PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ben Özelim Diyebilmek..



-
10.09.09, 11:11
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir]

Kendimi ne zaman ise yaramaz ve aciz hissetsem, ayni hisleri hissettigim bir anda, eski bir dostun uzun zaman önce söyledikleri gelir aklima. Yüzümü kocaman bir gülümseme sarar. Bana "Kendini her aciz ve ise yaramaz hissetiginde parmaginin ucuna bak," demisti. O sira o kadar üzgün ve duygularimin içinde o denli kaybolmustum ki kendi sesimi bile taniyamaz bir halde çok kisik bir ses tonu ile "Neden," demistim.

"Çünkü o parmak izlerinden bu yeryüzünde baska hiç kimsede yok," demis ve eklemisti,
"Sen özelsin. inanmazsan parmaklarinin ucuna bak."
Birden sanki dirilmistim. Evet, ben özeldim.
Herkes aslinda özeldir.
Ama beni o günden sonra digerlerinden ayiran tek ayirt edici özelligim -kendimin özel oldugumun- farkinda olmamdi.
Hala karamsarliga düstügümde, bazen umutsuzluklarla bogustugumda o dostumu hatirlar ve parmagimin ucuna, yüzümde büyük bir gülümseme ile bakar ve kendi kendime "Sen özelsin. Bunlarin hepsini atlatirsin," derim.



Yine ayni dostum bir karar asamasinda oldugum bir gün bana
"Önce ne istedigini iyi belirle," demisti ve eklemisti,
"Sonra o istedigine ulasmak için ne gerekiyorsa yap!"
Sonra da elini tam üç kez gözlerimin önünde çirpmis ve bana "Ne oldu simdi," diye sormustu. Ben de anlamsiz bakislar ile yanit vermistim.
"Ne oldu?"
"Üç saniye hayatindan uçtu gitti ve hiç birsey o üç saniyeyi geri getiremez, demisti... Ve eklemisti
"Hayati istediklerine ulasmak için harca, bir gün arkana dönüp baktiginda uçup giden o saniyelerin bombos bir ömür haline geldigini görmek istemiyorsan tabii!"



Farkindasiniz degil mi? Hayatlarimiz saniye, dakika, saat dilimlerine bölünmüs, akip gidiyor. Ve biz akan bir saliseyi bile geri dönüp tekrar yasayamiyoruz. Onlari geri getiremiyoruz. Aynaya baktigimizda her gün yeni bir beyaz saç telini ve yüzümüzde acimasizca akip giden dakikalarin
izini, birer kirisiklik olarak seyrediyoruz.

Peki biz hayattan ne bekliyoruz?
Beklentilerimiz için varimiz yogumuz ile için savasiyor muyuz, zaman denen acimasiz düsmanla?

Oysa parmaklarinizin ucuna bakin bir kez. Sonra da parmaklarinizi üç kez siklatin. Orada gördügünüz parmak izleri sizden baska kimsede yok ve parmaklarinizin ucundan çikan o ses hayatinizin bombos geçmis üç saniyesi oldu, geçti gitti iste...



Siz özelsiniz, siz yeryüzünde teksiniz...
O zaman hayattan beklediklerimiz de bize layik olmali, özel olmali, ulasilmasi için savasa deger olmali. Zaman denen canavar galip gelmeden, biz hayattan beklentilerimize ulasmaliyiz ki geçip giden zamana ragmen, geriye dönüp baktigimizda kucak dolusu mutluluk ve beklentilere ulasmanin hazzi ile zaman zaman yüzümüzde kocaman bir gülümse ile nanik yapabilelim...



Ellerinizi üç kez çirpin, hayattan üç saniyeniz silinip gitti iste...
Bugün özel bir insan olan kendiniz için ne yaptiniz ?
Beklentileriz için bir ugras, savas verdiniz mi ?
Yoksa zamanin sizi yenmesine seyirci mi kaldiniz ?
Mesela özel eski bir dostu aradiniz mi bugün ?

Bu kisa ama çok anlamli hayat derslerini veren dostumu kaç zamandir aramadigimi düsündüm tüm bunlari yazarken... Yerimden kalktim, Internet'ten çiktim ve telefon ile o dostumu aradim. Çok mutlu oldu...
"Ne zamandir sesini duymamistim, hangi dagda kurt öldü?" dedi.
Ben de "Özel birini aramak istedim, aklima sen geldin," dedim ve sonra ekledim:
"Ve ellerimi üç kez çirptim, geçen zamani geri getiremedigimi görünce belki de seni arayacak baska bir üç saniyem olmayacak, su anda aramazsam deyip, yazdigim yaziyi yarida birakip seni aradim," dedim. Çok mutlu oldu. Bir dostun mutlulugu ile ben de mutlu oldum. Dostumla telefon konusmami bitirip klavyenin önüne oturdugumda yüzümde kocaman bir gülümseme vardi. Özel birini arayip, dakikalari geri getiremeyecegim bir hayat içinde istedigim bir seyi yapmanin huzuru ile yani mutlu bir yürekle tekrar yazmaya basladim. Ve zaman denen sinsi düsmana bir nanik yaptim. Acimasizca akip gidiyorsun, ama ben seni hissediyorum ve istedigim hiç birseyi ertelemiyorum ve istediklerimi
elde etmek için hayatla savasiyorum der gibi mutlu idim.
Siz hala ne duruyorsunuz?
Kosun telefona, bir dostunuzu arayin.
Birine e-mail atin.
Onu sevdiginizi hissettirin.
Onun mutlulugu ile mutlu olun.
Ellerinizi üç kez çirpin ve düsünün hayatinizdan üç saniye bos bir sayfa gibi koptu gitti iste.
Oysa siz özelsiniz ve size layik bir hayati hak ediyorsunuz.
Size layik mutluluklari hak ettiginiz gibi.
Bana inanmazsaniz parmaklarinizin ucuna bakin
//Alinti

