aydınlar saraylarda oturup pencereden insanlara bakmıyor. Evinden çıkıp halk denilen bu insanların içine rahatlıkla gidip, halk sohbetlerine katılmaya başladılar. Bir taraftan yeni sistemi halka benimsetip sevdirmek amacıyla diğer bir yanı ise, halk adına iş yaptıklarını kanıtlama diyelim.

    Halk Ezgileri:

    Halk ezgileri o dönemde sesten sese ulaşarak dağılma niteliğine sahipti. Dolayısıyla, bozulma oranları daha azdı. Günümüzdeki iletişim araçlarının insan yaş****da yer almasıyla birlikte ezgilerin dağılımı daha da hızlı olmaya başlamıştır. Bu dağılım olumlu sonuçlar getireceğine tam aksine olumsuz sonuçların sorumlusu olmaya başlamıştır.

    Dolayısıyla halk ezgileri kendine has yöresel ritmik ve melodik karakterlerini de yitirmeye başlamışlar. Türkülerde söz döşeme sistemi genelde bozulmuş. Ozanların mahlas yazdıkları kubbeler atılmış tüm türküler anonim kılınmıştır.

    Ozanların adları türkülerde niçin çıkarıldı. Bunca türkü sahibini tanırken sahibine yabancı kılındı. Olaya mantık ölçüsüyle bakınca şunu görüyoruz. Bir türkünün mahlas bölümünde SÜMMANİ adı geçiyorsa, bu türküyü derleyen ya da okuyan kişi kendi yöresine ve kendi hanesine yazma şansını yitiriyor. Ya da bir TRT sanatçısının dediği gibi, “ her türküyü olduğu gibi bozmadan orijinal yapısıyla sunarsak, açlıktan ölürüz”

    Bu tutum eğer doğru ise, Halk ezgileri adına bu bir kırılmadır. Bu kırlıma ekseninde Bursalı Halil, Merdinikli Karaca oğlan, Dadaloğlu, Seyrani ve daha niceleri yok edilmiştir.

    Halk ezgilerinin bir çokları derlendiği yörenin özelliğini taşımıyor. Bu bir suç değildir. Çünkü zorunlu göçler, yöreleri ve türküleri harmanlamıştır. Sivas yöresinde derlenen Celaloğlan ağıdı, Mihrali Bey türküsü ve daha niceleri Sivas yöresinin özeliğini taşımıyor. O halde
    bu türküler Sivas yöresinde ne arıyor. Soruya yanıt türkülerin yanıtıdır. Sivas yöresine getirilip yerleştirilen Terekemleler, Aşıklık geleneği
    içinde türkülerini de birlikte getirmişler. İç Anadolu yöresinde de konum aynıdır.

    Kozanoğlu isyanıyla zorunlu göçe tabi tutulan Afşarların gelmesiyle Güney türküleri iç Anadolu’ya taşınmıştır. Bizim yöremiz sayılan Ardahan’da Dersim (Tunceli) türkülerini derlemek mümkündür. Çünkü, Dersim’den Ardahan’a zorunlu gönderilenler, kendi kültürlerini de türkülerini de birlikte getirmişler.

    Ben derlemelerinde şöyle bir yöntem izlerim. Bir türkü Ankara’dan derlenmiş. Ezgi güzel ama sözleri en az beş türkünün sözlerinin karışımından oluşuyorsa, ben bu türkünün en sağlam söz döşeme sistemini bulmaya çalışırım. Bulduğum zaman o türküyü o şehre ya da o yöreye aktarırım. Kanımca karışıklığın önene böyle geçilir. Art niyetli kişilerde bu sistemi anlayınca ezginin üstüne yalan sözler koyarak sahiplenme konumundan vazgeçerler. En azından caydırıcı bir yöntem olur diye düşünüyorum.

    Derleme ve derlemcilik

    Rauf Yekta adıyla başlayan derlemecilik, Muzaffer Sarısözenle doruk noktaya erişmiştir. Genelde yöresel yazım hatalarını saymazsak. Bu derlemeler en sağlam derlemelerdir.

    Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından itibaren derleme çalışmaları, bilimsel bir potaya taşınmak istenmiştir. Bu amaçla çeşitli devlet kurumları işe el atmışlar. Çünkü yeni kurulan bir cumhuriyetin her alanda yenileşen sisteme uygun bir müzik politikası da olmalıydı. Bu gerçekler göz önün alanınca Anadolu toprağının sesine kulak verildi. Yani kısacası, Anadolu halk ezgilerini Türk müziğinin öz kaynaklarından olduğunu kabul ediyor ve derlenmesi için gereken koşulları yerine getiriyordu.

    Derlemeler nasıl oluyordu?

    İlk derleme çalışmaları:

    Bu derleme işinin ilk taşıyıcıları müzikle uğraşan öğretmenlerdi. (Köy Enstitüleri) Müzik öğretmenleri derlediği türküleri notaya alıp, dönemin tek yetkili kurumu olan “İstanbul Belediye Konservatuarı’na yani şimdi ki, “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na gönderiyorlardı. Bu yöntem güvenilir olmadığı için, yerinde tespit ve yerinde derleme yöntemi gündeme geliyor. İşte bu kararla birlikte derlemeciler halk içine gitmeye başlıyorlar.

    İkinci derleme çalışmaları:

    1926 yılında adı geçen konservatuarın öğretim görevlilerinden, bir gurup kalkıp,

    1. Kayseri
    2. Sivas
    3. Niğde
    4. Adana
    5. Gaziantep
    6. Urfa şehirlerini teker teker dolaştılar. Bu dolaşmanın getirdiği verimlilik kendini gösterince, aynı gurup bir yıl sonra, Manısa, Karaman, Alaşehir, Konya, Ereğli, Ödemiş ve Aydın yöresinde türkü derlemeleri gerçekleşmiştir.

    Üçüncü derleme çalışmaları:

    1928 yılında ise üçüncü kez derleme gezilerine çıkılmıştır. Gezilen yöreler ise:

    1. Ankara
    2. Çankırı
    3. İnebolu
    4. Kastamonu
    5. Kütahya
    6. Eskişehir
    7. Bursa illeri gezilmiştir.

    Dördüncü derleme çalışmaları:

    1929 yılında yapılmıştır gezilen yöreler ise şunlardır:

    1) Trabzon
    2) Gümüşhane
    3) Erzincan,
    4) Bayburt
    5) Erzurum
    6) Giresun
    7) Rize
    8) Sinop yöreleridir.

    Dördüncü derleme çalışmaları sona erir ermez, arkasından bu çalışmaları yürüten uzman kadronun da çakışmaları durdurulur. Uzman kadro denince bu kadroda yerini alan görevlilerin isimlerini de verelim.

    Görevli uzmanlar:

    1) Mahmut Ragıp Gazimihal
    2) Yusuf Ziya Demircioğlu
    3) Ferruh Arsunar
    4) Muhittin Sadak
    5) Rauf Yekta adlarını saymak mümkündür.


    Derleme çalışmaları 1937 yılına kadar ara vermiştir. Bir olayı belirtelim. Uzmanlar düzeyinde kesintiye uğrayan bu çalışmalar kişiler bazında mutlaka sürdürülmüştür.

    Yeniden derleme çalışmalarının başlaması. İşin bundan sonra ki dönemini Ankara Devlet Konservatuarı ele alıyor. Yani derleme çalışmaları İstanbul dan Ankara’ya taşınıyor. Ankara’da başlatılan derleme çakışmaları yapan uzman kadroların adlarını ve
    derleme yaptıkları tarihleri verelim...

    1937 ile 1942 yıllarında derleme yapan uzmanlar.

    1) Hasan Ferit Alnar
    2) Necil Kazım Akses
    3) Ulvi Cemal Erkin
    4) Halil Bedii
    5) Muzaffer Sarısözen
    6) Arif Etikan
    7) Cevat Memduh Altar
    8) Tahsin Banguoğlu
    9) Rıza Yetişen
    10) Nurullah Taşkıran
    11) Mahmut Ragıp Gazimihal
    12) Mithat Fenmen


    İlk beş yıl böylece tamamlanmış oldu. Sonra ki on geziye çıkan uzman kadronun isimlerini de yazalım.

    1) Muzaffer Sarısözen
    2) Halil Bedii Yönetken ve
    3) Rıza Yetişen


    Gibi üç isim verebilirim. Bu süreç içinde on bine yakın türkü, derlendi ve notaya alınarak arşive aktarıldı.

    TRT’nin kuruluşu ve radyo Çalışanları’nın derlemeleri gündeme gelir.

    1964'de kurulan T.R.T. Ankara radyosu bir gelenek olan bu derleme gezilerin sürdürdü.


    T.R.T Ankara radyosu yurttan sesler koro şefi Muzaffer Sarısözen başkanlığında yapılan ilk derleme gezisinde

    1) Kars
    2) Erzurum
    3) Erzincan
    4) Van
    5) Hakkari
    6) Diyarbakır
    7) Elazığ (Harput)
    8) Urfa
    9) Adana
    10) Bitlis
    11) Siirt
    12) Muş,
    13) Bingöl yöreleri gezildi ve yöredeki ezgiler bantlara kayıt edilerek TRT Ankara radyosuna getirildi.


    1967'de ise, daha geniş bir kadroyla dağınık bir şekilde ekip çalışmalarına geçilmiştir. Bu çalışmalar, yedi şehirde yedi ekip görev yapmıştır.

    Ekiplerin çalıştığı şehirler ise şunlardır:

    1) Gaziantep
    2) Burdur
    3) Van
    4) Erzurum
    5) İzmir
    6) Trabzon
    7) Balıkesir


    1971 yılına gelindiği zaman TRT Ankara radyosunun son çalışması olarak kaynaklara geçmiştir. Bu derleme gezisinde ise, Erzurum ve Kars yörelerine özgü Halk ozanların yani sıra aşıkların atışmaları, deyişleri ve yöreye özgü davul zurna halk oyun havaları derlenmiştir. Bu derlemenin listesi aşağıda verilmiştir.

    Bu derlemelerin yapıldığı tarihte Kars üçe bölünmemiştir. Ardahan ve İğdır Kars’ın ilçeleri durumundadır. Bu derleme çalışmasını yapanlar ilçeler bazında bir derleme yapıp yapmadığını belirtmemişler. Benim ayrıca “Göle Yöresi Halk Oyunları” başlığı altında bir çalışmam vardır ki, orda yer alan onlarca halk oyunu bu listede yok. Bu çalışmalar taktirle karşılanırken eksik kalan yerlerinin doldurulması gerektiğine de inanıyorum.

    İnandığım bir başka olay vardır ki oda şu: yapılan bu derlemelerin içinde Göle’nin Okçu köyünde ki Ali’nin söylediği Sarı Gelin türküsü kayıtlarda yok. Kayıtlarda olmayan türkü görelim ki nerelerde varlığını bildiriyor bizlere.

    Sarı Gelin türküsü ve bilinen yerel hikaye

    1918 yılında, bir heyetle birlikte kuzeydoğu illerimizi gezen tarihçi Ahmet Refik Bey, Sarı Gelin türküsünü, Göle’nin Okçu köyünde tespit etmiştir. Bu seyahat notlarından meydana gelen kitabında şunları yazıyor:

    “Okçu köylü Ali’nin en güzel söylediği, Diyarbekir’de, Erzincan’da, Erzurum’da Kürdî nağmelerle okunan bildiğimiz bir türkü. Fakat ezgiler burada daha hüzünlü, daha kederli. Türkünün konusu gayet şâirane: Bir Türk delikanlısı köyünde yaşayan bir Hıristiyan kızını seviyor. Sabahleyin tarlaya giderken peşinden ayrılmıyor. Akşamları sürüler ağıllarına dönerken sevgilisinin güzelliğini seyrederek ruhunun ateşini dindirmeye çalışıyor. Kalbi ve kafası o derece meşgul oluyor ki, sonunda taptığı haçı, sevdiği salibi/haçı görmek istiyor. Kalbi heyecan içinde çarparak bir pazar sabahı kalkıyor. Güneş yamaçlara altınlar serper, kuşlar tatlı cıvıltılarla
    ortalığı şenlendirirken kiliseye gidiyor. Bir köşeye çekiliyor. Sevgilisinin taptığı haçı, kilisede yapılan ayini seyrediyor. Türkü şöyle başlıyor:

    Vardım kilsesine baktım haçına
    Mâil oldum bölük bölük saçına
    Kız seni ***ürem İslâm içine

    Vay Sinan ölsün Sarı Gelin
    Âh seni vermem dünya malına.