Emine
10.09.09, 11:40
gercekten her insan her varlik ozeldir yaratilan hersey ozeldir bir anlami vardir
umutsuzluk seytan isidir buyukler boyle derdi umudunu kaybeden benim kulum degildir diye buyurmusdur yuce yaradanim ellerine saglik leyla boylesi guzel anlatilamazdi harikasin

Apancene
10.09.09, 12:19
Öyle bi saplantı içerisinde olmadım , özel,tüzel ama çoğu zaman düşünmüşümdürzaman yaşam hayat hızlı akıp gidiyor ,zamanı durduramıyoruz öyle bi gücümüzde yok olamazda ,ama en azından zamana kendmizi uyduralım ve uydrmaliyiz ( bunu derken sorumsuzca yaşamak anlamına çekilmesin başka anlam lar çıkarılmasın yani :P ) emeğine sağlık Hocam.

NAZLICAN
10.09.09, 22:16
Benden (sizden de) bir tane daha yok ki bu dünyada :) Elbette ki özelim ,elbette ki özelsiniz.

Unutma, senden bir tane daha yok bu dünyada!
Gülümsemeyi asla unutma. Gözlerinin içi gülsün
gülerken, bakışların pırıl pırıl olsun ve her zaman
nemli kalsın göz pınarların.

Unutma kendini sevilebilecek bir insan haline getirmeyi
ve ondan sonra da kendini sevip kendine sarılmayı.
Zamana güven ve onun senin en büyük dostlarından
biri olduğuna. Acılarının ve felaketlerinin ancak onun
koynunda uyuyabileceğini unutma.

Unutma. Başına gelenlerin günün birinde kişisel tarihinin
ayrıntılarından biri olmaya mahkum olacağını unutma.
Her çiçek sevgilin olsun, her sevgilin ise bir çiçek. Açık
tut gönlünü tüm güzelliklere.

Yasalar, günahlar, yasaklar sen olduğun için vardır. Ve sen
bir tane olduğun için şu koca dünyada, gir günaha çekinmeden,
çiğne yasayı.

Aydedenin sihrini gönderdiği gecelerde uyuyarak çalma
hayatından saatlerini. Gecenin içinde yolculuğa çıkmayı unutma.
İçinde hiç ölmeyecek bir gençlik virüsü yarat ve kaç yaşında
olursan ol, her zaman yirmibeş yaşında kalman gerektiğini
unutma. Asla taviz verme seni sen yapan yanlarından.
Onurlu bir yasam sürebilmen için, sartlar ne olursa olsun
direnmeyi sakın unutma.

İçindeki seni katletmeye kalkma sakın. Kendine vuracağın
her darbenin seni senden biraz daha uzaklaştıracağını
unutma. Korkma mahallenin delisi olmaktan. Doğrucu Davutlar
ne kadar çoğalırsa mahallende, hayat mutlaka daha iyiye
gidecektir, unutma.

Hatanın affedilmeyecek olanından kaç, ama hata yapmayayım
diye de yakıp geçme yıllarını. Unutma ki, hiç hata yapmayan
bir insan yapabileceklerinin en iyisini yapamamış demektir hayatta.

Korkma insanca korkularından. Ve korkunun kendisinden çok,
onun beklentisinin daha korkutucu olduğunu unutma.

Bir anlamı olsun kendinle yaptığın kavgaların.
Ve hep ileriye taşısın seni kavgada attığın her adım.
Açık bırak pencereni ve sabah güneşinin,
rüzgarı önüne katarak perdelerle yapacağı raksa dönük
olsun bakışların.

Küçücük mutlulukların görkemine inandır kendini
ve gülümse. Umutların bitmesin asla ve umutların bittiği yerin,
hayatın da bittiği yer olacağını asla unutma.
Ve şaire kulak ver:

" Senden bir tane daha yok bu dünyada

-
16.09.09, 17:42
Öyle bi saplantı içerisinde olmadım , özel,tüzel ama çoğu zaman düşünmüşümdürzaman yaşam hayat hızlı akıp gidiyor ,zamanı durduramıyoruz öyle bi gücümüzde yok olamazda ,ama en azından zamana kendmizi uyduralım ve uydrmaliyiz ( bunu derken sorumsuzca yaşamak anlamına çekilmesin başka anlam lar çıkarılmasın yani :P ) emeğine sağlık Hocam.

Hicte mütevazilik yapamiyacagim cunki ben özelim:P saka bir yana zaten yazinin icerigi apayri (bir nevi motve)birde söyle düsünürsek parmak izlerimiz dünyada yaratilmislarin icinde kimsenin izi kimseye benzemiyor iste bir özelligimiz daha birde kalitesi hal hareketleri tavirlari oturup kalkamasiyla yasayisiyla özel olanlarda vardir:) yorumuna saglik Hocam