    Şarkının (türkünün) nakaratı o kadar hazin, o derece tesirli ki... Ali, elini şakağına koymuş, gözleri yaş dolu, ruhundankopan acılarla feryat ediyor:

    Vay Sinan ölsün Sarı Gelin
    Vay Sinan ölsün Sarı Gelin
    Seni vermem dünya malına...

    dedikçe güya ağlamak istiyor. Sarı Gelinler orada da mı bedbaht âşıkları bu derece büyülemişler (Altınay- 2001: 71-72)?

    Sarı Gelin türküsünün halk ağzında dolaşan ikinci dörtlüğü de şöyledir:

    Vardım kilsesine kandiller yanar
    Kıranta keşişler pervane döner
    Tersa sevmiş deyin el beni kınar

    Vay Sinan ölsün Sarı Gelin
    Seni saran neyler dünya malın.
    (Seni alan neyler dünya malın)


    Ünlü “Kars Tarihi” adlı eserinde, Kıpçaklardan bahsederken, Sarı Gelin türküsüne de değinen Kırzıoğlu, bu türkünün Kars ve bir zamanlar halkı Türklerden meydana gelen Erivan’da <> söylenen bir başka varyantını da veriyor:

    İrevan çarşı pazar
    İçinde bir kız gezer
    Elinde divit kalem
    Dertliye derman yazar.

    dörtlüğü ile başlayıp:

    Sarı Gelin, sarı kız
    Ettin ömrüm yarı kız


    nakaratlarıyla ve bar/halay havası olarak da söylendiğini belirtir (Kırzıoğlu-1953: 380-381).

    Sarı Gelin adlı hikayenin içinde bir tek türkünün geçmediğini ve en az Sarı gelin içerikli 25 türkünün geçtiğini söylemekte yarar vardır. Şeyh San’an yöre anlatımıyla “şeyh Sinan ile Sarı gelin” hikayesini toparladığımız an bu sayfalara aktarmayı da bir görev sayıyorum.

    1918 bilinen tarih. 1953 ikinci yazılan tarih TRT derlemeleri 1971 olunca sahipsiz kalan türküler başka diyarlara gitmiş diyebiliriz.

    Yıllarca süren bu ekipsel ve uzman kadroların bu çalışmalarına kişisel çalışmalarda eklenince Türk Halk ezgilerinin arşivi oldukça zengin bir birikime ulaşmıştır.

    Gelelim günümüze, günümüzde internet sitelerinin yaygınlaşması ve her isteyen il ilçe bucak, köy bazında sitelerin açılması hemen hemen her yörenin halk kültürünün sitelere taşınması, bir tartışmayı da gündeme taşımış oldu. Bu tür çalışmalarla, halk ezgilerinin sürekli arşivlendiğini biliyoruz. Bu arşivleme sistemi bir yandan geniş halk kültürünü aktarıyor, bir yandan da derlemeler esnasında yapılan yanlış yöre yazımlarını da yansıtıyor. Öyle ise bu çalışmalar uzman kadrolar tarafından yeniden elden geçirilerek var olan hataların en aza indirilmesi sağlanmalıdır.

    Kars Ardahan Iğdır Yöresi Halk Oyunları / OYUNLARDA KULLANILAN ÇALGILARI

    Meydanlarda, açık havada: Davul - Zurna, Davul – kaval ya da Klarnet.

    Kapalı Yerlerde: Klarnet, kaval Akordeon, Armonika, Tar, Tulum, Mekkare, Zilli veya Zilsiz Tef.

    Yöremizde çalgı olarak bilinen zurna cura zurnadır. Kısa boylu ve ince ses veren tercih edilir. Hareketli oyunlarda ön
    plandadır. Ağır oyunlarda ise kaval ön planda tutulur.

    Bu sıralamanın içinde yer almayan Göle Yöresi halk oyunları, ayrıca aktarılmıştır. Bu sıralamanın içine alınmamıştır.

    1. Ağca ferikler - Bar, Kadın, Türkülü bir oyundur.
    2. Ağır ayak - Erkek, Tekil.
    3. Ağır bar - Bar, Erkek.
    4. Ağır kayda – Bar kadın oyunudur. Karışık da oynanır
    5. Ağır oyun – Kadın oyunudur Tekil oynanır.
    6. Ağır Terekeme - Erkek, Kadın, Tek – Toplu oynanan bir oyundur.
    7. Ahçik - (Bak. Ermeni Kızı ya da Ermeni maral türkülü)
    8. Ahıska barı - Bar, Erkek, Kadın, Karışık oynanan bir oyundur.
    9. Ahıska gülü - Kadın, Tekil oynana bir oyundur.
    10. Ahlat barı - Bar, Erkek. Akçaferikler - (Bakınız Ağcaferikler)
    11. Akışta - (Bak. Alkışta) yöreye göre adlandırılmış
    12. Alkışta - Kadın, Erkek, Karma, Çift - Toplu.
    13. Allı yeşilli kızlar - Bar, Kadın, Erkek. karışık
    14. Allı yeşilli mendil - Bar, Kadın, Erkek. karışık
    15. Alma dere - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    16. Almalar - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    17. Almalı dağlar - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    18. Altın Yüzük - Bar, Kadın, Erkek karışık
    19. Ardahan barı - Bar, Erkek, Kadın, Karışık oynanır
    20. Arpaçayı - Kadın, Erkek. Karışık oynanır
    21. Arpaçayı diringisi, Erkek, Tek.
    22. Arzuman - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    23. Arzumanî - (Bak. Arzuman)
    24. Askerani - (Bak. Gence)
    25. Aşırma - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    26. Ay Işığı - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    27. Azerbaycan - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    28. Azerbican - (Bak. Azerbaycan)
    29. Bahçeden gelen ne sestir - Kadın, Tek.
    30. Bahteverdi –
    31. Balabala - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    32. Balaceyran - Kadın, Erkek, Tek.-
    33. Balalı Tavuk - Taklitli kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    34. Bapur - (Bak. Papori)
    35. Bar - Bar, Kadın, Erkek. Karma.
    36. Bardız Barı - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    37. Bar sekmesi - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    38. Bayburt'un İnce yolu - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    39. Baycan - (Bak. Azerbaycan)
    40. Bebek oyunu - Taklitli, Kadın, Tek.
    41. Bekir - (Bak. Bekir Bengi)
    42. Bekir Bengi - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    43. Bengi –
    44. Benzetme - Taklitli oyun –
    45. Berta - (Bak. Deli horon)
    46. Berzini - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    47. Beş açılan - Erkek, Kadın, Tek - Toplu.
    48. Biçan - (Bak. Azerbaycan)
    49. Bir gül ektim - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    50. Bizim bağda - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    51. Boyakçının gelini - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    52. Bu gelen nahır mıdır - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    53. Bülbül - Kadın, Erkek, Karma, Tek - Toplu.
    54. Camış girdi bağa - Erkek, Kadın, Tek.
    55. Can maral - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    56. Ceylân - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    57. Ceylânı - (Bak. Ceylân)
    58. Coşkun Çoruh - (Bak. Deli horon)
    59. Çam dalı –
    60. Çarışka –
    61. Çapik - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    62. Çepik - (Bak. Çapik)
    63. Çeçen Kızı - Kadın, Tek - Toplu.
    64. Çember - (Bak. Bengi)
    65. Çıldır barı (Çıldır Yallısı) - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    66. Çiftayak - Tek, Erkek.
    67. Çift Basma - (Bak. Çiftayak)
    68. Çift Tamzara ¦ Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    69. Çil horoz - Taklitli, Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    70. Çil horuz. (Bak. Çil horoz)
    71. Çoban - Kadın, Erkek, Tek.
    72. Dağda hayladım kurdu - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    73. Dağda kestim değnek - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    74. Dalilo, Daliloy - Bar, Kadın Erkek, Karma.
    75. Delilo, Delüoy - (Bak. Dalilo)
    76. Della, Delloy - (Bak. Dalilo)
    77. Derilo - (Bak. Dalilo)
    78. Dasniçorç - (Bak. Ondört)
    79. Davul ban - Erkek, Çift.
    80. Deli horon - Horon, Erkek.
    81. Deli kız - Taklitli, Çift, Karma.
    82. Derbendi –
    83. Destiyi aldım ana - Kadın, Tek.
    84. Deve oyunu - Temsili, Taklitli oyun.
    85. Dırıngı - (Bak. Diringi)
    86. Diringi - Kadın, Erkek, Tek.
    87. Dilican –
    88. Dinme - Kadın, Tek - Toplu, Türkülü.
    89. Diz kırma - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    90. Döne - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    91. Durna - Tek, Kadın.
    92. Durna barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    93. Durnalar - (Bak. Durna)
    94. Dur yerinde hanım süre gel - (Bak. Arpaçayı diringisi)
    95. Düz bar - Bar, Erkek, Kadın.
    96. Düz Diringi - Tek, Kadın, Erkek.
    97. Düz Yalh - (Bak. Düz bar)
    98. Eğil dağlar - Erkek, Kadın, Karma, Tek - Toplu.
    99. Elmas –
    100. Engeli - (Bak. Enzeli)
    101. Enşelİ ( Bak. Enzeli)
    102. Enzeli - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    103. Ermeni kızı - Kadın, Tek.
    104. Erzurum barı - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    105. Ezingan deresi - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    106. Gaçke barı - (Bak. Kız barı)
    107. Garzanî - Bar Erkek.
    108. Gaşenk –
    109. Gelin Memmet - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    110. Gence - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    111. Geylani - (Bak. Ceylan)
    112. Gorişhi - (Bak. Lezinka)
    113. Gögerçin vurdum - (Bak. Canmaral)
    114. Göle Ağırlaması Kadın erkek karışık
    115. Gölenin düzü - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    116. Gülabi - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    117. Gülsen - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    118. Gülüm oğlan - Bar Kadın, Erkek, Karma.
    119. Gümrü barı (Gümürü ban) - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    120. Gümrü Yallısı - (Bak. Gümrü barı)
    121. Güzelleme –
    122. Güzeller barı - (Bak. Nari)
    123. Hakkari Barı - Bar, Erkek
    124. Hakkari yallısı - (Bak. Hakkari Barı) - Bar, Erkek.
    125. Hala bacı - Taklitti, Kadın, Tek.
    126. Hançer barı - Erkek, Çift.
    127. Han kızları - Kadın, Erkek, Karma, Tek - Toplu.
    128. Hasan dağı - Kadın, Erkek, Tek.
    129. Hay hay hanım - Kadın, Erkek, Karma, Tek - Toplu.
    130. Hay Lalo - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    131. Hay Lolo - (Bak. Hay Lalo)
    132. Hay mendil mendil mendil - Kadın - Tek.
    133. Hekari barı - (Bak. Hakkari barı)
    134. Hekari yallısı - (Bak. Hakkari barı)
    135. Hekkari barı - (Bak. Hakkari barı)
    136. Hekkari yallısı - (Bak. Hakkari barı)
    137. Hey nari - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    138. Hoşbilezik - (Bak. Altın yüzük)
    139. Horoz oyunu - Kadın.
    140. Horuz oyunu - (Bak. Horoz oyunu)
    141. İğdır barı - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    142. İğdır yallısı - (Bak, İğdır ban)
    143. İnce dere - Bar, Kadın, Erkek, Karma (Aynı oyun kadınlar tarafından Tek - Toplu olarak ta oynanmaktadır)
    144. İndim derede durdum - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    145. İndim dereye beklerim - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    146. Kağızman barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    147. Kalalı - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    148. Kalari - Kadm, Erkek, Tek - Toplu.
    149. Kalender - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    150. Kalkan kılıç oyunu - (Bak. Kılıç Kalkan oyunu)
    151. Kaloş - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    152. Karabağ - Erkek, Kadın, Tek - Toplu.
    153. Karadonlu - Kadm, Erkek, Tek - Toplu.
    154. Karam - Erkek, Kadm, Tek - Toplu.
    155. Karapürçek - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    156. Kars barı - Bar, Erkek, Kadm, Karma.
    157. Kars gülü - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    158. Karsın önü - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    159. Kars yallısı - (Bak. Kars ban)
    160. Kars Zeybeği - Kadın, Erkek, Karma, Çift - Toplu Temsili.
    161. Karşıberi - Karşılama, Erkek, Kadm, Karma, Çift - Toplu.
    162. Kazengi - Kazayağı - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    163. Kazaki –
    164. Kedi - Taklitti, Çift, Karma.
    165. Kenenk - Tek, Karın.
    166. Kentvari - Kadın, Tek - Toplu.
    167. Kesme - Bar, Kadm, Erkek, Karma.
    168. Keten koynek - Tek, Kadın.
    169. Kevengin yolu - Tek, Kadın.
    170. Kezel oy - Bar, Erkek, Kadın.
    171. Kılıç Kalkan oyunu - Erkek, Çift - Toplu.
    172. Kırat - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    173. Kıskanç - Kadm, Erkek, Tek - Toplu.
    174. Kız barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    175. Kız belm ince - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    176. Kindavur - (Bak. Kentvari)
    177. Koççari - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    178. Koları –
    179. Kolsalım - (Bak. Kolsalma)
    180. Kolsalma - Erkek, Tek.
    181. Komerişki –
    182. Konduram - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    183. Kondurayı mor boyarlar - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    184. Köçek - Erkek, Tek - Toplu.
    185. Küççeri - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    186. Köroğlu - Erkek, Çift, Bıçaklı.
    187. Köroğlu barı - Bar, Erkek.
    188. Kuleheynar - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    189. Kuleyi gider yaban –
    190. Kundurayı mor boyarlar –
    191. Köçekler, Kadın, Tek.
    192. Kürt kızı, - Kadın, Tek.
    193. Kürtoğlu - Kadın, Erkek, Karma, Tek - Toplu.
    194. Laçın barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    195. Lala hanım –
    196. Lale - Kadın - Tek - Toplu.
    197. Laley oyunu –
    198. Lezgi hengi (Lezki henki, Lezginkat) - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    199. Lezinka –
    200. Lorke - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    201. Lörkey, (Bak. Lorke)
    202. Mahmudiye - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    203. Maral - Tek, Kadın.
    204. Maro - (Bak. Maral)
    205. Mehmet Bağır - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    206. Memmet Hınzıgar - (Bak. Ağır oyun)
    207. Mıstafa Barı - (Bak. Mustafa Barı)
    208. Mıstafa Kamal Paşa - (Bak. Mustafa Kemal Paşa)
    209. Mıstafam - Erkek, Kadın, Karma, Tek, Toplu.
    210. Mirzai - Erkek, Kadın, Tek - Toplu.
    211. Mirzanı - (Bak. Mirzai)
    212. Mirzavi - (Bak. Mirzan)
    213. Mirzayı - (Bak. Mirzai)
    214. Mustafa Barı - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    215. Mustafa. Kemal Paşa - Erkek, Kadın, Tek - Toplu.
    216. Nanay –
    217. Nare -Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    218. Nari - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    219. Naz barı - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    220. Nazeyleme - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    221. Nazlı bar - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    222. Nevruzi –
    223. Nez beri - (Bak. Naz barı)
    224. Odalar - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    225. Ondört - Kadın, Erkek, Karma, Tek, Toplu.
    226. Orta çala - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    227. Ördek - Temsili, Erkek, Karma, Çift.
    228. Pağpuru - (Bak. Papori)
    229. Papori - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    230. Pappuri - (Bak. Papori)
    231. Penceresi Püskül püskül - Erkek, Kadın, Tek.
    232. ***ik - (Bak. Kedi)
    233. Pişik - (Bak. Kedi)
    234. Poshov barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    235. Sağ Köroğlu - Bar, Erkek.
    236. Sallama –
    237. Sarhoş barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    238. Sarı çiçek - Kadın, Erkek, Karma, Çift.
    239. Sarı gelin - Kadın, Tek.
    240. Sarı gül –
    241. Sarı kız - Kadın, Tek.
    242. Sarı saman - Kadın, Tek.
    243. Sarı seylan - Bar, Erkek, Kadın.
    244. Sekme - Erkek, Tek.
    245. Sekme harı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    246. Sekme Terekeme - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    247. Seksen örük - Kadın, Tek.
    248. Serhoş barı - (Bak, Sarhoş barı)
    249. Sıçratmak - (Tikbar) - Bar, Erkek, Kadın, Karma,
    250. Silahor –
    251. Sincami - (Sincani, Zengani) - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    252. Sol köroğLu - Bar, Erkek.
    253. Sonalar - Bar, Kadın, Erkek. Karma.
    254. Süsen sünhül - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    255. Şadara - (Bak. Ağır, oyun)
    256. Şamil - (Bak. Şeyh Şamil)
    257. Sanalım - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    258. Şarani - (Bak. Kılıç Kalkan oyunu)
    259. Şerbeti kaldı tasta - Ear, Kadın, Erkek, Karma.
    260. Şeyh şamil - Erkek, Tek - Toplu.
    261. Sorul - Bar, Kadın, Erkek, Karma,
    262. Tahtakıran- (Ha vurun vurun vuralım)Karma, Çift
    263. Tamzara- Ear, Kadın, Erkek, Karma.
    264. Tapiri - (Bak. Papori) Taşkıran - Tek, Kadın.
    265. Tatan aşağı - Tek, Kadın. Tek ayak - (Bak- Aşırma)
    266. Tek Tamzara - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    267. Telli - Kadın, Erkek, Tek - Toplu.
    268. Tello – (Çayda Çıra ağacı) karışık
    269. Temirağa - (Bak. Temurağa)
    270. Temurağa - Bar, Erkek.
    271. Temurağa - (Bak. Timurağa)
    272. Temurağa - (Bak. Timurağa)
    273. Terekeme - Bar, Kadın, Erkek, Kamra.
    274. Terekeme Karapapaklarm - Erkek, Kadın, Tek - Toplu.
    275. Terekeme yallısı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    276. Ters bar - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    277. Ters Laçin barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    278. Teşi- Tekil orta oyunu
    279. Teşt - (Bak. Kedi)
    280. Topal Eğringi - Erkek, Kadın, Tek.
    281. Tütiye –
    282. Uzun dere - (Bak. İnce dere)
    283. Üç ayak - (Bak, Üç ayak barı)
    284. Üç ayak barı - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
    285. Üç Kader aldım Dönberi erkek kadın karma
    286. Vokzalı –
    287. Yallı - Bar, Kadın, Erkek.
    288. Yar için –
    289. Yeni Ters bar - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    290. Yoğurt koydum - Tek - Kadın.
    291. Yüzbir - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
    292. Zencirli Köroğlu –
    293. Zincirli Köroğlu - (Bak. Zencirli Köroğlu)
    294. Zeybek - Erkek, Tek – Toplu


    Not: Bu yazı hazırlanırken TRT kaynaklarına bağlı kalınmıştır.

    ALINTIDIR


    Konu Bilgileri       Kaynak: www.azeribalasi.com

          Konu: Kars ardahan iğdir yöreleri derleme halk oyunlari

          Kategori: Azerbaycan Halk Dansları

          Konuyu Baslatan: Doktor Amca

          Cevaplar: 4

          Görüntüleme: 10209


  2. #2
    TugruL7676 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09.08.08
    Mesajlar
    183
    Konular
    59
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    1 Mesajına 1 Teşekkür Aldı
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    493
    @TugruL7676

    Standart

    Yüreğine sağlık çok bilgilendrici bir çalışma
    Gönül çalamazsan aşkın sazını
    Ne perdeye dokun ne teli incit
    Eğer çekemezsen gülün nazini
    Ne dikene dokun ne gülü incit

    Sevda Sahrasnda Mecnun değilsen
    Ne Leyla'yi çagir ne çölü incit



    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ! ! !


    GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


    BOZKURTLAR DİRİLİYOR

  3. #3
    Azeribalasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.08
    Mesajlar
    9.816
    Konular
    3601
    Beğendikleri
    635
    Beğenileri
    102
    Bahsedildi
    1 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @Azeribalasi

    Harika Oyunlarımızın Anlatım Özellikleri

    Oyunlarımızın Anlatım Özellikleri



    Her yörede olduğu gibi, Kars, Ardahan ve Iğdır yöresi’nin folklorik kültürü de; o toplumu bütün yönleri ile tanımlamakta, Yaşam birikimlerini en özlü bir şekilde gözler önüne sermekte, topluma mensup insanların acılarını, sevinçlerini ve kaygılarını doğru bir biçimde anlamamız açısından bizlere önemli ip uçları vermektedir.
    Bu bakımdan şu nokta büyük bir önem arz etmektedir; Bölgeler ve yöreler kendi benliklerini korumalı, asimile olmamak için kültürünü bulunduğu her noktaya, gittiği her yere taşımalıdır. Bu yapılmalıdır çünkü bireyin sahip olduğu bu kültür, onu en iyi tanımlayan, anlatan, atasını dahi içine alan geniş bir seceredir. Kısacası kişinin “Toplumsal Hüviyeti”dir.
    Toplumsal Hüviyetin önemi ise, kişinin bulunduğu toplumla değer kazanmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü toplumlar hüviyetini kaybedenlerse sürekli kuşkular içinde kalır. Bunun sebebi ise bireyin kendini tanımlayamaması olarak göstermek mümkündür. Bizlerde kendimizi tanımlamak ve değerimizi yitirmemek için kültürümüze sahip çıkmalım...
    Yusuf Kızılgül

    Mahalli oyunlar sosyal yapıyı bütün ayrıntılarıyla ortaya koyabilen folklor unsurlarından biri veya birincisidir. Hatta, halk bilimi üzerine geniş araştırmaları bulunan Pertev Naili Broatav, Mehmet Halit Bayrı, Ziyaddin Fahri Fındıkoğlu gibi tanınmış halk bilimcileri; oyunların insanların karakterleriyle yakın ilgisi bulunduğuna dikkat çeker. Gerçekten Karadenizlinin hareketli oyunları, Ege ve İç Anadolu'nun ölçülü adımları, bu bölgelerde yaşayanların en azından hareket ölçüleri oluvermektedir.
    Bu özellik, şüphesiz Kars yöresi oyunlarında da kendisini gösteriyor. Yalnız dikkat edilirse diğerleri bölgeler halinde sıralandığı halde, Kars yöresi tek başına incelenmektedir. Kars - Ardahan yöresi; Erzurum, Ağrı, Artvin gibi komşu illerden ayrı bir folklor çevresi olarak görünür.
    Kars'ta oyunların çoğu kızlı erkekli beraber oynanır. Kıskanç, Enzeli, Terekeme, Askeran, Ceylan, tek oyunlardır. Ağır bar, Iğdır barı, Ani Papurisi, Sarı Seyran vs. gibi.
    Barlar (Yallılar) Erkek ve kızların beraber oynadıkları oyunlardandır. Ancak, sadece erkeklerin oynadıkları Şekeroğlan, Şamil, Beşaçılan gibi oyunlarda vardır.
    Bunun yanında Erzurum, Ağrı, Artvin dolaylarında oynanan oyunlarda bu şekilde kız ve erkeklerin beraber oynadıkları oyunlardır. Hatta Erzurum dolaylarından geldiği söylenilen Köroğlu ve Ağrı’dan giren Koçeri gibi oyunlarda kız yoktur.
    Bütün bunların yanında sadece kızlara ait oyunlarda vardır ki bunlardan, nanayla oynananların ayak figürleri oldukça basittir.
    Kars Ardahan ve Iğdır yöresinin sosyal yapısıyla oyunları arasında büyük bir ilişki vardır. Düğünlerde çoğu kez kardeş ve akraba olan kız ve erkekler el ele tutarak beraber oyun oynarlar. Buradan da yöremizde ki köy düğünlerinde, kadın ve erkeklerin aynı düğün odasında oldukları sonucu çıkmaktadır. Yalnız bazı yerlerde *gelin atdanana kadar kızlar kız sağdıç (Nedime) evinde, oğlanlarda oğlan sağdıç evinde toplanırlar. Son gece kız ve erkekler sağdıçlarının evinde toplanırlar. Bu gelenek köyden kente de aynı şekilde yansımaktadır.


    Yöre oyunlarımızın diğer bir anlatım özelliği daha vardır ki, bazı sosyal konular dramatize edilir gibidir. Kars oyunlarındaki dramatize gücünün tümü hakkında birkaç oyun bize bilgi verebilir.

    Kemal Paşa: Halk arasında bu oyuna "Hoş Gelişler" de denir. Büyük kurtarıcı M. Kemal Atatürk'ün 6 Ekim 1924’te Kars Ziyaretlerinde yazılmış ve oynanmış bir oyundur;
    Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa
    Askerin, milletin bayrağınla çok yaşa
    Arş arş ileri... ileri... marş ileri
    Dönmez geri Türk'ün askeri.


    Dörtlükle başlayan bir oyun tarzı vardır. Bu oyunda erkekler birkaç adım geride kalır. Kızlar oyuna başlarlar. Güfte oyuncular tarafından söylenir. En sonunda da;

    "Alda bayrağı düşman üstüne" Sözüyle bayarak çıkarılır ve alkışlanır.
    Şeyh Şamil: Kafkasya'nın eşsiz kahramanı Şeyh (İmam) Şamil adına, Hacı Üzeyir Beyli ve kardeşi tarafından düzenlenmiş bir oyundur. Bir çok Kafkas ve Anadolu oyunlarının figürleri alınarak meydana getirilmiştir. Esası teşkil eden kırkbayır oyunudur.
    Bu hikayeye göre Şeyh Şamil ve arkadaşları, Rus kuvvetleri tarafından yakalanmışlardır. Bir gemide götürülmekte iken, askerler alkolün tesiriyle eğlenmeye başlarlar. Şamil'in arkadaşları oynatıldıktan sonra kendisinin de oynaması istenir. Şamil ise bıçaksız oyun oynamayacağını söyler. Şeyh Şamil oyun sırasında bıçaklarla figürler yapar ve bıçakları arkadaşlarına atarak gemiden kurtulurlar.
    Bugün yöremizin çok sevilen ve oynanan oyunlarından biri olan Şeyh Şamil neredeyse Kars ve Ardahan’ı folklorik olarak simgeler gibidir.
    Kıskanç: Bir erkek ve iki kız tarafından oynanmaktadır. Öncelikle beraber ve hareketli bir müzikle, iki kız ve bir oyuncu erkek alana çıkar. Sonra kızların her biri bir köşeye ayrılarak başları önlerinde eğik bir şekilde hafifçe salınarak erkeğin kendisine gelerek kur yapmasını bekler. Erkek; kızlardan birini tavlamak için kızlara sürekli olarak çeşitli hediyeler götüren köy delikanlısını canlandırır. Kızlara götürdüğü ve her beğenilmeyen hediyeden sonra erkek, bir halka şeklinde toplanarak arkadaşları ile çareler arar ve belirlenen hediyeyi sırayla kızlara götürerek vermeye çalışır. Erkek ilk önce kızların önüne geçerek saçlarını tarar. Kızlar bakmaz. Sonra yazma veya yemeni gibi hediyeler götürür, kızlar yine bakmaz. En sonunda ise, niyetinin ciddi olduğunu anlatmak için yüzük götüremeye karar veren oyuncu, kızların yanına gider ve yüzüğü gösterir. Yüzüğü görerek başını kaldıran kız, bu hareketi ile erkeğin teklifini kabul ettiğini imâ eder. Her iki kızda bu teklifi kabül ettiği için, erkek sonunda iki kızı da koluna takarak oyun alanını ter keder.
    Han Kızları: Kızlı erkekli bar şeklinde oynanır. Gençler bulak (Çeşme) başı sohbetlerini anlatır; Kızlar oğlanların birkaç adım ilerisinde mendil bırakır, mendil alırlar. Bu oyunlardan başka Enzeli’de; bir kızla bir erkeğin yakınlığı, Uzundere’de; bir suyun akışı ve Beşaçılan’da; bir silahın maharetleri anlatılır.
    Nanaylı Yallılar (Halaylar):
    Nanay nanaydan gelir,
    Selvim saraydan gelir,
    Andır galsın nanayı,
    Hamsı da yardan gelir.

    Nanaylar çoğu zaman kızlar ve erkeklerin beraber yallı (halay) tutukları zaman söylenirse de, nanay denince akla ilk gelen kızlar ve gelinlerdir. Yallıya çıkıldığı zaman el ele tutulur. Bir yallıda altıdan yirmiye kadar kız ve erkek bulunabilir. Hatta bazen o kadar olur ki ortada birkaç daire meydana gelir. Dizilişe göre şu gruplar meydana gelir;



    1- Sadece kızlardan ve genç gelinlerden
    2- Sadece erkeklerden
    3- Bir tarafta kızlar, bir tarafta erkekler (aynı yallıda fakat bir kümeleşme halinde, ya baş tarafta kızlar aşağı (ayak) tarafta erkekler ya da bunun tam tersi) olur
    4- Karışık tutulan yallılar; Çoğu zaman akraba kız ve erkekler el ele olurlar.

    Yallılar çoğu zaman basit figürlüdürler. Fakat bunun yanında karışık figürlü yallılar da vardır. Bunun için yallılar (Halaylar)
    1-Yelli (hızlı)
    2-Geçişli
    3-Ağır yallılar olamak üzere (Figür bakımından) üç gruba ayrılır.


    a) Yelli (Hızlı) Yayllılar : Yelli yallılarda nanay sözleri kesik ve nakaratlar kısadır. Tabii olarak hareketli bir müziği vardır. Bu cins yallılar ya sadece genç kızlar yada sadece erkekler tarafından oynanır. Bu cins yallılarda nefesin kesilmesini önlemek için nanayla beraber çalgıda çalınır. Bir hane (Kıta) söylenip dönderildikten (ikinci ve üçüncü gruplar tarafından tekrarlandıktan) sonra aynı müzik, çalgıda bir hane (Kıta) mahnı (Mani) değerinde, ölçüsünde veya çalgı ara nakaratlarını çalar. Şeker oğlan bu tür bir nanaylı yallıdır.
    b) Geçişli yallılar : Önce ağır başlar, birkaç kıta söylendikten sonra müzik ve figürler hareketlenir. Bu sırada yallıda ki yaşlıca gelinler halayı bırakırlar. Bu tür yallıların en belirgini "Sarıseyran"dır. "Kürdün kızı" da bu şekilde oynanır. Fakat bu oyun çoğu kez eşlerin oynadığı tek oyunlar sınıfında da düşünülmektedir.
    c) Ağır Yallılar: Oldukça uzun olur ve birkaç halka meydana gelir. Ağır yallılar oldukça basit figürlüdür. Hatta bir ağır yallı bilen diğer ağıl yallıları kolayca oynayabilir. Yöremizde çok sevilen nanaylar ve yallılar üzerine bir çok anonim değişler vardır. Bu değişlerde nanaylar da uzun uzun söylenir:
    Nanay nanaydan gelir,
    selvim saraydan gelir,
    andır galsın nanayı,
    hamsı (Hepsi) da yardan gelir"

    Dörtlüğünde şu şekli alır:
    "Nanay nanaydan gelir,
    nanay ay nanay, nanay ay nanay
    andır galsın nanayı
    nanay ay nanay, nanay ay nanay
    hamsıda (Hepsi) yardan gelir
    nanay ay nanay, nanay ay nanay"

    Şunu da hemen belirtelim ki ayını dörtlük başka bir nanayda da söylenebilir. Nanay üzerine söylenmiş örnekler oldukça fazladır:
    Mahnı demeye geldim,
    Guymah yemeye geldim,
    Meramım guymah değil,
    Yarı görmeye geldim

    Manı de mestim oğlan
    Ufağtan (küçükten) dostum oğlan
    Eşittim evlenmişsen
    Men sennen küstüm oğlan.

    Dönderme: Bir de "Nanayların dönderilmesi" vardır. Yallıya dizilenler çift çift olurlar. Bir çiftin söylediği dörtlük ayın makamla diğer çiftler tarafından tekrar edelir ki buna "Dönderme veya Çöğürme (Çevirme)" denir. Bu eşleşmede çoğu zaman kızlar, erkekler karşılıklı dönderirler. Ayın mani tekrar edildiği gibi, bir dörtlüğe başka bir dörtlükle cevap verilir veya dörtlükte bir kelime değiştirilerek söylenir. Bu çeşit taşlamalara örnek verecek olursak:
    Bacada duran oğlan
    Elinde Kur'an oğlan
    O Kur'an seni vursun
    Sözünnen dönen oğlan

    Gaya başında pat pat
    Kasıfsan öküzünü sat
    Öküzüne gıyamazsan
    Canın çıksın yarsız yat.

    Kız ve erkek çiftler bu cins dörtlüklerden münasiplerini bulur ve söylerler. Bu bazen uzun bir zaman söylenir. Diğer nanaylar da aynı şekilde devam edip gider.
    Dile Gelen Konular: Manilerin birinci ve ikinci dizeleri hazırlayıcı nitelikte olup üçüncü ve dördüncü dizelere bir duygu geçişi halindedir. Sevgi, sevgili, kardeş, çeşme muhabbetleri, at... vs. gibi halkın kendi içinde var olan sosyal konularda maniler kümeleşmiş haldedirler.
    Her yörede olduğu gibi, Kars, Ardahan ve Iğdır yöresi’nin folklorik kültürü de; o toplumu bütün yönleri ile tanımlamakta, İnternet birikimlerini en özlü bir şekilde gözler önüne sermekte, topluma mensup insanların acılarını, sevinçlerini ve kaygılarını doğru bir biçimde anlamamız açısından bizlere önemli ip uçları vermektedir.
    Bu bakımdan şu nokta kesin bir önem taşımaktadır ki; bölgeler ve yöreler kendi benliklerini korumalı, asimle olmamak için kültürünü bulunduğu her noktaya, gittiği her yere taşımalıdır. Bu yapılmalıdır çünkü bireyin sahip olduğu bu kültür, onu en iyi tanımlayan, anlatan, atasını dahi içine alan geniş bir seceredir. Kısacası kişinin “Toplumsal Hüviyeti”dir.
    Toplumsal Hüviyet önemlidir çünkü kişi bulunduğu toplumla değer kazanır. Toplumsal hüviyetini kaybeden insanlar ise sürekli kuşkular içerisindedir. Bunun nedeni ise bireyin kendini tanımlayamamasıdır. Bizlerde kendimizi tanımlamak ve değerimizi yitirmemek için kültürümüze sahip çıkalım.
    Dünyanin En Büyük Azeri Mp3 Arsivi. www.azeribalasi.com

  4. #4
    CiLqiN-GözDé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.01.09
    Yaş
    28
    Mesajlar
    2.529
    Konular
    490
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    1 Mesajına 1 Teşekkür Aldı
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    100
    @CiLqiN-GözDé

    Standart

    bilgilendirmeler içiN Cok tesekkurler..!
    .






    .




    .






    DoqRuLuquna inanabiLécéqin Ték RoMan,
    Kéndi HayaTınDıR...

  5. #5
    zemberek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18.08.09
    Mesajlar
    68
    Konular
    11
    Beğendikleri
    0
    Beğenileri
    0
    Bahsedildi
    0 Mesaj
    Etiketlenmiş
    0 Konu
    Tecrübe Puanı
    408
    @zemberek

    Standart

    cok güzel olmuş kardeşim .. ellerine saglık bunların arsivlenmesi lazım 1 , ayrıca bunları yore yore tanıtmak lazım .. turk devletlerinin kultur bakanlıklarının çalışması gerek..
    Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem | Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
    Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam | Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam
    Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım | Boğamazsın ki! hiç olmazsa yanımdan kovarım.
    .
    .

    Yumuşak başlı isem kim dedi ki uysal koyunum ?--Kesilir, fakat çekmeye gelmez boynum..
    Bileceksen Yunus gibi,Seveceksen Mecnun gibi,Öleceksen şehit gibi,
    DEĞER VERDİM YETERİ KADAR,ŞİMDİ HERKES EDERİ KADAR !!!...

Giriş

Facebook Baglan Giriş